Ana SayfaMealler › Ziyaeddin El-Kudsi
ZE

Ziyaeddin El-Kudsi

Bu mealle oku
Ziyaeddin El-Kudsi meali ile okumaya başla
Necm 1 / 62
1
Battığı zaman yıldıza yemin olsun!
Z. El-Kudsi 53:1
2
Ey Mekkeliler! Arkadaşınız (Allah’ın rasulü Muhammed) asla hidayet yolundan sapmadı ve bâtıla da dalmadı (muhakkak ki o, doğru yoldadır).
Z. El-Kudsi 53:2
3
Ve o (Muhammed), heva ve hevesine göre konuşmaz.
Z. El-Kudsi 53:3
4
Onun konuştuğu Kur’ân ve ona gökten gelen her şey ancak Allah’tan bir vahiydir (o kendi heva ve hevesine göre uydurmaz).
Z. El-Kudsi 53:4
5
Ona vahyi, çok kuvvetli olan (Cibril) öğretmiştir.
Z. El-Kudsi 53:5
6
O (Cibril), üstün ve güzel yaratılışlıdır ve gerçek yaratılışıyla en yüksek ufukta ona (Muhammed’e) göründü.
Z. El-Kudsi 53:6
7
Z. El-Kudsi 53:7
8
Sonra (Cibril) kulumuza (Muhammed’e) yaklaştı, daha da yaklaştı. Onun yakınlığı iki yay (iki kol) mesafesi kadar ya da daha yakın oldu.
Z. El-Kudsi 53:8
9
Z. El-Kudsi 53:9
10
Ve Cibril Allah’ın kuluna (Muhammed’e), Allah’ın kendisine vahyettiği şeyi bildirdi.
Z. El-Kudsi 53:10
11
Kulumuzun (Muhammed’in) kalbi, (İsrâ ve Mirac’da) gözüyle gördüklerini yalanlamadı.
Z. El-Kudsi 53:11
12
Ey müşrikler! Kulumuz Muhammed ile (İsrâ ve Mirac’da) gözüyle gördüğü şeyler hakkında mı cedelleşiyorsunuz?!
Z. El-Kudsi 53:12
13
Muhakkak ki kulumuz Muhammed, Cibril’i (gerçek suretinde) ikinci kez (İsrâ ve Mirac gecesinde) gördü.
Z. El-Kudsi 53:13
14
O, Cibril’i Sidrati’l Munteha’nın (yedinci gökteki muazzam ağacın) yanında gördü.
Z. El-Kudsi 53:14
15
O ağacın yanında, içinde ebedî kalınacak cennet vardır.
Z. El-Kudsi 53:15
16
Muhammed, Cibril’i Sidrati’l Munteha’nın yanında gördüğü zaman Sidra, mahiyetini sadece Allah’ın bildiği muazzam şeylerle örtülmüştü.
Z. El-Kudsi 53:16
17
Onun (Muhammed’in) gözleri ne sağa ne sola kaydı ne de tayin edilen sınırı geçti.
Z. El-Kudsi 53:17
18
Muhakkak ki Muhammed, (İsrâ ve Mirac gecesinde) Rabbinin (birliğine ve muazzam kudretine delalet eden) büyük delillerinden bazılarını gördü.
Z. El-Kudsi 53:18
19
Ey müşrikler! Allah’tan başka ibadet ettiğiniz ve Lât ile Uzzâ adını verdiğiniz putlarınızı ve onlardan başka bir de şu üçüncü putunuz olan Menât’ı gördünüz mü?! (Herhangi bir şey yapmaya güçleri yetiyor mu?! Âciz ve gerçek ilahın sıfatlarına sahip olmaktan uzak oldukları hâlde nasıl da akılsızca Allah ile birlikte onlara ibadet ediyorsunuz.)
Z. El-Kudsi 53:19
20
Z. El-Kudsi 53:20
21
Ey müşrikler! Erkekler sizin de kızlar (sevmediğiniz hâlde) Allah’ın mı (bu, nasıl bir paylaştırma)?!
Z. El-Kudsi 53:21
22
Heva ve hevesinize dayanarak yaptığınız bu paylaştırma, mantığa dayanmayan adaletsiz bir paylaştırmadır.
Z. El-Kudsi 53:22
23
İbadet ettiğiniz bu putlar, sizin ve atalarınızın uydurduğu isimlerden başka bir şey değildir (hiçbir ilahlık vasıfları yoktur). Allah, onlar hakkında (ilah olduklarına ve onlara ibadet edilmesi gerektiğine dair) hiçbir delil indirmemiştir. Doğrusu müşrikler, zanna ve şeytanın nefislerine süslü gösterdiği hevalarına uymaktadır. Hâlbuki onlara, Rableri tarafından doğru yolu gösteren bir rehber gelmişti (fakat onu yalanladılar).
Z. El-Kudsi 53:23
24
Yoksa insan, kendisi hakkında temenni ettiği her şeyin gerçekleşeceğini mi zannediyor (putların ahiret gününde kendisine şefaatçi olacağını temenni ettiği gibi)?!
Z. El-Kudsi 53:24
25
Hayır! İnsan temenni ettiği her şeyi elde edemez. Çünkü ahiret de dünya da sadece Allah’ındır (ahiret ve dünya nimetlerini dilediğine verir, dilediğine vermez ve O dilemedikçe kimse kimseye şefaat edemez).
Z. El-Kudsi 53:25
26
Ve göklerde nice melekler vardır ki şefaat etmek istediklerinde şefaatleri fayda vermez, ancak Allah’ın şefaat izni vermesi ve şefaat edilenden razı olması hariç. (İşte ancak bu kimselere şefaat edilir. Allah; O’ndan başka ibadet edilenlerin, kendilerine ibadet edenlere şefaat etmelerine izin vermez.)
Z. El-Kudsi 53:26
27
Ancak ahirete (dirilişe, hesap, ceza ve mükâfaata) inanmayanlar, (Allah’ın kızları olduğuna inandıkları için) melekleri dişi isimleriyle isimlendirir (Allah, onların söylediklerinden münezzeh ve yücedir).
Z. El-Kudsi 53:27
28
Ve şu bir gerçektir ki o kâfirlerin, meleklere dişi ismi verme konusunda dayanacakları sağlam hiçbir ilimleri yoktur. Onlar sadece zan ve tahminlere tâbi olmaktadırlar. Ancak zan ve tahmin hakkın yerini tutamaz ki hakkın hükmünü alsın.
Z. El-Kudsi 53:28
29
Ey rasulüm! (Hak olduğu apaçık delillerle sabit olduğu hâlde) Zikrimiz (Kur’ân) kendilerine geldiğinde onu önemsemeyerek reddedip uzaklaşan ve sadece dünya hayatının metaını isteyen kâfirlerden yüz çevir!
Z. El-Kudsi 53:29
30
İşte ahireti unutup da sadece dünyayı önemsemek, kâfirlerin erişebileceği bilginin üst sınırıdır (çünkü o kadar cahillerdir ki gerçek menfaatlerini bilmezler). Muhakkak ki Rabbin, kimin doğru yolundan (dininden) saptığını, kimin de doğru yolda olduğunu çok iyi bilmektedir (ve ona göre karşılık verecektir).
Z. El-Kudsi 53:30