Ana SayfaMealler › Ziyaeddin El-Kudsi
ZE

Ziyaeddin El-Kudsi

Bu mealle oku
Ziyaeddin El-Kudsi meali ile okumaya başla
Tur 1 / 49
1
Tûr Dağına yemin olsun!
Z. El-Kudsi 52:1
2
Yayılmış ince deri üzerine satır satır düzgün bir şekilde yazılmış kitaba yemin olsun!
Z. El-Kudsi 52:2
3
Z. El-Kudsi 52:3
4
Beyt-i Mamûr’a* da yemin olsun! [ Not: Beyt-i Mamûr; gökte, meleklerin içinde ve etrafında Allahu Teâlâ’ya ibadet ettiği yerdir. ]
Z. El-Kudsi 52:4
5
Yerin üstünde çatı gibi yükselmiş göğe de yemin olsun!
Z. El-Kudsi 52:5
6
(Altında magma bulunan) Suyla dolu denize de yemin olsun!
Z. El-Kudsi 52:6
7
Ey rasulüm! Muhakkak ki Rabbinin azabı (hak kendilerine geldiğinde reddeden) kâfirlerin başına inecektir.
Z. El-Kudsi 52:7
8
Rabbinin azabı başlarına indiğinde hiçbir şey onu defedemez.
Z. El-Kudsi 52:8
9
O gün (kıyamet günü) gök sallanıp çalkalanır.
Z. El-Kudsi 52:9
10
Ve dağlar yerinden hareket edip yürür.
Z. El-Kudsi 52:10
11
İşte o gün, hak kendilerine apaçık geldiği hâlde onu yalanlayanların vay hâline!
Z. El-Kudsi 52:11
12
O kâfirler, (dünyada iken ahireti hiç önemsemeyen) bâtıla dalıp oynayan kimselerdi.
Z. El-Kudsi 52:12
13
O gün onlar, şiddetli bir şekilde cehennem ateşine itilip atılırlar ve (azarlanarak) onlara şöyle denir: “İşte bu, (rasulleriniz uyardığında) yalanladığınız cehennem ateşidir!”
Z. El-Kudsi 52:13
14
Z. El-Kudsi 52:14
15
“İşte size vâdedilen azap! Bu, sihir mi?! Yoksa görmüyor musunuz?!”
Z. El-Kudsi 52:15
16
“Girip tadın bu ateş azabını! Sabretseniz de sabretmeseniz de artık sizin için birdir. Bugün onu ancak dünyada yaptığınız kötü amellere (küfür, şirk ve günahlara) karşılık tadıyorsunuz.”
Z. El-Kudsi 52:16
17
Muhakkak ki muttakiler (Allah’ın emirlerini yerine getirip yasaklarından uzak duranlar) güzel bahçeler ve (bitip eksilmeyen) muazzam nimetler içinde olacaklar, Rablerinin kendilerine verdiği ikramlar içinde rahat ve mutlu bir hayat yaşayacaklar ve Rableri, onları cehennem azabından koruyacaktır.
Z. El-Kudsi 52:17
18
Z. El-Kudsi 52:18
19
Onlara (muttakilere) cennette şöyle denir: “Dünyada yaptıklarınıza karşılık cennet nimetlerinden dilediğiniz kadar afiyetle yiyip için!”
Z. El-Kudsi 52:19
20
Onlar (muttakiler) cennette karşılıklı, sıra sıra dizilmiş döşekler üzerine yaslanırlar ve onları hûruînlerle (güzel gözlü cennet kadınlarıyla) evlendiririz.
Z. El-Kudsi 52:20
21
Gerçek manada (Allah’a, rasulüne ve ona indirilenlere) iman edenlere ve onlar gibi iman eden zürriyetlerine gelince; (babalarının mertebeleriyle aynı olmasa bile babalara bir ikram olarak) cennette zürriyetlerini babalarına kavuşturacağız ve onların (babaların) amellerinin sevabından hiçbir şey eksiltmeyeceğiz. Ey insanlar! Bilin ki herkes kendi yaptıklarına karşılık bir rehindir (hiç kimse başkasının amelini taşıyamaz).
Z. El-Kudsi 52:21
22
Ve cennette onlara nefislerinin arzu ettiği çeşitli meyvelerden ve etlerden diledikleri kadar veririz.
Z. El-Kudsi 52:22
23
Onlar cennette, (dünyadakinden farklı olarak) sarhoşluk vermeyen, dolayısıyla içtiklerinde kötü sözler söylemeye ve günah işlemeye sebep olmayan içki dolu kadehlerden içip birbirlerine ikram ederler.
Z. El-Kudsi 52:23
24
Bu nimetlere ek olarak onlara hizmet etmek için kabuğunda saklı bir inci gibi tertemiz, bembeyaz tenli ve parlak yüzlü ğılmânlar (hizmetçi büyük çocuklar) etraflarında dönüp dolaşırlar.
Z. El-Kudsi 52:24
25
Ve cennetlikler karşılıklı oturup dünyadaki hâlleri hakkında birbirlerine sorarlar.
Z. El-Kudsi 52:25
26
Birbirlerine şöyle cevap verirler: “Muhakkak ki biz, dünyada ailelerimizin arasındayken bile Allah’ın azabından korkuyorduk.”
Z. El-Kudsi 52:26
27
“Biz böyleyken Allah bize ikram edip İslam’a muvaffak kıldı ve bizi kavurucu ateş azabından korudu.”
Z. El-Kudsi 52:27
28
“Muhakkak ki biz dünyada iken sadece O’na ibadet edip ateş azabından koruması için O’na dua ederdik. Şüphesiz O; (ٱلۡـبَـرّ) el-Berr’dir (kullarına karşılıksız nimet veren ve onlara verdiği sözü yerine getirendir), (ٱلـرَّحِيـم) er-Raḥîm’dir (ihlasla tevbe eden kullarına merhamet ederek onlara işledikleri günahlardan dolayı azap etmeyendir).”
Z. El-Kudsi 52:28
29
Ey rasulüm! İnsanlara, sana indirdiğimiz vahiy ile öğüt ver! Rabbinin sana verdiği (iman ve akıl) nimetleriyle sen ne bir kâhinsin ne de bir deli.
Z. El-Kudsi 52:29
30
Ey rasulüm! Yoksa (hak kendilerine apaçık geldiği hâlde) seni yalanlayan o kâfirler senin hakkında “O, şairdir; ölümün gelip onu kapmasını bekliyoruz (böylece ondan kurtulmuş olacağız).” mu diyorlar?!
Z. El-Kudsi 52:30