Ana SayfaMealler › Ziyaeddin El-Kudsi
ZE

Ziyaeddin El-Kudsi

Bu mealle oku
Ziyaeddin El-Kudsi meali ile okumaya başla
Zariyat 1 / 60
1
Toprağı tozutup savuran rüzgârlara yemin olsun!
Z. El-Kudsi 51:1
2
Su yüklü yağmur bulutlarına yemin olsun!
Z. El-Kudsi 51:2
3
Suda kolaylıkla süzülüp giden gemilere yemin olsun!
Z. El-Kudsi 51:3
4
Kullara dağıtılması gereken şeyleri Allah’ın emriyle dağıtan meleklere yemin olsun!
Z. El-Kudsi 51:4
5
Ey insanlar! Size vâdedilen şey (diriltilip hesaba çekilmeniz ve amellerinize göre karşılık almanız) doğrudur (haktır), mutlaka gerçekleşecektir.
Z. El-Kudsi 51:5
6
Ve dünyada yaptıklarınızdan dolayı hesaba çekileceğiniz ve karşılığını alacağınız hesap günü mutlaka gelecektir.
Z. El-Kudsi 51:6
7
Yolları (yörüngeleri) olan göğe de yemin olsun!
Z. El-Kudsi 51:7
8
Ey Mekke müşrikleri! Gerçekten de siz, çelişkili sözler söylüyorsunuz (Kur’ân hakkında bazen sihir, bazen de şiir; Muhammed hakkında ise bazen sihirbaz, bazen de şair diyorsunuz).
Z. El-Kudsi 51:8
9
Allah’ın ilminde iman etmeyeceği bilinen ve bundan dolayı hidayete muvaffak kılınmayan kimse ondan (Kur’ân’a ve onu getiren rasule imandan) uzaklaştırılır.
Z. El-Kudsi 51:9
10
İnsanları Allah’ın dininden uzaklaştırmak için (Kur’ân ve Rasul hakkında) yalan söyleyenlerin lanetlenmiş olarak canı çıksın!
Z. El-Kudsi 51:10
11
İnsanları Allah’ın dininden uzaklaştırmak için (Kur’ân ve Rasul hakkında) yalan söyleyen o kimseler, koyu cehalete batmış ve ahiret hayatını önemsemeden ğafil olarak yaşayan kimselerdir.
Z. El-Kudsi 51:11
12
Onlar, (din günü için hiçbir hazırlık yapmayıp onu hafife aldıkları hâlde) “Din (hesap ve ceza) günü ne zaman?” diye sorarlar.
Z. El-Kudsi 51:12
13
Hafife alıp yalanladıkları o din günü, ateş azabına uğratılıp yanacakları gündür.
Z. El-Kudsi 51:13
14
Kur’ân’ı, Rasul’ü ve ahireti bile bile yalanlayanlara ahiret gününde şöyle denir: “Azabınızı tadın bakalım! İşte bu, size hatırlatıldığında alay edip gelmesini çabuk istediğiniz gündür!”
Z. El-Kudsi 51:14
15
Muttakilere (Allah’ın emirlerine itaat edip yasaklarından uzak duranlara) gelince; muhakkak ki onlar ahirette, güzel bahçeler içinde ve pınar başlarında, Rablerinin cömertçe verdiği mükâfaatları alacaklardır. Çünkü bundan önce dünyada muhsinlerden (tevhide sarılıp hiç şirk koşmayan ve salih ameller işleyip her hâlükârda Rablerine itaat edenlerden) idiler.
Z. El-Kudsi 51:15
16
Z. El-Kudsi 51:16
17
Onlar (muttakiler), geceleyin (ibadetle meşgul oldukları için) az uyurlardı.
Z. El-Kudsi 51:17
18
Ve seher vakitlerinde Allah’tan mağfiret dilerlerdi.
Z. El-Kudsi 51:18
19
Ve onlar, muhtaç olup ihtiyacını söyleyenler ve muhtaç olduğu hâlde hayâsından dolayı ihtiyacını gizleyenler için mallarında bir hak olduğuna inanıp bu kimselere harcarlardı.
Z. El-Kudsi 51:19
20
Ve yer ile içinde bulunan (dağlar, denizler, bitkiler, canlılar, cansızlar ve) her şeyde Allah’ın kâinatın tek yaratıcısı ve sahibi olduğuna yakinen iman edenler için (O’nun varlığına, birliğine, muazzam kudretine ve mükemmel hikmetine delalet eden) nice deliller vardır.
Z. El-Kudsi 51:20
21
Ey insanlar! Kendinizde de (Allah’ın varlığına, birliğine, muazzam kudretine ve mükemmel hikmetine delalet eden) birçok delil vardır. Bunları görüp de ibret almıyor musunuz (her türlü şirki terk edip neden yalnız Allah’a ibadet etmiyorsunuz)?!
Z. El-Kudsi 51:21
22
Ve ey insanlar! Biliniz ki sizin rızkınız ve size vâdedilen şeyler (hakkınızda takdir edilen hayır ve şer) göktedir (hepsi orada bulunan bir kitapta yazılı ve kayıtlıdır).
Z. El-Kudsi 51:22
23
Göğün ve yerin Rabbine yemin olsun ki öldükten sonra diriltilip hesaba çekilmeniz haktır, hiç şüpheniz olmasın. Bu, tıpkı konuşmanız gibi kesindir.
Z. El-Kudsi 51:23
24
Ey rasulüm! İbrahim’in ağırladığı (meleklerden olan) misafirlerinin haberi sana geldi mi?!
Z. El-Kudsi 51:24
25
Onlar, İbrahim’in yanına girdiklerinde “Sana selam olsun!” dediler. İbrahim de onlara “Size de selam olsun!” diyerek karşılık verdi fakat içinden, “Bunlar, tanımadığım kimselerdir.” dedi.
Z. El-Kudsi 51:25
26
İbrahim, gizlice hanımının yanına gitti ve misafirlerine ikram için bütün hâlde semiz bir buzağı pişirip getirdi.
Z. El-Kudsi 51:26
27
Ve İbrahim pişmiş buzağıyı misafirlerinin önüne koyup yumuşak bir üslupla “Buyurun, yiyin!” dedi.
Z. El-Kudsi 51:27
28
İbrahim (misafirlerinin yemek yemediğini görünce) içinde onlara karşı bir korku hissetti. Melekler (korktuğunu fark edince sakinleştirmek için) ona şöyle dediler: “Bizden korkma! (Biz, Allah’ın sana gönderdiği elçileriz.)” Sonra onu, çok bilgili bir oğul (İshak) ile müjdelediler.
Z. El-Kudsi 51:28
29
İbrahim’in hanımı çocuğu olacağının müjdesini duyunca sevinçten çığlık atıp yüzüne vurdu ve hayret içinde şöyle dedi: “Çok yaşlanmış ve aslen kısır olan bir kadın hiç çocuk doğurur mu?!”
Z. El-Kudsi 51:29
30
Melekler, İbrahim’in hanımına şöyle cevap verdiler: “Sana verdiğimiz bu haber, Rabbinin söylediği şeydir. Muhakkak ki O; (ٱلۡـحَـكِيـم) el-Ḥakîm’dir (verdiği her hükümde hikmet sahibi olan, hikmetiyle her şeyi yerli yerine koyan, sadece hakkı söyleyen, her fiili doğru ve mükemmel olan, emirlerine bile bile karşı gelenleri hikmeti gereği cezalandırandır), (ٱلۡـعَـلِيـم) el-ʿAlîm’dir (gizli olsun açık olsun, büyük olsun küçük olsun her şeyi en ince ayrıntısıyla bilendir).”
Z. El-Kudsi 51:30