Ana SayfaMealler › Ziyaeddin El-Kudsi
ZE

Ziyaeddin El-Kudsi

Bu mealle oku
Ziyaeddin El-Kudsi meali ile okumaya başla
Nur 1 / 64
1
Bu sureyi biz indirdik, onun hükümleriyle amel etmeyi farz kıldık ve içinde apaçık ayetler de indirdik. Olur ki içinde geçen hükümleri hatırlayıp onlarla amel edersiniz.
Z. El-Kudsi 24:1
2
Zina eden (bekâr) kadın ve zina eden (bekâr) erkekten her birine yüzer celde vurun! Eğer Allah’a ve ahiret gününe iman etmişseniz Allah’ın dinini uygulama konusunda o ikisine acımayın! (Had caydırıcı olsun diye) Mu’minlerden bir topluluk da onların cezasına şahid olsun.
Z. El-Kudsi 24:2
3
Zinakâr erkek, ancak zinakâr (Müslüman) bir kadınla veya müşrik bir kadınla zina yapar. Zinakâr kadınla da ancak zinakâr (Müslüman) bir erkek veya müşrik bir erkek zina yapar. Bu (ameli yapmak), mu’minlere haram kılınmıştır.
Z. El-Kudsi 24:3
4
Muhsan (iffetli her kadın ile hür Müslüman) kadınlara zina ithamında bulunup da sonra (buna adaletli) dört şahid getirmeyenlere seksener celde vurun ve artık onların şahidliğini ebediyen kabul etmeyin! İşte onlar, günahta ileri gitmiş olanlardır.
Z. El-Kudsi 24:4
5
Ancak kötü amellerinin ardından tevbe edenler ve bozduklarını düzeltenler hariç; muhakkak ki Allah böyle kulları için (غَـفُور) Ğafûr’dur (günahından pişman olup halisane bir şekilde tevbe ederek Allah’a itaate dönen ve tekrar aynı günaha dönmekten kaçınan kullarını affedendir), (رَحِيـم) Raḥîm’dir (ihlasla tevbe eden kullarına merhamet ederek onlara işlediği günahlardan dolayı azap etmeyendir).
Z. El-Kudsi 24:5
6
Ve hanımlarına zina ithamında bulunup da kendilerinden başka şahidleri olmayan erkeklere gelince; bu durumda her biri zina isnadında doğru söylediğine dair Allah’a dört defa yemin ederek şahidlik yapar. Sonra eğer zina ithamında yalan söyleyenlerden ise Allah’ın lanetinin kendi üzerine olmasını dileyip Allah’a yemin ederek beşinci şehadetini yapar.
Z. El-Kudsi 24:6
7
Z. El-Kudsi 24:7
8
(Kocanın bu şekilde şehadetinden sonra kadın, zina cezasını hak etmiş olur.) Fakat bunun akabinde zina ile itham edilen kadın, kocasının (kendisine yaptığı zina ithamında) yalancılardan olduğuna dair dört defa Allah’a yemin ederek şehadette bulunur ve beşinci şehadetinde Allah’a yemin edip eğer kocası zina isnadında doğru söyleyenlerden ise Allah’ın ğadabının kendi üzerine olmasını dileyerek cezayı kendisinden kaldırır.
Z. El-Kudsi 24:8
9
Z. El-Kudsi 24:9
10
Ey insanlar! Eğer Allah’ın size ikramı ve rahmeti olmasaydı işlediğiniz günahlardan dolayı azabı hemen başınıza indirir ve sizi rezil ederdi. Fakat Allah (تَـوَّاب) Tevvâb’dır (gerçek manada tevbe edenlerin tevbesini kabul edendir), (حَـكِيـم) Ḥakîm’dir (hikmetiyle her şeyi yerli yerine koyan, sadece hakkı söyleyen, her fiili doğru ve mükemmel olan, emirlerine bile bile karşı gelenleri hikmeti gereği cezalandırandır).
Z. El-Kudsi 24:10
11
Ey iman edenler! Muhakkak ki (mu’minlerin annesi Aişe hakkında) zina iftirasında bulunanlar, içinizden bir gruptur. Bu hadisenin, sizin için şer olduğunu zannetmeyin; bilakis o, sizin için hayırdır (mu’minler ile münafıklar ayırt edilmiş, Allah’ın razı olduğu şekilde hareket edenler ile şeriate göre hareket etmeyenler belli olmuş ve suçlananların masum olduğu ortaya çıkmıştır). Biliniz ki zina iftirasında bulunanlardan her biri, işlediği suç kadar günah kazanmıştır. Onlardan bu zina iftirasını ilk başlatan kimse için ise çok büyük bir azap vardır.
Z. El-Kudsi 24:11
12
Bu iftirayı işittiğinizde erkek ve kadın mu’minlerin, kardeşleri hakkında, kendi nefislerinde hüsnüzan yaparak “Bu apaçık bir iftiradır.” demeleri gerekmez miydi?!
Z. El-Kudsi 24:12
13
İçinizden (mu’minlerin annesi Aişe’ye) zina isnadında bulunanların, iddialarını ispat etmek için dört şahid getirmeleri gerekmez miydi?! Eğer dört şahid getiremiyorlarsa (ki asla getiremezler) o zaman onlar, Allah’ın hükmünde yalancı kimselerdir.
Z. El-Kudsi 24:13
14
Ve ey (mu’minlerin annesi Aişe’ye) zina iftirası atanlar! Bilin ki (hemen azap etmemek ve tevbelerinizi kabul etmekle) Allah’ın dünyada ve ahirette size lütfu ve merhameti olmasaydı işlediğiniz bu suçtan dolayı üzerinize büyük azap inerdi.
Z. El-Kudsi 24:14
15
Ey zina iftirasını yayanlar! Siz bu iftirayı dilden dile birbirinize aktarıyor, hakkında kesin bilgi sahibi olmadığınız bir şeyi ağzınızda geveleyip duruyor ve bu yaptığınızın basit (vebali olmayan) bir şey olduğunu zannediyorsunuz. Hâlbuki Allah katında bunun çok büyük vebali vardır (çünkü hem yalan hem de suçsuz kimselere delilsiz ithamdır).
Z. El-Kudsi 24:15
16
Oysa sizin (mu’minlerin annesi Aişe hakkındaki) bu zina ithamını duyduğunuzda, “Bunu konuşup yaymamız bize asla helal olmaz. Ey Rabbimiz! Seni her türlü noksan sıfattan tenzih ederiz (ve öğrettiğin şeriate göre amel ederiz). Bu, çok çirkin ve büyük bir yalandır.” demeniz gerekmez miydi?
Z. El-Kudsi 24:16
17
Ey (mu’minlerin annesi Aişe hakkındaki) zina ithamı olayına karışanlar! Allah sizi (gerçeği bilmeden ve delilsiz olarak) böyle bir amele tekrar dönmemeniz için uyarıp sakındırmaktadır. Eğer gerçek mu’min iseniz (ve gerçekten tevbe etmişseniz) bu uyarıya dikkat eder ve bir daha böyle bir amele hiçbir zaman dönmezsiniz.
Z. El-Kudsi 24:17
18
Ve Allah, (bilmeden hata yapmamanız için hükümlerini ve öğütlerini ihtiva eden) ayetlerini apaçık bir şekilde size beyan etmektedir. Ve biliniz ki Allah, bütün yaptığınız amelleri bilendir (ve ona göre size hesap soracaktır). Çünkü O; (عَـلِيـم) ʿAlîm’dir (her şeyi en ince teferruatıyla bilen ve kendisine hiçbir şey gizli olmayandır), (حَـكِيـم) Ḥakîm’dir (hikmetiyle her şeyi yerli yerine koyan, sadece hakkı söyleyen ve emirlerine karşı gelenleri hikmeti gereği cezalandırandır).
Z. El-Kudsi 24:18
19
Muhakkak ki mu’minler arasında (delilsiz olarak zina ithamı gibi) çirkin şeylerin yayılmasını arzulayanlara hem dünyada hem de ahirette çok acıklı azap olacaktır. Ve biliniz ki Allah, (kimin yalan söylediğini ve böyle çirkin şeyleri mu’minler arasında ne gaye ile yaydığını çok iyi bilir; çünkü O) gizlisiyle açığıyla her şeyi en ince teferruatına kadar bilendir, siz ise böyle değilsiniz (bu sebeple şeriatin bildirdiği şekilde amel etmeniz gerekir).
Z. El-Kudsi 24:19
20
Ve ey insanlar! Eğer Allah’ın size ikramı ve rahmeti olmasaydı işlediğiniz günahlardan dolayı azabı hemen başınıza indirir ve sizi rezil ederdi. Fakat Allah (رَءُوف) Raûf’tur (kullarının iyiliğini gözeten, faydalanacakları nimetler veren ve iyi işlerinde onlara yardım edip kolaylaştırandır), (رَحِيـم) Raḥîm’dir (kullarına kaldıramayacakları şeyleri yüklemeyen, tevbe edenleri önceki kötü amellerinden dolayı sorumlu tutmayan ve ahirette sadece mu’minlere rahmet edendir).
Z. El-Kudsi 24:20
21
Ey iman edenler (Allah’ın birliğine tam manasıyla iman edip şeriatini hayatın bütün alanlarında uygulamaya azmedenler)! Sakın şeytanın adımlarına tâbi olmayın! Ve şeytanın adımlarına tâbi olanlar bilsinler ki şeytan ancak fahşayı (zina gibi kötü ameller yapmayı ve kötü sözler söylemeyi) ve münkeri (şeriatin yasakladığı şeyleri süslü göstererek işlemeyi) emreder. Ey iman edenler! Biliniz ki Allah’ın size fazlı (tevbenizi kabulü) olmasaydı ve rahmet etmeseydi (size rasul ve kitap göndermeseydi) hiçbiriniz günahından temizlenmezdi. Fakat Allah dilediği kimseyi (ihlasla tevbe edenleri) temize çıkarır. Muhakkak ki Allah (سَـمِيـع) Semîʿ’dir (gizli olsun aşikâr olsun her şeyi işitendir), (عَـلِيـم) ʿAlîm’dir (gizli olsun aşikâr olsun yapılan bütün amelleri, söylenen bütün sözleri ve her şeyi bilen; buna göre herkese hesap soracak olandır).
Z. El-Kudsi 24:21
22
Ve içinizden faziletli ve servet sahibi olanlar, Allah yolunda hicret etmiş ihtiyaç sahibi yakın akrabalarına (günah işlediler diye), yardımlarını keseceklerine dair yemin etmesinler. Onları (tevbe ettikleri için) affetsinler ve (yaptıkları günahlara karşı) müsamahalı davranıp önceki yardımlarına devam etsinler. Ey (faziletli ve cömert) kullarım! (Böyle günah işleyip de tevbe etmiş kardeşlerinizi affetmeniz ve müsamahalı davranmanız sebebiyle) Allah’ın da sizi affedip bağışlamasını arzulamaz mısınız? Ve bilin ki Allah (غَـفُور) Ğafûr’dur (günahından pişman olup tevbe eden kullarını affedendir), (رَحِيـم) Raḥîm’dir (kullarına kaldıramayacakları şeyleri yüklemeyen, tevbe edenleri önceki kötü amellerinden dolayı sorumlu tutmayan ve ahirette sadece mu’minlere rahmet edendir).
Z. El-Kudsi 24:22
23
Muhakkak ki muhsan (iffetli) ve ğafil (fahişeliği aklından bile geçirmeyen) mu’min kadınlara zina ithamında bulunanlar, dünyada da ahirette de lanetlenmişlerdir ve onlar için ahirette büyük azap olacaktır.
Z. El-Kudsi 24:23
24
İşte bu büyük azabı, dünyada yaptıklarına dilleri, elleri ve ayaklarının kendi aleyhlerine şahidlik yapacağı gün tadacaklardır.
Z. El-Kudsi 24:24
25
İşte o gün Allah, dünyada yaptıklarının cezasını onlara tam bir şekilde (zulmetmeden) adaletle verecektir. Ve o gün Allah’ın (varlığının, sözünün, vâdinin) açık ve şüphe edilmeyen bir hak olduğunu bileceklerdir.
Z. El-Kudsi 24:25
26
Habis (zinakâr) kadınlar, habis erkeklere; habis (zinakâr) erkekler de habis kadınlara layıktır. Tayyib (iffetli) kadınlar, tayyib erkeklere; tayyib (iffetli) erkekler de tayyib kadınlara layıktır. İşte bu tayyib (her türlü fuhuştan ve ahlaksızlıktan temiz) olanlar, habis (günahkâr ve iftiracı) olanların, haklarında konuştukları (delilsiz ve) kötü sözlerden beridirler. Bilin ki tayyib olan kimseler için bağışlanma ve bolca temiz rızık vardır.
Z. El-Kudsi 24:26
27
Ey iman edenler (Allah’ın birliğine tam manasıyla iman edip şeriatini hayatın bütün alanlarında uygulamaya azmedenler)! Kendi evleriniz dışındaki evlere, içinde oturanlardan izin almadan ve onlara selam vermeden girmeyin! Böyle yapmak, sizin için daha hayırlıdır. İstenir ki emirlerimi hatırlayıp her zaman onlara uyasınız.
Z. El-Kudsi 24:27
28
Eğer girmek istediğiniz evlerin içinde oturan kimse yoksa sahibi izin vermedikçe yine oraya girmeyin ve size, “İçeri girmeyin, dönün!” denirse geri dönün (içinde kimse yok diye girmeye çalışmayın)! Bu, sizin için (Allah katında) daha hayırlı ve daha uygundur. Biliniz ki Allah, gizlisiyle açığıyla yaptığınız her şeyi en ince teferruatına kadar bilendir (ona göre size hesap soracaktır).
Z. El-Kudsi 24:28
29
Belli bir kimseye ait olmayan, genel olarak herkesin menfaati için hazırlanmış evlere, menfaatinizi temin etmek için izin almadan girmenizde bir günah yoktur. Ve bilin ki Allah, açığa vurduklarınız olsun gizledikleriniz olsun, her şeyi bilendir (ve buna göre size hesap soracaktır).
Z. El-Kudsi 24:29
30
Ey rasulüm! Mu’min erkeklere; gözlerini harama (kendilerine haram olan kadınların avret yerlerine ve erkeklerin avret yerlerine) bakmaktan sakınmalarını ve kendi avret yerlerini haramdan (başkalarına göstermekten ve zinadan) korumalarını söyle! Böyle yapmaları, (Allah katında) onlar için daha hayırlıdır. Muhakkak ki Allah onların yaptıkları her şeyden gizlisiyle açığıyla, en ince teferruatına kadar haberdardır (ve ona göre hesap soracaktır).
Z. El-Kudsi 24:30