2
En Lütufkâr, En Merhametli olandan bir vahiy.
3
Ayetleri, Arapça bir Kuran’da, bilen insanlar için bütün detayları sağlayan bir kutsal yazı.
4
Bir müjdeleyici, aynı zamanda bir uyarıcı. Ancak onların çoğu yüz çevirir; onlar işitmezler.
5
Dediler ki “Biz sabit fikirliyiz, kulaklarımız senin mesajına sağırdır ve bizi senden bir engel ayırmaktadır. Ne istersen onu yap, biz de öyle yapacağız.”
6
De ki, “Ben sizin gibi bir insandan fazlası değilim, ki bana sizin tanrınızın tek tanrı olduğu vahyedildi. O’na adanın ve O’nun bağışlamasını dileyin. Puta tapanların vay haline.
7
“Ki onlar zorunlu bağışı (Zekâtı) vermezler ve onlar Ahiret konusunda inkârcıdırlar.”
8
İman edip doğru bir hayat sürenlere gelince, onlar tamamen hak edilmiş bir mükâfat alırlar.
9
De ki, “Yeryüzünü iki günde* yaratanı inkâr ediyor ve O’na denk tutmak için putlar oluşturuyorsunuz, kaldı ki O, kâinatın Rabbidir.”
[41:9] *41:9-10 Yaratılışın “günleri” bir ölçütü temsil eder. Nitekim fiziksel kâinat iki günde yaratılmışken, yeryüzündeki tüm yaratıklar için rızıkların hesaplanması dört gün gerektirdi. Bu, aynı zamanda bize yaşamın sadece bu Dünya gezegeninde olduğunu öğretmektedir.
10
Onun üzerine sabitleyiciler (dağlar) yerleştirdi, onu verimli kıldı ve tüm sakinlerinin ihtiyaçlarını karşılamak için onun rızıklarını dört günde hesapladı.
11
Sonra gökyüzüne döndü, hâlâ gaz olduğu sırada ona ve yerküreye dedi ki “İsteyerek veya istemeyerek varlık haline gelin.” Dediler ki “İsteyerek geliyoruz.”
12
Böylece O,* yedi evreni iki günde tamamladı ve her bir evren için yasalar oluşturdu. Ve biz* en alt evreni lambalarla süsledik ve onun etrafına muhafızlar yerleştirdik. İşte böyledir Kudretli Olan’ın, Her Şeyi Bilen’in tasarımı.
13
Eğer yüz çevirirlerse o zaman de ki, “Ben sizi Âd’ı ve Semûd’u yok eden felakete benzer bir felaket ile uyarıyorum.”
14
Elçileri kendilerine, onlardan önce ve onlardan sonra olduğu gibi “TANRI’dan başkasına tapmayın” diyerek gitmişti. Onlar da dediler ki “Rabbimiz irade etmiş olsaydı melekleri gönderebilirdi. Biz sizin söylediklerinizi inkâr ediyoruz.” * 41:12 Tanrı kâinatı tek başına yarattı (18:51), fakat melekler en alt evrende belirli işleri yürütmeye dâhil oldular. Bizim evrenimiz Tanrı’nın fiziksel varlığını kaldıramaz (7:143). Çoğul kipi, meleklerin evrenimizdeki rolünü bildirmektedir (Ek 10).
15
Âd’a gelince, onlar yeryüzünde büyüklük tasladılar, gerçeğe muhalefet ettiler ve dediler ki “Kim bizden daha güçlüdür?” Onlar, kendilerini yaratan TANRI’nın kendilerinden daha güçlü olduğunu fark etmediler mi? Onlar bizim vahiylerimize karşı nankörlük ettiler.
16
Sonuç olarak, birkaç berbat gün için üzerlerine şiddetli rüzgâr gönderdik. Böylelikle onlara bu hayatta aşağılayıcı bir azap dokundurduk, Ahiret azabı ise daha aşağılayıcıdır; onlar asla kazanamazlar.
17
Semûd’a gelince, onlara rehberlik sağladık, fakat körlüğü rehberliğe tercih ettiler. Sonuç olarak, kazandıklarından ötürü o felaket getiren ve utanç verici azap onları yok etti.
18
Biz daima iman edip doğru bir hayat sürenleri kurtarırız.
19
Gün gelecek, TANRI’nın düşmanları horlanarak cehennem ateşine çağırılacaklar.
20
Oraya vardıklarında, kendi işitmeleri, gözleri ve derileri yapmış oldukları her şeye şahitlik edecek.
21
Derilerine diyecekler ki “Neden bize karşı şahitlik ettiniz?” Onlar yanıt verecekler, “Bizi TANRI konuşturdu; O’dur her şeyi konuşturan. O’dur sizi ilk başta yaratan ve şimdi siz O’na döndürüldünüz.”
22
Kendi işitmenizden, gözlerinizden veya derilerinizden saklanabilmenizin bir yolu yok. Aslında siz yaptıklarınızın çoğundan TANRI’nın habersiz olduğunu zannettiniz.
23
Rabbiniz hakkında böylesi bir düşünce sizin düşmenize sebep olacaktır ve sizler kaybedenler olacaksınız.
24
Eğer oldukları gibi devam ederlerse, onların kaderi Cehennem olacaktır ve eğer mazeretler uydururlarsa, mazur görülmeyeceklerdir.
25
Onlara, yaptıkları her şeyi gözlerinde süslü gösteren yoldaşlar atarız. Böylelikle, onlar eninde sonunda önceki cin ve insan toplulukları ile aynı akıbeti paylaşırlar, ki onlar da kaybedenlerdi.
26
İnkâr etmiş olanlar dediler ki “Bu Kuran’ı dinlemeyin ve onu çarpıtın ki kazanasınız.”
27
Biz kesinlikle bu inkârcılara şiddetli bir azap dokunduracağız. Biz kesinlikle kötü işleri için onlara karşılıklarını vereceğiz.
28
İşte böyledir TANRI’nın düşmanlarını bekleyen karşılık. Ebedi kalma yerleri Cehennem olacaktır; vahiylerimizi bir köşeye attıkları için adil bir karşılık.
29
İnkâr edenler diyecekler ki “Rabbimiz! İki türden—cinlerden ve insanlardan—bizleri saptıranları bize göster ki, onları ayaklarımızın altına alalım ve onları en aşağılık hale getirelim.”
30
“Bizim Rabbimiz TANRI’dır” diye ilan edip ardından doğru bir hayat sürenlerin üzerlerine melekler inerler: “Hiçbir korkunuz olmayacak, üzülmeyeceksiniz de. Cennet size ayrılmıştır müjdesi ile sevinin.
Sonraki 24 ayet →