Ana SayfaMealler › Reşad Halife
RH

Reşad Halife

Bu mealle oku
Reşad Halife meali ile okumaya başla
Kehf 1 / 110
1
Kuluna bu kutsal yazıyı vahyeden ve onu kusursuz hale getiren TANRI’ya övgüler olsun. [18:1] *19:1 Bu, Kuran’ın Başlangıç Harflerinden en fazla sayıda olanıdır, çünkü bu sure, Yahya’nın mucizevi doğumu ile İsa’nın bakireden doğumu gibi kritik konuları ele alır ve İsa’yı Tanrı’nın oğlu olarak gören büyük küfrü şiddetle kınar. Beş başlangıç harfi, bu konuları desteklemek için güçlü fiziksel kanıt sağlar (Ek 1 & 22’ye bakınız).
R. Halife 18:1
2
O’ndan gelecek şiddetli azaba karşı uyarmak ve doğru bir hayat süren imanlılara ise cömert bir karşılık kazandıklarını müjdelemek için mükemmel bir (kutsal yazı).
R. Halife 18:2
3
Ki içinde sonsuza dek kalırlar.
R. Halife 18:3
4
Ve “TANRI bir oğula baba oldu!” diyenleri uyarmak için.
R. Halife 18:4
5
Onların bu konuda hiçbir bilgileri yoktur, atalarının da yoktu. Ağızlarından nasıl bir küfür çıkıyor! Söyledikleri kocaman bir yalan.
R. Halife 18:5
6
Bu anlatıya verdikleri tepkiden ve onu inkâr etmelerinden ötürü kendini suçluyor olabilirsin; üzülüyor da olabilirsin.
R. Halife 18:6
7
Onları test etmek için yeryüzündeki her şeyi süsledik ve bu sayede aralarından doğruluğa çalışanları ayırt ediyoruz.
R. Halife 18:7
8
Kaçınılmaz bir şekilde, tamamen çorak bırakmak suretiyle üzerindeki her şeyi yok edeceğiz.* * [18:8] *18:8-9 Anlaşılan o ki, Efes’in Yedi Uyuyanları olan bu Hristiyan imanlıların tarihi, 18:9&21’de belirtildiği gibi doğrudan dünyanın sonu ile bağlantılıdır. Dünyanın sonunun ortaya çıkmasında bu imanlıların rolü Ek 25’te detaylıca anlatılmıştır.
R. Halife 18:8
9
Mağara halkı ve onlarla ilişkili rakamları sana başka ne için anlattığımızı sanıyorsun ki? Onlar bizim şaşılacak işaretlerimizdendir.
R. Halife 18:9
10
Gençler mağaraya sığındıklarında şöyle dediler, “Rabbimiz! Bize rahmetini yağdır ve işlerimizi rehberliğinle nimetlendir.”
R. Halife 18:10
11
Sonra, önceden belirlenmiş bir sayıdaki yıl için mağarada onların kulaklarını mühürledik.
R. Halife 18:11
12
Daha sonra da iki taraftan hangisinin onların orada kalış süresini hesaplayabileceğini görmek için onları dirilttik.
R. Halife 18:12
13
Onların tarihini sana gerçek olarak aktarıyoruz. Onlar Rablerine iman etmiş gençlerdi ve biz de onların hidayetini artırdık.
R. Halife 18:13
14
Onlar ayağa kalkıp şöyle ilan ettiklerinde onların kalplerini sağlamlaştırdık: “Bizim tek Rabbimiz göklerin ve yerin Rabbidir. Asla O’nun yanında başka bir tanrıya tapmayacağız. Aksi halde tamamen sapmış oluruz.
R. Halife 18:14
15
“İşte bizim halkımız, O’nun yanına tanrılar yerleştiriyorlar. Duruşlarını destekleyecek herhangi bir kanıt getirseler ya! Yalanlar uydurup onları TANRI’ya atfeden kişiden daha fena kimdir?
R. Halife 18:15
16
“Madem onlardan ve onların TANRI’dan başkalarına tapmalarından sakınmak istiyorsunuz,* öyleyse mağaraya sığınalım. Rabbiniz üzerinize rahmetini yağdırsın ve sizi doğru karara yönlendirsin.” [18:16] *18:16-20 Efes, antik İznik’in 200 mil güneyinde ve günümüz Türkiye’sinde bulunan İzmir’in 30 mil güneyinde yer almaktadır. Mağara sakinleri, İsa’nın öğretilerini takip etmek ve yalnızca Tanrı’ya tapınmak isteyen genç Hristiyanlardı. Onlar, Üçlü Birlik öğretisinin ilan edildiği İznik Konferansı’nı takiben, İsa’dan üç asır sonra bozulmuş Hristiyanlığı ilan eden neo-Hristiyanların zulmünden kaçıyorlardı. 1928 yılında, Avusturyalı bir arkeolog olan Franz Miltner, Efes’in yedi uyuyanlarının mezarını keşfetti. Onların tarihi birkaç ansiklopedide iyi belgelenmiştir.
R. Halife 18:16
17
Güneş’in, doğduğunda mağaralarının sağ tarafından geldiğini ve battığında ise onlar oradaki oyukta yatarlarken sol taraftan üzerlerine ışıldadığını görürdün. Bu, TANRI’nın işaretlerinden biridir.* TANRI kime rehberlik ederse, o gerçekten hidayete ermiş kişidir ve O kimi saptırırsa, sen onun için bir rehber öğretmen bulamayacaksın. [18:17] *18:17 Bu işaret veya ipucu bize mağaranın kuzeye baktığını söylemektedir.
R. Halife 18:17
18
Onlar aslında uyurlarken, sen onların uyanık olduğunu zannederdin. Köpekleri kollarını ortalarında uzatmışken, biz onları sağ tarafa ve sol tarafa çeviriyorduk. Eğer onlara baksaydın, dehşete kapılarak onlardan kaçardın.
R. Halife 18:18
19
Onları dirilttiğimizde, birbirlerine “Ne zamandır buradaydınız?” diye sordular. “Bir gün ya da günün bir parçası kadar buradaydık” diye cevap verdiler. “Burada ne kadar kaldığımızı en iyi Rabbiniz bilir, şimdi içimizden birini bu parayla şehre gönderelim. Gidip bize en temiz yiyeceği getirsin ve bazı şeyler satın alsın. Göze batmamaya çalışsın ve dikkat çekmesin.
R. Halife 18:19
20
“Eğer sizi fark ederlerse, sizi taşlarlar yahut sizi dinlerine geri döndürmeye zorlarlar, o zaman asla başarıya ulaşamazsınız.”
R. Halife 18:20
21
Biz onların fark edilmelerini sağladık ki, herkes TANRI’nın vaadinin gerçek olduğunu anlasın ve dünyanın sonu ile ilgili tüm şüpheler ortadan kalksın.* Ardından insanlar kendi aralarında onlarla alakalı tartıştılar. Bazıları “Onların çevresine bir bina inşa edelim” dedi. Onları en iyi bilen Rableridir. Baskın çıkanlar ise, “Biz onların çevresine bir ibadet yeri inşa edeceğiz” dediler. [18:21] *18:21 Ek 25’te detaylıca anlatıldığı gibi, bu hikâye dünyanın sonunun vaktini bulmaya yardımcı oldu.
R. Halife 18:21
22
Bazıları, “Onlar üçtü; dördüncüleri köpekleriydi” derken, başkaları tahminde bulunarak, “Beş; altıncıları köpekleriydi” derler. Başkaları da “Yedi” dedi ve sekizincileri köpekleri idi. De ki, “Onların sayısını en iyi bilen Rabbimdir.” Doğru sayıyı yalnızca birkaçı bildi. Bu nedenle, onlarla tartışma; sadece onlarla iyi geçin. Bu konuda kimseye danışmak zorunda değilsin.
R. Halife 18:22
23
Gelecekte herhangi bir şey yapacağını söyleme,
R. Halife 18:23
24
“TANRI irade ediyorsa” demedikçe.*** Eğer bunu yapmayı unutursan, hemen Rabbini hatırlamalı ve “Rabbim bir dahaki sefere daha iyisini yapmak için bana rehberlik etsin” demelisin. [18:24] *18:24 Bu önemli buyruk bize Tanrı’yı hatırlamak için günlük fırsatlar verir.
R. Halife 18:24
25
Onlar mağaralarında üç yüz yıl kalıp dokuz artırdılar.* [18:25] *18:25 300 güneş yılı ile 300 ay yılı arasındaki fark dokuz yıldır. Bu nedenle, Dünya’nın sonunun, Dünya’nın sonundan 300 yıl (309 ay yılı) önce, MS 1980 (HS 1400) yılında keşfedilmiş olması, Her Şeye Kadir Olan tarafından önceden belirlenmişti (72:27 ve Ek 25’e bakınız).
R. Halife 18:25
26
De ki, “Onların orada ne kadar kaldıklarını en iyi bilen TANRI’dır.” O, göklerdeki ve yerdeki tüm sırları bilir. Sen O’nun lütfu ile görebilirsin; Sen O’nun lütfu ile işitebilirsin. Sizin O’nun yanında bir Sahibiniz ve Efendiniz yoktur ve O, Kendi saltanatına asla hiçbir ortağın iştirak etmesine izin vermez.
R. Halife 18:26
27
Rabbinin kutsal yazısından sana vahyedileni oku. O’nun kelimelerini yürürlükten kaldıracak hiçbir şey yoktur ve sen onun yanında başka bir kaynak da bulamazsın.
R. Halife 18:27
28
Gece gündüz Rablerine tapınıp yalnızca O’nu arayanlarla birlikte olmak için kendini zorla. Bu dünyanın gösterişini arayarak gözlerini onlardan kaçırma. Kalplerini mesajımıza karşı ilgisiz kıldıklarımıza, yani kendi arzularını takip eden ve önceliklerini karıştırmış olan kimselere de uyma.
R. Halife 18:28
29
İlan et: “Bu, Rabbinizden bir gerçektir,” o halde bırak isteyen iman etsin, isteyen inkâr etsin. Biz, haddi aşanlar için onları tamamen saracak bir ateş hazırladık. Yardım için feryat ettiklerinde, onlara konsantre asit gibi yüzleri haşlayan bir sıvı verilir. Ne berbat bir içecek! Ne berbat bir kader!
R. Halife 18:29
30
İman edip doğru bir hayat sürenlere gelince, biz doğruluğa çalışanları asla karşılıksız bırakmayız.
R. Halife 18:30