1
A. L. M. R.* Bu (harfler), bu kutsal yazının kanıtlarıdır. Rabbinden sana vahyedilen şey hakikattir, fakat insanların çoğu iman etmez.
[13:1] *13:1 Bu başlangıç harfleri, ilahi yazarlığın Kuran’daki dâhili kanıtı olan mucizevi matematiksel kodun majör bir bileşenini oluşturmaktadır. Ek 1’e bakınız.
[13:1] *14:1 Bu başlangıç harfleri, Kuran’ın matematiksel kodu M.S. 1974’te keşfedilinceye kadar ilahi olarak korunan bir sır olarak kaldı. Bu başlangıç harflerinin önemi için Ek 1’e bakınız.
2
TANRI, görebileceğiniz direkler olmaksızın gökleri yükselten, ardından tüm otoriteyi üstlenendir. Güneş’e ve Ay’a boyun eğdirmiştir, her biri (kendi yörüngesinde) önceden belirlenmiş bir süre boyunca akıp gitmektedir. O, her şeyi kontrol eder ve vahiyleri açıklar ki Rabbinizle buluşma konusunda kesinliğe erişesiniz.
3
O’dur yeryüzünü inşa eden ve üzerine dağlar ve nehirler yerleştiren. Ve farklı meyve türlerinden erkek ve dişi olmak üzere onları çiftler yaptı. Gece, gündüzü bürüyüp örter. Bunlar düşünen insanlar için sağlam kanıtlardır.
4
Yeryüzünde—ikievcikli ve ikievcikli olmayan—üzüm bahçeleri, ekinler, hurma ağaçları sağlayan birbirine bitişik toprak parçaları vardır. Onlar aynı su ile sulanmalarına rağmen, biz yeme noktasında bazılarını diğerlerine üstün kılarız. Bunlar anlayan insanlar için sağlam kanıtlardır.
5
Eğer şaşıracaksan, asıl şaşılacak olan onların “Biz toprağa dönüştükten sonra yeniden mi yaratılacağız?” demeleridir. Bunlar Rablerini inkâr etmiş kimselerdir. Bunlar, boyunlarına prangalar geçirilenlerdir. Bunlar, içinde ebedi kalacakları Cehennemi üzerlerine çekmiş olanlardır.
6
Doğru olana dönmek yerine, onlara kötü akıbeti getirmen için sana meydan okuyorlar! Geçmişte onlar için yeterince emsal oluşturuldu. Gerçekten de, taşkınlıklarına rağmen Rabbin insanlara karşı bağışlayıcılıkla doludur ve aynı zamanda senin Rabbin ceza uygulamada da şiddetli olandır.
7
İnkâr etmiş olanlar derler ki, “Keşke Rabbinden ona bir mucize inebilmiş olsaydı (biz o zaman iman ederdik).” Sen sadece bir uyarıcısın—her topluluk bir rehber öğretmen alır.
8
TANRI, her dişinin ne taşıdığını ve her rahmin neyi bıraktığını veya neyi edindiğini bilir. Yaptığı her şey mükemmel bir şekilde ölçülüdür.
9
Tüm sırları ve açığa vurulanları Bilen; En Büyük, Yüceler Yücesi.
10
Düşüncelerinizi gizleseniz de onları ilan etseniz de veya gecenin karanlığında saklansanız da gündüz vakti hareket etseniz de aynıdır.
11
(Meleklerin) vardiyaları, her birinizle kalacak şekilde sırayladır—onlar sizin önünüzde ve arkanızdadırlar. Sizinle kalırlar ve TANRI’nın emirlerine uygun olarak sizi korurlar. Böylelikle, kendilerini değiştirmeye karar vermedikçe, TANRI hiçbir halkın durumunu değiştirmez. Eğer TANRI herhangi bir halk için bir zorluk irade ederse, hiçbir güç onu durduramaz. Çünkü O’ndan başka hiçbir Sahipleri ve Efendileri yoktur.
12
O’dur size korku kaynağı olmasının yanı sıra umut kaynağı olarak da şimşeği Gösteren ve yüklü bulutları da O başlatır.
13
Gök gürlemesi O’nun şanını över ve O’na olan derin saygılarından ötürü melekler de öyle yaparlar. O, çarpan yıldırımları iradesine uygun bir şekilde gönderir. O’nun gücü muazzam olduğu halde, yine de TANRI hakkında tartışırlar.
14
Akla uygun tek yakarış O’na yalvarmaktır, kaldı ki O’ndan başka yalvardıkları putlar asla yanıt veremezler. Nitekim onlar ellerini suya uzatan fakat ağızlarına hiçbir şey ulaşmayan kimselere benzerler. İnkârcıların yakarışları boşunadır.
15
TANRI’ya secde eder göklerde ve yerde olan herkes, isteyerek veya istemeyerek ve gölgeleri de sabahları ve akşamları öyle yapar.*
[13:15] *13:15 İnkârcılar bile secde ederler; onlar, örneğin kalp atışlarını, akciğerlerini veya bağırsak hareketlerini kontrol edemezler. Gölgeler, Güneş ve Ay yörüngelerinin Tanrı tarafından dizaynı ve dört mevsime yol açan Dünya gezegeninin özgün şekli ile önceden belirlenir. Güneş/Dünya ilişkisinin mutlak hassasiyeti, güneş saatlerinin ve onların gölgelerinin keşfi ile kanıtlanmıştır.
16
De ki, “Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?” De ki, “TANRI.” De ki, “Öyleyse neden O’nun yanına, kendilerine dahi fayda sağlama yahut zarar verme gücü olmayan efendiler yerleştiriyorsunuz? “ De ki, “Kör olan, gören gibi midir? Karanlık, aydınlık gibi midir?” O’nun yaratmasına benzer yaratma ile yaratan TANRI’nın yanında putlar bulmuşlar da, iki yaratış arasında fark görmeme noktasındalar mı? De ki, “TANRI her şeyin Yaratıcısıdır ve O Tektir, Mutlak Hâkimdir.”
17
O, gökten su indirerek vadilerin dolup taşmasını sağlar, sonrasında hızlı akış bol miktarda köpük meydana getirir. Aynı şekilde, mücevherlerini ya da eşyalarını yapmak için madenleri eritmek amacıyla ateş kullandıklarında da köpük elde ederler. TANRI hak ile batıl için kıyaslamaları böyle verir. Köpüğe gelince, o boşa gider, oysa insanlara faydası olan şey yere yakın kalır. TANRI kıyaslamaları böyle verir.
18
Rablerine yanıt verenler güzel ödülleri hak ederler. O’na yanıt vermeyenlere gelince, eğer yeryüzündeki her şeye sahip olsalardı—hatta iki katına bile—onu can atarak fidye olarak verirlerdi. Onlar hesabın en kötüsünü üzerlerine çektiler ve onların nihai meskenleri Cehennemdir, ne kötü bir kader.
19
Rabbinin sana olan vahiylerinin gerçek olduğunu fark eden, kör olanla bir midir? Sadece akıl sahipleri dikkate alacaktır.
20
Onlar TANRI’ya verdikleri sözü yerine getirenlerdir ve antlaşmayı ihlal etmeyenlerdir.
21
Onlar TANRI’nın birleştirilmesini emrettiği şeyi birleştirirler, Rablerine derin saygı duyarlar ve kötü hesaptan korkarlar.
22
Onlar Rablerini aramakta kararlılıkla sebat ederler, İletişim Dualarını (Namazı) yerine getirirler, kendilerine sağladığımız rızıklardan gizlice veya açık bir şekilde harcarlar ve kötülüğe iyilikle karşılık verirler. Onlar en iyi meskeni hak ettiler.
23
Onlar, atalarının, eşlerinin ve evlatlarının arasından doğru olanlarla birlikte Aden bahçelerine girerler. Melekler onlara her kapıdan gireceklerdir.
24
“Size esenlik olsun, çünkü siz kararlılıkla sebat ettiniz. Ne sevindirici bir kader.”
25
Tutacaklarına söz verdikten sonra TANRI’nın antlaşmasını ihlal edenlere, TANRI’nın birleştirilmesini emrettiği şeyi kesenlere ve kötülük işleyenlere gelince, onlar ise kınanmayı üzerlerine çektiler; onlar en kötü kaderi üzerlerine çektiler.
26
TANRI, irade ettiği kimse için rızkı artıran yahut kesintiye uğratandır. Kafaları sürekli bu dünya hayatı ile meşgul oldu; ancak bu hayat, Ahiret ile kıyaslandığında sıfırdır.
27
İnkâr edenler derler ki “Keşke Rabbinden ona bir mucize gelebilmiş olsaydı (biz iman ederdik).” De ki, “TANRI irade ettiği kişiyi saptırır ve Kendisine yalnızca itaat edenleri yönlendirir.”
28
Onlar kalpleri TANRI’yı hatırlamakla hoşnut olan kimselerdir. Kesinlikle, kalpler TANRI’yı hatırlamakla hoşnut olur.
29
İman edip doğru bir hayat sürenler mutluluğu ve sevinçli bir kaderi hak ettiler.
30
Geçmişteki diğer topluluklar için yaptığımız gibi (Ey Reşad)* seni de bu topluluğa gönderdik. Sana vahyettiğimizi onlara oku, çünkü onlar En Lütufkâr Olan’ı inkâr ettiler. De ki, “O benim Rabbimdir. O’ndan başka tanrı yoktur. Ben yalnızca O’na güvenip dayanıyorum; O’nadır nihai varışım.”
[13:30] *13:30 Eğer “Reşad”ın sayısal değeri (505) artı “Halife”nin sayısal değeri (725) artı sure numarası (13) artı ayet numarasını (30) toplarsak, 505+725+13+30 = 1273 = 19x67 elde ederiz. Tanrı, elçisinin adını bu şekilde belirtmektedir (Detaylar için Ek 2’ye bakınız).
Sonraki 13 ayet →