1
A. L. R.* Bu (harfler), bu bilgelik kitabının kanıtlarıdır.
[10:1] *10:1 Bu harfler, Kuran’ın müthiş matematiksel kodunun majör bir bölümünü ve ilahi yazarlığın kanıtını oluşturmaktadır. Detaylar için Ek 1’e bakınız. Zihnin Sürekli Bu Dünya ile Meşgul Olması
[10:1] *11:1 Bizim neslimiz Kuran’daki iki müthiş olguya şahit olduğu için şanslıdır: (1) Olağanüstü bir matematiksel kod (Ek 1) ve (2) olağanüstü boyutlardaki edebi bir mucize. Eğer insanlar matematiksel olarak yapılandırılmış bir eser yazmaya kalkışırlarsa, sayısal manipülasyonlar edebi kaliteyi olumsuz yönde etkileyecektir. Kuran, edebi mükemmellik için de standart oluşturmaktadır.
2
Kendileri gibi bir adama vahyetmiş olmamız insanlar için çok mu şaşırtıcı? Ona (şöyle söylemesi vahyedildi), “İnsanları uyar ve iman edenlere, Rableri katında öne çıkan bir konuma eriştiklerini müjdele.” İnkârcılar dediler ki “Bu zeki bir sihirbaz!”
3
Sizin tek Rabbiniz TANRI’dır; gökleri ve yeri altı günde yaratmış, ardından tüm otoriteyi üstlenmiş Olan. Tüm işleri O kontrol eder. O’nun iradesine uygun olması dışında hiçbir şefaatçi yoktur. İşte böyledir Rabbiniz TANRI. O’na tapın. Dikkate almaz mısınız?
4
O’nadır nihai dönüşünüz, hepinizin. Bu, TANRI’nın gerçek vaadidir. O, iman edip doğru bir hayat sürenleri adil bir şekilde ödüllendirmek için yaratılışı başlatır, sonra da onu tekrarlar. İnkâr edenlere gelince, inkârlarından ötürü cehennem içeceklerini ve acı veren bir azabı üzerlerine çekerler.
5
O’dur Güneş’i ışığın kaynağı ve Ay’ı da bir ışık kılan ve yılları saymayı ve hesaplamayı öğrenesiniz diye onun evrelerini de O tasarladı. TANRI tüm bunları belirli bir amacın dışında yaratmadı. O, vahiyleri bilen insanlar için açıklar.
6
Şüphesiz, gece ve gündüzün birbiri ardınca gelmesinde ve TANRI’nın göklerde ve yerde yarattığı şeylerde doğru olan insanlar için kanıtlar vardır.
7
Bizimle buluşmayı ummayanlar, kafaları sürekli bu dünya hayatıyla meşgul olup onunla yetinenler ve kanıtlarımıza kulak vermekten kaçınanlar var ya;
8
bunlar, kendi işlerinin bir sonucu olarak nihai meskenleri olan Cehennemi üzerlerine çektiler.
9
İman edip doğru bir hayat sürenlere gelince, imanlarından dolayı Rableri onlara rehberlik eder. Saadet bahçelerinde altlarından ırmaklar akacak.
10
Orada onların duaları: “Sana yücelik olsun tanrımız,” oradaki selamlaşmaları “Esenlikler” ve nihai duaları: “Kâinatın Rabbi olan TANRI’ya övgüler olsun.”
11
Rızıkları aceleyle istemeleri gibi, TANRI insanların üzerlerine çektikleri azabı çabuklaştırsaydı, onlar çoktan yok olup giderlerdi. Ancak, bizimle buluşmaya inanmayanları kendi taşkınlıkları içinde şaşkın bir halde bırakırız.
12
İnsanoğluna bir sıkıntı dokunduğunda, uzanırken veya otururken yahut ayakta dururken bize yalvarır. Fakat biz onun sıkıntısını giderir gidermez, sanki herhangi bir zorluğu gidermek için bize hiç yalvarmamış gibi kaldığı yerden devam eder! Haddi aşanların işleri gözlerinde böyle süslenmiştir.
13
Sizden önce nice nesilleri, haddi aştıkları zaman yok ettik. Elçileri onlara apaçık kanıtlarla gittiler, fakat onlar iman etmekten kaçındılar. Biz suçlu halkı böyle cezalandırırız.
14
Sonra, nasıl yapacağınızı görmek için onların ardından sizi yeryüzünün mirasçıları yaptık.
15
Vahiylerimiz kendilerine okunduğunda, bizimle buluşmayı ummayanlar derler ki “Bundan başka bir Kuran***getir yahut onu değiştir!” De ki, “Onu kendi başıma değiştirmem mümkün değil. Ben sadece bana vahyolunana uyarım. Eğer Rabbime itaatsizlik edersem, müthiş bir günün azabından korkarım.”
[10:15] *10:15 “Kuran” kelimesi Kuran’da 58 kez geçmektedir, fakat bu ayet “başka bir Kuran”a işaret ettiğinden hariç tutulmalıdır. “Bu Kuran” ifadesi Kuran’da 57, 19x3 kez geçmektedir.
16
De ki, “TANRI irade etmiş olsaydı ben onu size okumazdım, siz de onun hakkında hiçbir şey bilmezdiniz. Bundan önce bir ömür boyu aranızda yaşadım (ve siz beni aklı başında, doğru sözlü biri olarak tanıdınız). Anlamıyor musunuz?”
17
TANRI hakkında yalanlar uyduran veya O’nun vahiylerini reddedenlerden daha fena kimdir? Kesinlikle haddi aşanlar asla başarılı olamazlar.
18
TANRI’nın yanında kendilerine zarar vermeye yahut fayda sağlamaya gücü yetmeyen putlara taparlar ve derler ki “Bunlar bizim TANRI katındaki şefaatçilerimizdir!” De ki, “TANRI’ya, O’nun göklerde veya yerde bilmediği şeyleri mi bildiriyorsunuz?” O’na yücelik olsun. O, Yüceler Yücesidir; ortaklara ihtiyaç duymanın çok üstünde.
19
İnsanlar eskiden tek bir cemaatti, sonra anlaşmazlığa düştüler. Eğer Rabbinden önceden belirlenmiş bir söz olmasaydı, anlaşmazlıkları konusunda hemen yargılanırlardı.
20
Derler ki “Ona Rabbinden nasıl oldu da hiçbir mucize inmedi?” De ki, “Gelecek TANRI’ya aittir; öyleyse bekleyin, ben de sizinle birlikte bekliyorum.”
[10:20] *10:20 Geriye dönüp baktığımızda, artık görüyoruz ki, “En büyük mucizelerden biri” (74:30-35) olan Kuran’ın mucizesinin Muhammed’den 14 yüzyıl sonra ortaya çıkması, gerçekten de ilahi olarak önceden belirlenmiştir. Geleneksel Müslümanların şu anki durumu göz önüne alındığında, eğer bu mucize Muhammed’e verilmiş olsaydı, Muhammed’i Tanrı’nın yanında putlaştıran bu Müslümanlar ona Tanrı’nın ete kemiğe bürünmüş hali diye taparlardı. Ayrıca, bu mucize açıkça bilgisayar çağı için ve matematiksel olarak gelişmiş nesiller tarafından takdir edilmek üzere tasarlanmıştır.
21
Kendilerine ızdırap vermiş bir sıkıntıdan sonra insanlara rahmet ihsan ettiğimizde, vahiylerimize karşı derhal plan yaparlar! De ki, “TANRI’nın planı çok daha etkilidir. Çünkü elçilerimiz planladığınız her şeyi kaydetmektedir.”
22
O’dur sizi karada ve denizde Yürüten. Gemilere binersiniz ve onlar hoş bir esintide pürüzsüzce yelken açarlar. Sonra, orada keyif içinde iken şiddetli bir rüzgâr eser ve dalgalar her taraftan onları sarar. Bu, dualarını içtenlikle, yalnızca O’na adayarak TANRI’ya yalvardıkları andır: “Yalnız, bizi bu kez de kurtarırsan sonsuza dek minnettar olacağız.”
23
Fakat O onları kurtarır kurtarmaz yeryüzünde haddi aşarlar ve gerçeğe muhalefet ederler. Ey insanlar! Sizin taşkınlığınız sadece kendi ruhlarınızın zararınadır. Kafalarınız sürekli bu dünya hayatıyla meşgul olmayı sürdürür, sonra da nihai dönüşünüz bize olur, o zaman yapmış olduğunuz her şeyi size bildiririz.
24
Bu dünya hayatının kıyası şöyledir: Biz, yeryüzünden her türlü bitkiyi üretmek, insanlara ve hayvanlara yiyecek sağlamak için gökyüzünden su indiririz. Sonra, yeryüzü mükemmel bir şekilde süslenmişken ve oranın halkı onun kontrolüne sahip olduklarını düşünürlerken hükmümüz gece vakti veya gündüz vakti gelir,* sanki bir önceki gün hiçbir şey yokmuş gibi onu tamamen çorak bırakır. Biz düşünen bir topluluk için vahiylerimizi bu şekilde açıklarız.
[10:24] *10:24 Elbette Tanrı, hükmünün gündüz vakti mi yoksa geceleyin mi geleceğini bilir. Fakat dünyanın sonu geldiğinde, dünyanın yarısı gündüz ve yarısı gece olacaktır. Kuran’ın bir başka “bilimsel mucizesi.”
25
TANRI esenlik yurduna davet eder ve irade ettiği kişiye dosdoğru bir yolda rehberlik eder.
26
Doğrular için ödül kat kat çoğaltılmış olacaktır. Onların yüzleri asla bir yoksunluk veya utanç yaşamayacaktır. Bunlar Cennetin sakinleridir; sonsuza dek orada kalırlar.
27
Günah kazananlara gelince, onların karşılığı günahları ile eşdeğerdir. Aşağılanmadır onların nasibi ve TANRI’dan başka hiç kimse koruyamaz onları. Yüzleri karanlık geceden parçalarla kaplanmış görünecek. Onlar Cehennemin sakinleri olacaktır; sonsuza dek orada kalırlar.
28
Hepsini topladığımız gün, putlara tapmış olanlara diyeceğiz ki “Sizi putlarınızla birlikte topladık.” Onları birbirleri ile yüzleştireceğiz ve putları kendilerine şöyle diyecek, “Bizi putlaştırdığınıza dair hiçbir fikrimiz yoktu.
29
“Bizimle sizin aranızda bir şahit olarak TANRI yeter, ki biz, bize taptığınızdan tamamen habersizdik.”
30
İşte o zaman her bir ruh, yapmış olduğu her şeyin muhasebesini yapacaktır. Onlar, gerçek Sahipleri ve Efendileri olan TANRI’ya döndürülecek ve uydurmuş oldukları putlar kendilerini sahiplenmeyecektir.
Sonraki 30 ayet →