Ana SayfaMealler › Süleyman Tevfik (1927)
ST

Süleyman Tevfik (1927)

Süleyman Tevfik (1927)
Süleyman Tevfik (1927) meali ile okumaya başla
Enfal 1 / 75
1
(Yâ Muhammed) Sana ganâyimden sorarlar [³] Di ki: "Ganâyim Allâh ve Rasûl'ündür. Allâh'dan sakınub aranızı ıslâh idin. Eğer mü'minlerden iseniz Allâh ve Rasûlüne itâ'at iyleyin. ²- Mü'minler şunlardır ki Allâh Te'âlâ zikr olundukda kalbleri titrer ve âyetleri okunursa îmânları artar ve rablerine tevekkül iderler.
S.Tevfik (1927) 8:1
2
Mü'minler şunlardır ki Allâh Te'âlâ zikr olundukda kalbleri titrer ve âyetleri okunursa îmânları artar ve rablerine tevekkül iderler.
S.Tevfik (1927) 8:2
3
Namâzlarını âdâb ve erkânıyla kılar ve kendilerine rızık iylediğimiz şeylerden infâk iylerler.
S.Tevfik (1927) 8:3
4
İşte hakkıyla mü'min olanlar onlardır. Onlara rableri 'indinde dereceler, mağfiret ve nihâyetsiz rızık vardır.
S.Tevfik (1927) 8:4
5
Rabbin seni hak ile hânenden çıkardığı zamân Allâh'ın emrini infâz iylediğin gibi mü'minlerden bir fırka bundan ikrâh itseler bile ganâyim husunda da emr-i ilâhîyi infâz it.
S.Tevfik (1927) 8:5
6
Onlara (her nereye teveccüh itseler mansûr olacakları) tebeyyün ve tezâhür itdikden sonra hak ve doğrı olan şeyde seninle mücâdele iderler ve senin onları göre göre ölüme sevk iylediğini zan iderler. [¹]
S.Tevfik (1927) 8:6
7
Cenâb-ı Hak iki tâifeden birinin [²] sizin olacağını va'd buyurmuşdur. Siz kuvvetsiz ve silâhsız olan tâifenin sizin olmasını istersiniz. Allâh Te'âlâ ise, va'd-i kerîmi mûcibince hakkı yerine getirmeği ve kâfirlerin köklerini kesmeği murâd iyler.
S.Tevfik (1927) 8:7
8
Mücrimler ikrâh ider ve istemezlerse de Allâh hakkı yerine getirecek ve bâtılı izâle ve ibtâl idecekdir
S.Tevfik (1927) 8:8
9
Rabbinizden nusret ve galebeyi niyâz ve du'â iylediğinizde "Size icâbet ve peyderpey bin melekle imdâd iyleyeceğim" buyurdı.
S.Tevfik (1927) 8:9
10
Allâh Te'âlâ size meleklerle yardımı, gâlib ve mansûr olacağınıza beşâret ve kalblerinizde itmi'nân hâsıl olsun içün yapdı. Galebe ve nusret ancak Allâh Te'âlâ tarafındandır, Cenâb-ı Hak gâlib ve kâdir ve hakîmdir.
S.Tevfik (1927) 8:10
11
Zikr idin şu vakti ki Allâh Te'âlâ size emniyet husûli içün hafif bir uyku virdi. Sizi temizlemek ve sizden şeytânın vesvesesini gidermek ve kalbinize kuvvet ve cesâret virmek ve ayaklarınızı sâbit kılmak içün semâdan su indirdi. [¹]
S.Tevfik (1927) 8:11
12
O vakit rabbin meleklere: "Ben sizinle berâberim. Îmân idenlere sebât viriniz. Ben kâfirlerin kalblerine korku ilkâ iderim. Onların boğazlarına ve ellerinin parmaklarına urun" diye vahiy buyurdı.
S.Tevfik (1927) 8:12
13
Bu mağlûbiyet cezâsı, müşriklerin Allâh Te'âlâ'ya ve Rasûlüne muhâlefet iyledikleri içündir. Allâh ve Rasûlüne muhâlefet idenlere Allâh'ın 'azâbı şiddetlidir.
S.Tevfik (1927) 8:13
14
Bu (cezâ-yı inhizâm ve katl) Ey Müşrikler sizin içündir. Onı şimdi tadınız ve kâfirlere (âhiretde de) cehennem 'azâbı vardır.
S.Tevfik (1927) 8:14
15
Ey Mü'minler! Kâfirlere cem'iyet hâlinde mülâkî oldığınızda arkanızı dönmeyiniz (kaçmayınız).
S.Tevfik (1927) 8:15
16
Kıtâl içün manevra ve yâhud geride tecemmu' maksadıyla olmayarak kâfirlere arka dönen ve kaçan Allâh'ın gadabına müstehak olur, onun yeri cehennemdir ve cehennem de ne fenâ gidilecek yerdir.
S.Tevfik (1927) 8:16
17
Onları (katl olunan müşrikleri) siz katl itmediniz lâkin Allâh Te'âlâ katl itdi. Atdığın vakit de sen atmadın lâkin Allâh atdı. [¹] Cenâb-ı Hak mü'minleri hayırlı bir imtihân ile imtihân buyurdı. Allâh Te'âlâ işidir ve bilir.
S.Tevfik (1927) 8:17
18
Bu imtihân sizin içün bir ni'metdir. Allâh Te'âlâ kâfirlerin hîlelerini ibtâl idicidir.
S.Tevfik (1927) 8:18
19
(Ey Kâfirler) İşte istediğiniz fetih geldi. (Siz fethi ve galebeyi bekliyordunuz o hâsıl oldı, fakat mü'minlere teveccüh itdi). Eğer bu küfri ve 'adâveti artık nihâyete irdirirseniz sizin içün hayırlıdır. Eğer 'adâvete 'avdet iderseniz biz de mü'minlere nusret ihsânına 'avdet iyleriz. Ve cemâ'atiniz; her ne kadar çok olsa da sizden zararı def' ve izâle idemez. Ve Allâh Te'âlâ mü'minlerle berâberdir.
S.Tevfik (1927) 8:19
20
Ey Mü'minler! Allâh ve Rasûlüne itâ'at idin ve onun emrinden yüz çevirmeyin. Halbuki (sizler Kur'ân'ı ve Rasûl'ün mevâ'iz ve nesâyihini) işidirsiniz.
S.Tevfik (1927) 8:20
21
Ve işitmedikleri halde (işitdiklerinden istifâde itmedikleri halde) işitdik diyenler (kâfirler ve münâfıklar) gibi olmayın.
S.Tevfik (1927) 8:21
22
'İnd-i ilâhîde canavarların en şerlisi hakkı ta'akkul itmeyen sağırlar ve dilsizlerdir (hakkı işitmez ve söylemez olanlardır).
S.Tevfik (1927) 8:22
23
Allâh Te'âlâ onlarda hayır olacağını ('ilm-i ezelîsinde) bilmiş olsa idi onlara (hakkı) işitdirirdi. Halbuki onlara işitdirmiş olsa bile onlar (hakdan) i'râz ider ve başlarını çevirirlerdi.
S.Tevfik (1927) 8:23
24
Ey Mü'minler! Allâh sizi hakîki hayât ile yaşatmak içün da'vet iylediği zamân Allâh ve Rasûl'üne icâbet idiniz ve biliniz ki Allâh insânla kalbi arasına hâil olur ve insânlar ona haşr olunurlar.
S.Tevfik (1927) 8:24
25
Hâssaten ve yalnız olarak nefislerine zulüm idenlerinize isâbet itmeyecek olan fitneden ve belâdan sakınınız (kabahatsizlere de isâbet ider) ve bilin ki Allâh şedîdu'l 'ikâbdır.
S.Tevfik (1927) 8:25
26
Şunı derhâtır idiniz ki yeryüzünde az mikdârda ve zu'afâdan idiniz, nâsın ayakları altında çiğnenmekden ve onlara mağlûb olmakdan korkardınız. Siz bu halde iken sizi iskân ve nusretiyle te'yîd ve takviye itdi ve size eyi ve lezîz şeyleri rızık buyurdı. Tâ ki bunlara şükür idesiniz.
S.Tevfik (1927) 8:26
27
Ey Mü'minler! Allâh ve Rasûl'üne hıyânet itmeyin. Bildiğiniz halde emânete hıyânet itmiş olursunuz. [¹]
S.Tevfik (1927) 8:27
28
Biliniz ki emvâliniz ve evlâdınız (sizi günâha sevk ider) fitnedir. Allâh'ın 'indinde ise büyük ecir ve mükâfât vardır.
S.Tevfik (1927) 8:28
29
Ey Mü'minler! Eğer Allâh Te'âlâ'ya ittikâ ider iseniz (O'ndan sakınır iseniz) sizin içün hak ve bâtılı tefrîka hidâyet virir. Küçük ve büyük günâhlarınızı mağfiret ider. Allâh Te'âlâ büyük fazl ve kerem sâhibidir.
S.Tevfik (1927) 8:29
30
(Yâ Muhammed) Zirk it şu vakti ki kâfirler seni habs veyâ katl ve yâhud diyârından (Mekke'den) çıkarmak içün sana karşı hîle yapdılar, ve Allâh Te'âlâ onların mekirlerini onlara mekr ile red buyurdı. Allâh mâkirlerin hayırlısısıdır.[¹]
S.Tevfik (1927) 8:30