Ana SayfaMealler › Süleyman Tevfik (1927)
ST

Süleyman Tevfik (1927)

Süleyman Tevfik (1927)
Süleyman Tevfik (1927) meali ile okumaya başla
Araf 1 / 206
1
Allâh latîf, mecîd ve sâdıkdır.
S.Tevfik (1927) 7:1
2
Bu kitâb; kâfirleri korkutmak ve mü'minlere va'az ve nasîhat olak üzere sana indirilmiş bir kitâbdır. Ondan (onı tekzîblerinden) dolayı kalbinde sıkındı olmasun (veyâhud onun hak oldığına kalbinde şek olmasun).
S.Tevfik (1927) 7:2
3
Siz, nâzil olan kitâba tâbi' olun ve Allâh'dan başka dost aramayın. Siz ne kadar az düşünürsünüz.
S.Tevfik (1927) 7:3
4
Biz ne kadar karyeleri (şehirleri) helâk itdik. Onlara 'azâbımız gice yatdıkları veyâ gündüz istirahat itdikleri zamânlarda (hiç beklemedikleri vakitlerde) geldi.
S.Tevfik (1927) 7:4
5
'Azâbımız geldiği zamân sözleri ve iddi'âları "Biz zâlimlerden idik" dimek oldı. (İ'tirâf itdiler.)
S.Tevfik (1927) 7:5
6
Onlara, irsâl olunan rasûllerden (nasıl kabûl ve icâbet iylediklerini) ve rasûllerden de (kavimlerinin kendilerine olan mu'âmelelerini) sorarız.
S.Tevfik (1927) 7:6
7
Ve onlara bilerek hallerini (yapdıkları şeyleri) hikâye iyleriz ve biz onlardan gâib değildik (onlarla dâimâ berâberdik.)
S.Tevfik (1927) 7:7
8
O günde (kıyâmet gününde) a'mâlinin tartılması hakdır. Tartılan 'ameli ağır gelenler (hasenâtı ağır gelenler) felâha irmişlerdir.
S.Tevfik (1927) 7:8
9
Ve kimin ki 'ameli hafif gelir (hasenâtı hafif çeker) işte onlar âyetlerimizi inkâr zulmünü irtikâb iylediklerinden dolayı nefislerini ziyâna virmişlerdir.
S.Tevfik (1927) 7:9
10
Sizi yeryüzünde mekânlandırdık ve orada sizin içün ma'îşet esbâbı kıldık. Bu ni'metlere pek az şükür idersiniz.
S.Tevfik (1927) 7:10
11
Sizin rûhlarınızı halk itdik, sonra sizi bu sûretde tasvîr iyledik. Sonra meleklere Âdem'e secde idin didik, derhâl secde itdiler. Ancak İblîs secde idenlerden olmadı.
S.Tevfik (1927) 7:11
12
Cenâb-ı Hak İblîs'e: "Ben sana secde ile emr itmişken secde itmekden seni ne men' iyledi" diye sordı. İblîs: "Ben ondan hayırlıyım, beni ateşden ve onı çamurdan yaratdın" didi.
S.Tevfik (1927) 7:12
13
Allâh ona: "Oradan (cennetden) in, bulundığın yerde büyüklük taslamak senin hakkın değildir, oradan çık, zîrâ sen kibir ve gurûrun sebebiyle zelîller zümresinden oldun" buyurdı.
S.Tevfik (1927) 7:13
14
İblîs. "Beni onların ba's olunacakları güne kadar te'hîr it (o vakte kadar yaşat)" didi.
S.Tevfik (1927) 7:14
15
Allâh Te'âlâ da: "Sen o zamâna kadar imhâl idilenlerdensin" buyurdı.
S.Tevfik (1927) 7:15
16
İblîs: "Çünki beni onlar içün rahmetinden tard iyledin ben de onları iğvâ içün doğrı yolun üzerinde oturacağım."
S.Tevfik (1927) 7:16
17
"Sonra onların önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından gelüb iğvâ ideceğim. Sen insânların ekserîsini sana şükür idenlerden bulmazsın" didi.
S.Tevfik (1927) 7:17
18
Cenâb-ı Hak: "Mezmûm ve medhûr, rahmetden dûr olarak cennetden def' ol. İnsânlardan sana tâbi' olanlarla ve seninle cehennemi doldırırım" buyurdı.
S.Tevfik (1927) 7:18
19
(Yine Cenâb-ı Hak) "Ey Âdem! Sen ve zevcin cennetde sâkin olun, istediğiniz şeylerden ekl idin ve şu ağaca yaklaşmayın, yaklaşır iseniz zâlimlerden olursunuz" didi.
S.Tevfik (1927) 7:19
20
'Avret yerlerini açmak içün şeytân onlara vesvese virdi. "Rabbbinizin bu ağaca tekarrübden sizi men' itmesi iki melek olmayasınız veyâhud cennetde ebedî kalmayasınız içündir" didi.
S.Tevfik (1927) 7:20
21
Ve onlara: "Ben sizin içün nâsihlerdenim" diye yemîn iyledi.
S.Tevfik (1927) 7:21
22
Maksadını gizleyüb dostluk göstererek ve nasîhat idiyor gibi görünerek onları aldatdı ve düşürdi. Vaktâ ki Âdem ve zevcesi o nehy olunan ağaçdan tatdılar, derhâl 'avret yerleri açıldı. Heman cennetin ağaçlarından yapraklar toplayub örtünmeğe başladılar. Ve rableri onlara nidâ ile: "Ben sizi bu ağaçdan nehy itmedim mi? Ve şeytân size âşikâr düşmandır dimedim mi?" buyurdı.
S.Tevfik (1927) 7:22
23
Onlar: "Yâ Rabbî! Nefislerimize zulm itdik. Eğer bizi mağfiret idüb üzerimize rahmetin olmazsa ziyân idicilerden oluruz" didiler.
S.Tevfik (1927) 7:23
24
Allâh Âdem'e ve zevcesine ve İblîs'e: "Yere ininiz, ba'zınız ba'zınıza düşmansınız. Size bir vakt-i mu'ayyene kadar yeryüzünde mahall-i karâr ve ikāmet ve medâr-ı ma'îşet vardır."
S.Tevfik (1927) 7:24
25
"Onda yaşar, onda ölür ve ondan çıkarılub ba's olunursunuz" buyurdı.[¹]
S.Tevfik (1927) 7:25
26
Ey Âdemoğulları! Biz size avret yerinizi ve çıplak vücûdınızı örtmek içün libâs virdik ve zînet-i libâsları dahî virdik ve ötekilerden hayırlı olan takvâ libâsını da virdik. Bunlar, Allâh'ın lütuf ve keremine delâlet iden âyetlerdir. Tâ ki tezekkür idesiniz.
S.Tevfik (1927) 7:26
27
Ey Âdemoğlulları! Baba ve ananızı cennetden çıkardığı, 'avret yerlerini göstermek içün libâslarını soydığı gibi şeytân sizi de fitneye düşürmesün. O şeytân ve kâbilesi sizi görirler ve siz onları görmezsiniz. Biz şeytânları îmân itmeyenlere dost kıldık.¹²- Cenâb-ı Hak İblîs'e: "Ben sana secde ile emr itmişken secde itmekden seni ne men' iyledi" diye sordı. İblîs: "Ben ondan hayırlıyım, beni ateşden ve onı çamurdan yaratdın" didi.
S.Tevfik (1927) 7:27
28
Îmân itmeyenler bir büyük günâh işlediklerinde "Babalarımızı böyle bulduk ve Allâh bize böyle emr itdi" dirler. Onlara di ki: "Allâh böyle fenâ şeyleri emr itmez. Bilmediğiniz şeyleri Allâh'a isnâd mı idersiniz?
S.Tevfik (1927) 7:28
29
Di ki: "Rabbim 'adl ile emr itdi. Ve her mescidde yüzinizi kıbleye çevirin ve hâlis kalb ile Allâh'a 'ibâdet idin" buyurdı. İbtidâda sizi halk iylediği gibi yine ona 'avdet idersiniz.
S.Tevfik (1927) 7:29
30
Allâh Te'âlâ bir fırkaya (îmânı ihsân ile) hidâyet buyurdı ve bir fırka üzerine de dalâlet hak oldı. Çünki onlar Allâh'dan başka şeytânları dost ittihâz itdiler ve doğrı yolı bulduk zan iylediler.
S.Tevfik (1927) 7:30