Ana SayfaMealler › Süleyman Tevfik (1927)
ST

Süleyman Tevfik (1927)

Süleyman Tevfik (1927)
Süleyman Tevfik (1927) meali ile okumaya başla
Kalem 1 / 52
1
Nûn ve kalem ve Levh-i Mahfûz'da yazılı bulunanlar hakkıyçün
S.Tevfik (1927) 68:1
2
(Yâ Muhammed) Sen, rabbinin ni'meti ile dîvâne değilsin.
S.Tevfik (1927) 68:2
3
Ve sana minnetsiz ve nihâyeti gelmez ecir ve mükâfât vardır.
S.Tevfik (1927) 68:3
4
Ve sen en büyük ve güzel huy ve ahlâk üzerindesin.
S.Tevfik (1927) 68:4
5
Yakında sen ve onlar görürsünüz ki
S.Tevfik (1927) 68:5
6
Sizden hanginiz mecnûndur.
S.Tevfik (1927) 68:6
7
Tahkîk rabbin, yolundan şaşmışın kim oldığını ve ve doğrı yolda bulunanın kim idüğini daha eyi bilir.
S.Tevfik (1927) 68:7
8
Kur'ân'ı tekzîb iden müşriklere itâ'at itme.
S.Tevfik (1927) 68:8
9
Onlar, senin onlara müdârâ ve müdâhene itmeni ve onların da sana müdârâ ve müdâhene iylemelerini isterler.
S.Tevfik (1927) 68:9
10
Çok, hak ve bâtılda kolayca yemîn idenlere itâ'at itme.
S.Tevfik (1927) 68:10
11
Halkın kusurlarını arayanlara, arada söz taşıyanlara
S.Tevfik (1927) 68:11
12
Hayrı men' iyleyenlere, haddini aşanlara, günâhkârlara
S.Tevfik (1927) 68:12
13
Şerre serî' olanlara sonra da aslı nâ-ma'lûm fer ve mâyeye itâ'at iyleme
S.Tevfik (1927) 68:13
14
O, mal ve evlâd sâhibi oldığı içün ona meyl ider misin?
S.Tevfik (1927) 68:14
15
Halbuki o, âyetlerimiz okundığında: "Bunlar evvelki akvâmın efsâneleridir" dir.
S.Tevfik (1927) 68:15
16
Biz yakında onun burnuna dag urub yüzini nişânlı ideriz. [¹]
S.Tevfik (1927) 68:16
17
Biz müşrikleri, bağçe sâhiblerini dûçâr-ı belâ iylediğimiz gibi belâya dûçâr iyleriz. [²] O bağçe sâhibleri: "Yârın irkenden meyveyi toplarız" diye aralarında yemîn itdiler.
S.Tevfik (1927) 68:17
18
Ve inşâallah dimediler.
S.Tevfik (1927) 68:18
19
Onlar uykuda iken rabbin tarafından bir ateş belâsı gelüb bağçeyi yakdı.
S.Tevfik (1927) 68:19
20
Karanlık gice gibi simsiyah oldı
S.Tevfik (1927) 68:20
21
Sabâh irkenden birbirine nidâ idüb
S.Tevfik (1927) 68:21
22
"Artık sabâh oldı, eğer meyve düşirecek iseniz irkenden gidelim" didiler.
S.Tevfik (1927) 68:22
23
23,24. Gitdiler, yolda birbirlerine: "Bugün bir fakîri bostana sokmayınız" dirlerdi.
S.Tevfik (1927) 68:23
24
23,24. Gitdiler, yolda birbirlerine: "Bugün bir fakîri bostana sokmayınız" dirlerdi.
S.Tevfik (1927) 68:24
25
Fukarâyı men'a kâdir olduklarını zan iderek oraya vâsıl oldılar.
S.Tevfik (1927) 68:25
26
Bostanı görince: "Biz yolumızı şaşırdık" didiler.
S.Tevfik (1927) 68:26
27
(Sonra bostanları oldığını tanıdıklarında) Evet! Biz (fukarâyı men' iylediğimiz içün) şimdi mahrûm kaldık" didiler
S.Tevfik (1927) 68:27
28
Ortancaları (üç kardaş idiler) "Ben size tesbîh idin dimedim mi idi?" didi.
S.Tevfik (1927) 68:28
29
Ötekiler de: "Rabbimiz her 'ayıbdan ve zulümden münezzehdir. Biz kendimiz kendimize zulüm itdik" didiler.
S.Tevfik (1927) 68:29
30
30,31. Birbirlerine levm iderek: "Eyvâh bize! Biz tuğyân ve 'isyân itdik."
S.Tevfik (1927) 68:30