Ana SayfaMealler › Süleyman Tevfik (1927)
ST

Süleyman Tevfik (1927)

Süleyman Tevfik (1927)
Süleyman Tevfik (1927) meali ile okumaya başla
Enam 1 / 165
1
Hamd ve senâ gökleri ve yeri yaradan, karanlıkları ve aydınlıkları halk iden Allâh Te'âlâ'ya mahsûsdur. Bunları gördükden sonra kâfirler rablerine bir takım putları 'adîl ve şerîk kıldılar. [¹]
S.Tevfik (1927) 6:1
2
O Allâh ki sizi balçıkdan halk itdi [²] ve sonra eceli hükm iyledi. Ve ecel-i müsemmâ da onun 'indindedir. Bundan sonra da siz ba'sde şek idiyorsunuz. [³]
S.Tevfik (1927) 6:2
3
O göklerde ve yerde Allâh'dır. Âşikâr ve gizli şeylerinizi ve hayır ve şerden işlediğinizi de bilir.
S.Tevfik (1927) 6:3
4
Onlar (kâfirler) kendilerine rablerinin mu'cizelerinden bir mu'cize gelmez ki illâ ondan yüz çevirirler. (Kabûl itmezler.)
S.Tevfik (1927) 6:4
5
Hak olanı da (Kur'ân'ı da) tekzîb itdiler. Yakında onunla istihzâ iyledikleri şeyin haberi ve cezâsı onlara gelecekdir.
S.Tevfik (1927) 6:5
6
Onlar (kâfirler) görmezler mi ki biz onlardan evvel ne kadar kavimler helâk iyledik. Onlara (o kavimlere) arzda virdiğimiz kuvvet ve mikneti size virmedik. Ve onlara semâdan fâideli yağmurlar gönderdik, bağçelerinde ağaçları altından nehirler akıtdık. Bunan sonra da günâhları sebebiyle onları helâk idüb yerlerinde diğer karnlar yapdık.
S.Tevfik (1927) 6:6
7
Eğer Sana, kağıdda yazılı bir kitâb indirse idik ve kâfirler de o kitâbı elleriyle tutsalardı bu, ancak bir âşikâr sihirdir dirlerdi.
S.Tevfik (1927) 6:7
8
Onlar "Ne olurdı nebîye bir melek nâzil olaydı (onun sıdkını bize söyleye idi)" didiler. Eğer biz bir melek indire idik o zamân hükm-ü kazâ cârî olur ve 'azâbları bir dakika te'hîr olunmazdı.
S.Tevfik (1927) 6:8
9
Ve eğer biz, rasûli melek kılmış olsa idik (rasûl olarak melek gönderse idik) onı insân şeklinde kılar ve insânların giydiği libâsı ona giydirir idik. [¹]
S.Tevfik (1927) 6:9
10
(Yâ Muhammed) Senden evvel de rasûllerle istihzâ olundı. Onlardan rasûllerini masharaya alanları, istihzâlarının cezâsı olarak 'azâb ihâta itdi.
S.Tevfik (1927) 6:10
11
(Yâ Muhammed) Di ki: Arzda seyr ü seyahat idin ve sonra âyâtımızı tekzîb idenlerin 'âkıbetleri nasıl oldığına nazar iyleyin (âsâr-ı mevcûdelerine bakub 'ibret alın).
S.Tevfik (1927) 6:11
12
Onlardan: "Göklerde ve yerde olan mevcûdât kimindir?" diye sor ve yine sen cevâb virüb: "Allâh'ındır, o, kendi üzerine rahmeti yazmışdır (farz itmişdir), sizi vukû'unda şek ve şübhe olmayan kıyâmet gününe toplayacakdır" cevâbını vir. Nefislerine zarar idenler îmâna gelmezler.
S.Tevfik (1927) 6:12
13
Gice ve gündüzde sâkin olan her şey onundur. Allâh onların sözlerini işidir ve hallerini bilir.
S.Tevfik (1927) 6:13
14
Di ki: "Allâh'dan gayrisini dost mı ittihâz iderim? (İtmem). Gökleri ve yeri îcâd iden odur. O halkı yedirir ve kendi yimeğe muhtâc değildir." Yine di ki: "Ona (Allâh'a) teslîm-i mevcûdiyet idenlerin evvelkisi olmakla emr olundum ve müşriklerden olma diye rabbim bana emir buyurdı."
S.Tevfik (1927) 6:14
15
Di ki: Eğer ben rabbime 'isyân ider isem büyük günün (kıyâmetin) 'azâbından korkarım.
S.Tevfik (1927) 6:15
16
O günde 'azâbdan kurtulana Allâh rahmet itmişdir. Bu da büyük fevz ve felâhdır.
S.Tevfik (1927) 6:16
17
Eğer Allâh sana bir zarar mess itdirir ise (belâ ve nikbete dûçâr ider ise) onı Allâh'dan başka def' ve izâle iden yokdur. Eğer sana bir hayır mess itdirirse (ona da kimse mâni' olamaz). O, her şeye kâdirdir.
S.Tevfik (1927) 6:17
18
Ve o (Allâh) kulları üzerine kâhir (hâkim ve sâhibdir) ve o (emir ve tedbîrinde) hakîm ve (hafâyâ-yı ahvâle) habîrdir.
S.Tevfik (1927) 6:18
19
Di ki: "En büyük şâhid kimdir?" Yine sen cevâb vir: "Benimle sizin aranızda Allâh şâhiddir ve sizi ve bütün duyanları onunla inzâr itmekliğim (korkutmaklığım) içün bana bu Kur'ân vahy olundı. Siz, Allâh ile berâber diğer ilâhlar oldığına şehâdet ider misiniz?" Di ki: "Siz buna şehâdet ider iseniz ben şehâdet itmem. Muhakkak o, bir tek Allâh'dır ve ben sizin ona şerîk iylediğiniz şeylerden berîyim.
S.Tevfik (1927) 6:19
20
Ehl-i Kitâb onı (Muhammedi) kendi oğullarını bildikleri gibi bilirler. Kendi nefislerini ziyâna sokanlardır ki îmân itmezler.
S.Tevfik (1927) 6:20
21
Allâh Te'âlâ'ya yalan ile iftirâ iden yâhud Allâh'ın âyetlerini tekzîb iyleyen kimselerden daha zâlim kim vardır? (En büyük zâlim onlardır) Muhakkak zâlimler felâh bulmazlar.
S.Tevfik (1927) 6:21
22
Yevm-i kıyâmetde biz onları toplarız ve sonra: "Sizin bana şerîk olduklarını zu'm iylediğiniz ilâhlarınız nerededir?" diriz.
S.Tevfik (1927) 6:22
23
Sonra onların serd idecekleri ma'zeretleri olmadığından: "Vallâhi Yâ Rabbî! Biz müşriklerden değildik" dirler.
S.Tevfik (1927) 6:23
24
Bak, kendi nefisleri üzerine nasıl yalan söylerler. (Ulûhiyet isnâdıyla) iftirâ iyledikleri putları onlardan zâyi' olurlar. (Savuşub giderler)
S.Tevfik (1927) 6:24
25
Onlardan (kâfirlerden) seni (okudığın Kur'ân'ı) dinleyenler vardır. (Kur'ân'ı) fehm itmezler. Hattâ senin yanına mubâhase ve mücâdele içün gelirler. Kâfirler "(Muhammed'in söylediği) bu şeyler geçen akvâmın efsaneleridir" dirler. [¹]
S.Tevfik (1927) 6:25
26
Müşrikler, Nâsı rasûlden nehy iderler ve kendileri de ondan uzağa kaçarlar. Bu halleriyle ancak kendi nefislerini helâk iderler ve bunı idrâk itmezler. [²]
S.Tevfik (1927) 6:26
27
(Yâ Muhammed) Sen, onları cehennemin kenarında durdırıldıkları zamân görsen! Onlar: "Tekrâr dünyâya gönderilsek ne olurdı? Rabbimizin âyetlerini tekzîb itmez ve mü'minlerden olur idik" dirler.
S.Tevfik (1927) 6:27
28
(Onların bu tenmiyeleri) dünyâda iken gizledikleri şeylerin (küfür ve nifâkların) cezâsını gördüklerinden içündir. Onlar dünyâya i'âde olunsalar yine nehy olundukları şeye 'avdet iderler. Muhakkak onlar yalancılardır.
S.Tevfik (1927) 6:28
29
"Hayât ancak dünyâdaki hayâtdır. (Öldükden sonra) biz tekrâr dirileceklerden değiliz" dirlerdi.
S.Tevfik (1927) 6:29
30
Sen onları rablerinin huzûrunda durduruldukları zamân görsen. O zamân Allâh onlara: "Bu ba's hak değil mi imiş?" diye sorar ve onlar da: "Evet Yâ Rabbî hak imiş" dirler. "Öyle ise küfrinizin cezâsı olan bu 'azâbı tadınız" dinilir.
S.Tevfik (1927) 6:30