Ana SayfaMealler › Süleyman Tevfik (1927)
ST

Süleyman Tevfik (1927)

Süleyman Tevfik (1927)
Süleyman Tevfik (1927) meali ile okumaya başla
Haşr 1 / 24
1
Göklerde ve yerde olanlar Allâh Te'âlâ'yı tesbîh ve tenzîh iderler. O, emrinde gâlib ve kâdir, fi'ilinde hakîmdir.
S.Tevfik (1927) 59:1
2
Ehl-i Kitâb'dan küfür idenleri [¹] diyârlarından evvelki haşre [²] çıkaran O'dur. Ey Mü'minler! Siz onların çıkacaklarını zan itmediniz. Allâh onlara bilmedikleri ve hesâb itmedikleri yerden 'azâbı getirdi ve kalblerine korkuyı ilkâ iyledi. Evlerini kendi evleriyle ve mü'minlerin elleriyle yıkdılar. Ey basîret sâhibleri bundan 'ibret alınız.
S.Tevfik (1927) 59:2
3
Eğer Allâh Te'âlâ üzerlerine nefyi takdîr itmemiş olsa idi onları dünyâda 'azâb iderdi. Onlara âhiretde cehennem 'azâbı vardır.
S.Tevfik (1927) 59:3
4
Onlara bu 'azâb, Allâh ve rasûlüne 'adâvet ve muhâlefetleri sebebiyledir. Allâh'ın emrine muhâlefet idenlere Allâh'ın 'ikâbı şiddetlidir.
S.Tevfik (1927) 59:4
5
Hurma ağaçlarından kesdikleriniz ve kesmeyüb aslı üzerinde bırakdıklarınız Allâh'ın izniyledir ve fâsıkların hızyi (zillet ve cezâları) içündir.[¹]
S.Tevfik (1927) 59:5
6
Onlardan Allâh Te'âlâ'nın Rasûlüne virdiği ganîmetin tahsîlinde siz atlar ve develerle gidüb meşâkkat çekmediniz ve lâkin Allâh rasûllerine dilediği kimseler üzerine galebe ihsân ider. Allâh her şeye kâdirdir. [²]
S.Tevfik (1927) 59:6
7
Ehl-i Kurâ'dan [³] Allâh'ın rasûlüne virdiği ganâim Allâh'a ve rasûlüne ve rasûlün akrabâsına ve fukarâya ve gurbetde olan yolcılara 'âiddir. Zengînleriniz arasında tedâvül itmemesi içün (böyle hüküm olundı). Rasûlün virdiğini alın ve sizi onden neyh iylediği şeyden el çekin, Allâh'dan sakının, Allâh'ın 'azâbı şiddetlidir.
S.Tevfik (1927) 59:7
8
(Benî Nadîr ganâimi) Allâh'ın fazlını ve rızâsını kazanmak ve Allâh ve rasûlüne nusret ve yardım itmek içün memleketlerinden ve mallarından çıkarılan fukarâ-yı muhâcirîne 'âiddir. Onlar îmânlarında sâdıklardır.
S.Tevfik (1927) 59:8
9
Ve şunlar ki mü'minlerin hicretinden evvel dârı (Medîne'yi dâr-ı hicret itmekle) ve îmânı (Medîne'de mescid binâ itmekle) ihzâr itdiler. Kendilerine hicret idenleri severler ve onlara virilenden kalblerinde hased, gıbta ve arzu gibi bir şey bulmazlar. Eğer kendileri muhtâc olsalar bile onları nefisleri üzerine takdîm iderler. Ve nefsin buhlini men' iylerler. Onlar felâha irenlerdir. (Ensâr-ı kirâm) [¹]
S.Tevfik (1927) 59:9
10
Ve şunlar ki onlardan (muhâcirîn ve ensârdan) sonra geldiler (kıyâmete kadar gelecek müslümânlar): "Yâ Rabbî! Bize ve biri îmânda sebk iden ihvânımıza mağfiret buyur ve kalblerimizde îmân idenlere karşı gill ü gış kılma. Yâ Rabbî! Tahkîk sen kullarına müşfik ve rahîmsin" dirler. (Bunlar da felâha irenlerdendirler.)
S.Tevfik (1927) 59:10
11
Görmez misin şu münâfıkları ki ehl-i kitâbdan küfür iden ihvânlarına ve dostlarına: "Eğer siz diyârınızdan çıkarılur iseniz biz de sizinle berâber çıkarız ve sizin hakkınızda bir kimseye ebeden itâ'at itmeyiz. Eğer harb ve mukâtele ider iseniz size yardım iyleriz" dirler. Allâh şehâdet ider ki onlar yalancıdırlar. [¹]
S.Tevfik (1927) 59:11
12
Küffâr-ı ehl-i kitâb diyârlarından çıkarılsa münâfıklar onlarla berâber çıkmazlar. Eğer mukâtele ve muhârebe itseler bozulub kaçarlar. Sonra küffâr-ı ehl-i kitâb yardımcısız kalırlar.
S.Tevfik (1927) 59:12
13
Ey Mü'minler! Münâfıkların kalblerinde sizden korkdukları Allâh'dan korkduklarından eşeddir. Çünki onlar Allâh'ın 'azamet ve kudretini anlamaz bir kavimdirler.
S.Tevfik (1927) 59:13
14
Yahûdîler ve münâfıklar birleşerek sizinle ancak müstahkem şehir ve karyelerde veyâ divar ve siper arkalarında mukâtele iderler. (Açıkdan harbe cesâret idemezler.) Kendi aralarında cenkleri şiddetlidir. (Yâ Muhammed) Sen onları toplı ve müttefik gibi görirsin. Halbuki kalbleri dağınık ve muhtelifidir.. Çünki ta'akkul itmez bir kavimdirler.
S.Tevfik (1927) 59:14
15
Onların misli mâzî-i karîbde geçen ve 'amellerinin vebâlini çeken kavim gibidir. Onlara elemli 'azâb vardır.
S.Tevfik (1927) 59:15
16
Münâfıklar, insâna"Küfür it" diyüb ve küfür idince: "Ben senden berîyim, ben 'âlemlerin rabbi olan Allâh'dan korkarım" diyen şeytân gibidirler. (Yahûdîleri müslümânlar aleyhine sevk iderler. Sonra çekilürler)
S.Tevfik (1927) 59:16
17
Onların (şeytânın ve küfür itdirdiği adamın) âkıbetleri, her ikisinin muhalled olmak üzere cehenneme girmeleridir. Zâlimlerin cezâsı böyledir.
S.Tevfik (1927) 59:17
18
Ey Mü'minler! Allâh'dan ittikâ idin. Her nefis, yârın içün takdîm iylediği şeye nazar itsün ve Allâh'dan sakınsun. Allâh Te'âlâ 'amellerinizden haberdârdır.
S.Tevfik (1927) 59:18
19
Ey Mü'minler! Allâh'ı unudanlar gibi olmayın ki Allâh onlara kendi nefislerini (nâfi' ve hayırlı şeyleri) unutdırdı. Onlar fâsıklardır.
S.Tevfik (1927) 59:19
20
Ashâb-ı cennet ile ashâb-ı nâr müsâvî olmazlar. Ashâb-ı cennetdir ki fevz ve felâha irerler.
S.Tevfik (1927) 59:20
21
Eğer biz bu Kur'ân'ı bir dağ üzerine inzâl iylesek onı Allâh'ın havfından alçalmış ve parçalanmış görirdin. Allâh Te'âlâ belki tefekkür ider ve düşünürler diye bu meselleri nâs içün darb ve îrâd ider.
S.Tevfik (1927) 59:21
22
O Allâh Te'âlâ'dır ki O'ndan gayrı ilâh yokdur ve gaybı ve hâzırı bilir. Rahmân ve rahîmdir.
S.Tevfik (1927) 59:22
23
O Allâh Te'âlâ'dır ki O'ndan gayrı ilâh yokdur. Mülki ebedî pâdişâhdır, her 'ayıb ve kusûrdan münezzehdir, noksân ve âfetden sâlimdir, mü'minleri 'azâbdan emîn idicidir. Her şeye hâfız ve rakîbdir. Gâlib ve kâdirdir. İdâresini infâz ider. Kibriyâ ve 'azamete müstehakdır. Küffârın şirk iyledikleri şeylerden münezzehdir.
S.Tevfik (1927) 59:23
24
O Allâh'dır ki hâlikdir (yaradan O'dur) mevcûdâtı 'ademden vücûda getirendir. Her şeye sûret virendir. Ve O'nun güzel isimleri vardır. Göklerde ve yerde olanların cümlesi O'nı tesbîh ve tenzîh iderler. Ve O, emrinde gâlib ve kâdir ve sun'unda hakîmdir.
S.Tevfik (1927) 59:24
Haşr suresi tamamlandı