Ana SayfaMealler › Süleyman Tevfik (1927)
ST

Süleyman Tevfik (1927)

Süleyman Tevfik (1927)
Süleyman Tevfik (1927) meali ile okumaya başla
Mücadele 1 / 22
1
Yâ Muhammed! Tahkîk Allâh Te'âlâ zevci hakkında seninle mücâdele iden ve Allâh'a şikâyet iyleyen kadının sözini işitdi ve Allâh Te'âlâ ikinizin muhâveresini de işidir. Allâh işidici ve göricidir.
S.Tevfik (1927) 58:1
2
Sizden zevcelerine zıhâr [¹] idenlerin o zevceleri anaları değildir. Anaları, onları doğuranlardır. O zıhâr idenler münker söz ve yalan söylerler. Allâh 'afv idici ve mağfiret iyleyicidir.
S.Tevfik (1927) 58:2
3
Zevcelerinden zıhâr idüb sonra söylediklerinden rücû' idenlere, zevceleriyle temâs itmezden evvel bir esîr âzâd itmek îcâb ider. Size bu hüküm, bir daha böyle 'abes söz söylememeniz içün va'az ve nasîhatdir. Allâh işlediğiniz şeylerden haberdârdır.
S.Tevfik (1927) 58:3
4
Âzâd idecek esîr bulamayan veyâ alamayan içün, zevcelerine temâsdan evvel bilâ-inkıtâ' iki ay oruc tutmak vardır. Buna da kudreti olmayan (ihtiyârlık, hastalık gibi bir sebeble) kimseye altmış fakîri it'âm îcâb iyler. Bu ahkâm, Allâh ve rasûlüne îmân itmeeniz içündir. İşte Allâh'ın hudûdı budur. Ve kâfirlere elemli 'azâb vardır.
S.Tevfik (1927) 58:4
5
Allâh ve rasûlüne muhâlefet idenler, kendilerinden evvel helâk olanlar gibi helâk olurlar. Biz (rasûlün sıdkına delâlet iden) âşikâr ve vâzıh âyât inzâl iyledik. (Onları tekzîb ile kâfir oldılar) Ve kâfirlere hor ve hakîr idici 'azâb vardır.
S.Tevfik (1927) 58:5
6
Ol günde ki Allâh Te'âlâ bütün insânları kabirlerinden ba's ile mahşere toplar, cümlesine dünyâda iken işledikleri 'amelleri sayub söyler, onların unutduklarını da haber virir. Allâh te'âlâ her şeye hâzır ve nâzırdır.
S.Tevfik (1927) 58:6
7
Yâ Muhammed! Bilmedin mi ki Allâh göklerde ve yerde olan mahlûkâtın cümlesini bilir. Gizli meşrût iden üç kişi olmaz ki Allâh onların dördüncisi olmasun. Meşrût idenler beş olursa Allâh onların altıncısıdır. Bundan fazla veyâ eksik olsa da ve nerede olurlarsa olsunlar Allâh onlarla berâberdir. Sonra yevm-i kıyâmetde onlara işlediklerini haber virir. Tahkîk Allâh her şeyi bilir.
S.Tevfik (1927) 58:7
8
Görmez misin onları ki gizli konuşmakdan nehy olundukları halde ona da'vetle mü'minlerin gıybeti ve 'adâveti ve peygambere 'isyânı mutazammın gizli meşveretlerinde devâm iderler. Ve nezdine geldiklerinde sana Allâh'ın tahıyyet iylediğinin gayrı ile tahıyyet iderler. Ve aralarında: "Eğer Muhammed nebî olsa idi bizim bu sözimiz sebebiyle Allâh bizi 'azâb itmez miydi?" dirler. Onlara cehennem kâfîdir. Oraya girerler. Cehennem ne fenâ mekândır.
S.Tevfik (1927) 58:8
9
Ey Mü'minler! Aranızda gizli konuşdığınızda günâh ve 'adâvet ve ma'siyet-i rasûl ile meşveret itmeyin, hayır ve takvâ ile meşveret idin. Ona haşr olunub huzûrunda toplanacağınız Allâh'dan ittikâ idiniz.
S.Tevfik (1927) 58:9
10
Ve günâh ve 'adâvetle olan gizli müşâvere, mü'minleri mahzûn itmek içün şeytânın vesvese ve teşvîkiyledir. Halbuki Allâh'ın izni olmadıkca gizli müşâvere mü'minlere hiç bir zarar virmez. Mü'minler Allâh'a tevekkül itsünler.
S.Tevfik (1927) 58:10
11
Ey Mü'minler! Bir meclisde oturdığınız zamân (yeni gelenler içün) yer açınız denildiği vakit açılub yer viriniz, Allâh Te'âlâ da size dünyâ ve âhiretde vüs'at virir. O meclisde otururken kalkınız denildikde (emre itâ'atle) kalkınız. Allâh sizden îmân idenleri yükseldir ve kendilerine 'ilim virilenleri ise derecelerle 'âlî kılar. Allâh Te'âlâ a'mâlinizden haberdârdır.
S.Tevfik (1927) 58:11
12
Ey Mü'minler! Eğer Rasûl'e münâcât itmek isterseniz münâcâtdan evvel bir sadaka viriniz. Bu, sizin içün daha hayırlı ve daha temizdir. Eğer sadaka virmeğe vaktiniz müsâ'id değilse (ma'zûrsunuz) Allâh Te'âlâ gafûr, rahîmdir.
S.Tevfik (1927) 58:12
13
Rasûl'e münâcâtdan evvel sadaka virmekden (dûçâr-ı fukarâ oluruz diye) korkdınız mı? Mâdâm ki işlemediniz, Allâh Te'âlâ sizi ondan 'afv itdi. İmdi namâzınızı âdâb ve erkânıyla kılın. Zekâtı virin, Allâh ve rasûlüğne itâ'at iyleyin. Allâh Te'âlâ işlediğiniz şeyleri bilicidir.
S.Tevfik (1927) 58:13
14
(Yâ Muhammed) Allâh'ın üzerine gadab itdiği kavim ile dostluk idenleri görmez misin? Onlar ne sizden ve ne de o dost oldukları kavimdendirler. Ve bildikleri halde Allâh Te'âlâ üzerine yalan yere yemîn iderler.
S.Tevfik (1927) 58:14
15
Allâh Te'âlâ onlar içün şiddetli 'azâb ihzâr itdi. Onlar ne fenâ şey işlediler.
S.Tevfik (1927) 58:15
16
Onlar yemînlerini kendilerine siper ittihâz iylediler. Ve nâsı Allâh'ın yolundan men' itdiler, onlara zelîl ve hakîr idici 'azâb vardır.
S.Tevfik (1927) 58:16
17
Onların malları ve evlâdları kendilerini Allâh'ın 'azâbından kurtaramaz. Onlar muhalled olmak üzere cehennem ehlidirler.
S.Tevfik (1927) 58:17
18
Allâh Te'âlâ'nın onları ba's iylediği günde, dünyâda iken size yemîn itdikleri gibi Allâh'a da yemîn iderler. Ve bu sâyede ellerine bir şey geçeceğini zan iderler. Âgâh olun ki onlar yalancılardır.
S.Tevfik (1927) 58:18
19
Şeytân onların üzerine galebe ile onlara Allâh'ın zikrini unutdurdı. Onlar şeytânın 'askerleridir. Âgâh olun ki şeytânın 'askerleri hâsirlerdir.
S.Tevfik (1927) 58:19
20
Allâh ve rasûlüne muhâlefet idenler cehennemin alt derekesinde zelîl ve hakîrlerle berâberdirler.
S.Tevfik (1927) 58:20
21
Allâh Te'âlâ hüküm ve takdîr buyurdı ki: "Ben ve rasûllerim gâlib olacağız. Allâh red ve müdâfa'a idilemez kavî, emir ve hükmünde kâdir ve gâlibdir.
S.Tevfik (1927) 58:21
22
Allâh Te'âlâ'ya yevm-i âhirete îmân iden kavmi, Allâh ve rasûlüne muhâlefet idenlerle doslukda bulmazsın. O muhâlifler babaları veyâ evlâdları veyâ kardaşları veyâ akrabâları olsa bile onlarla dost olmazlar. Allâh onların kalblerine îmânı yazmış ve onları Allâh tarafından bir rûh ile te'yîd itmişdir. Onları muhalled kalmak üzere ağaçları altında nehirler akan cennetlere idhâl ider. Allâh onlardan ve onlar da Allâh'dan razı olurlar. Onlar Allâh'ın 'askerleridir. Âgâh olun ki Allâh'ın 'askerleri fevz ve felâha irenlerdir.
S.Tevfik (1927) 58:22
Mücadele suresi tamamlandı