Ana SayfaMealler › Süleyman Tevfik (1927)
ST

Süleyman Tevfik (1927)

Süleyman Tevfik (1927)
Süleyman Tevfik (1927) meali ile okumaya başla
Kamer 1 / 55
1
Kıyâmet yaklaşdı ve kamer münşak oldı. (Yarıldı).
S.Tevfik (1927) 54:1
2
Ehl-i Mekke bir mu'cize görseler ondan yüz çevirüb: "Bu devâm iden bir sihirdir" dirler.
S.Tevfik (1927) 54:2
3
Mu'cizâtı tekzîb ile hevâlarına tâbi' olurlar. Ve her şey mukarrerdir. (Gerek hayır ve gerekse şer mükâfâtı ve mücâzâtı mukarrerdir.)
S.Tevfik (1927) 54:3
4
Halbuki onlara, kendilerini menâhî ve temerrüdden(?) zecr ve nehy idecek haberler geldi.
S.Tevfik (1927) 54:4
5
Bir hikmet-i bâliğa olan Kur'ân da geldi. Onı inkâr idene rasûller fâide idemezler.
S.Tevfik (1927) 54:5
6
Onlardan yüzüni çevir (onların 'inâden küfürleri seni müteessir itmesün). İnsânlar da'vet idenin, çirkin şeye (cehenneme) da'vet iylediği gün
S.Tevfik (1927) 54:6
7
korkudan gözleri bulanmış ve karârmış oldığı halde çekirge sürüsi gibi kabirlerinden çıkub
S.Tevfik (1927) 54:7
8
da'vet idene doğrı sür'atle giderler. Kâfirler: "Bu ne ağır ve güç bir gündür" dirler.
S.Tevfik (1927) 54:8
9
Küffâr-ı Mekke'den evvel Nûh kavmi de rasûllerini tekzîb idüb ve mecnûndur diyüb onı zecren teblîğ-i risâletden men' iylediler.
S.Tevfik (1927) 54:9
10
Bunun üzerine Nûh rabbine du'â idüb: "Yâ Rabbî! Ben kavmim arasında makhûr ve mağlûbum. Onlardan benim intikâmımı al" didikde
S.Tevfik (1927) 54:10
11
Semânın kapularını, nehirler gibi akan su ile açdık.
S.Tevfik (1927) 54:11
12
Ve yerden punarlar akıtdık. Tâ ki su, takdîr iylediğimiz mikdâra vardı.
S.Tevfik (1927) 54:12
13
Onı tahtalardan birbirine çivilenerek yapılan gemiye bindirdik.
S.Tevfik (1927) 54:13
14
Kâfirlerin küfürlerinin cezâsı olarak onları suda gark itdik. O gemi himâye ve nezâretimiz altında denizde yüridi.
S.Tevfik (1927) 54:14
15
Biz o sefîneyi âyet ve 'ibret olarak (Cudi dağında) uzun zamân terk itdik. (Bunları görerek) 'ibret alan var mıdır?
S.Tevfik (1927) 54:15
16
Bak ve temmül it ki 'azâbım ve îmân itmeyenlere karşı inzârımın netîcesi ne oldı?
S.Tevfik (1927) 54:16
17
Biz halka mev'ıza ve nasîhat olsun içün Kur'ân'ı kolay itdik. Bundan mütenebbih olan ve va'z u nasîhat alan var mı?
S.Tevfik (1927) 54:17
18
'Âd kavmi rasûllerini tekzîb itdiler. Gör ki onlara 'azâbım ve inzârım nasıl oldı?
S.Tevfik (1927) 54:18
19
Onların üzerlerine şe'meti dâim olan günde şiddetli rüzgârı gönderdik.
S.Tevfik (1927) 54:19
20
Köklerinden su gelüb durılan hurma ağaçları gibi o rüzgâr nâsı yerinden kaldırub baş aşağı yere çarpdı.
S.Tevfik (1927) 54:20
21
'Azâbımız ve inzârımızın nasıl oldığını teemmül it.
S.Tevfik (1927) 54:21
22
Biz Kur'ân'ı, halkın onunla va'z u nasîhat almaları içün kolay itdik. Bundan mütenebbih olan var mıdır?
S.Tevfik (1927) 54:22
23
Semûd kavmi kendilerini Allâh'ın 'azâbından korkudan rasûllerini tekzîb itdiler.
S.Tevfik (1927) 54:23
24
Bizden bir beşere tâbi' mi olalım? Eğer böyle bir şey yapar isek dalâletde ve dîvânelikde oluruz.
S.Tevfik (1927) 54:24
25
Aramızdan ona mı kitâb nâzil oldı? Şübhesiz o, gâyet şerli bir yalancıdır" didiler.
S.Tevfik (1927) 54:25
26
Onlar, yârın şerli yalancının kim oldığını anlarlar.
S.Tevfik (1927) 54:26
27
(Sâlih'e) "Biz onları imtihân olarak (istedikleri) nâkayı göndeririz, onların 'azâbına intizâr iyle sabır it"
S.Tevfik (1927) 54:27
28
"Suyun aralarında taksîm olundığını onlara haber vir ki cümlesi nöbetine hâzır olsun" didik.
S.Tevfik (1927) 54:28
29
Onlar sâhiblerini çağırdılar, o da kılıcını çeküb nâkayı katl itdi.
S.Tevfik (1927) 54:29
30
Bak onlara 'azâbım ve inzârım nasıl oldı?
S.Tevfik (1927) 54:30