Ana SayfaMealler › Süleyman Tevfik (1927)
ST

Süleyman Tevfik (1927)

Süleyman Tevfik (1927)
Süleyman Tevfik (1927) meali ile okumaya başla
Casiye 1 / 37
1
Hükmüm ve mülküm hakkıyçün
S.Tevfik (1927) 45:1
2
Bu Kur'ân, emrinde kâdir ve gâlib, tedbîrinde hakîm olan Allâh tarafından inzâl olunmuş kitâbdır.
S.Tevfik (1927) 45:2
3
Tahkîk göklerde ve yerde mü'minler içün kudretimize delâlet iden âyetler vardır.
S.Tevfik (1927) 45:3
4
Ve sizin halkınızda ve hayvânâtın yeryüzünde intişârında erbâb-ı yakîn içün kudret-i fâtıraya 'alâmetler vardır.
S.Tevfik (1927) 45:4
5
Ve gice ve gündüzün ihtilâfı, Allâh'ın gökden suyı indirüb onunla arzı öldükden sonra tekrâr hayâta getirmesi ve rüzgârların dürlü dürlü ve taraf taraf hubûbı 'aklı olub düşünenler içün kudret-i hâlika 'alâmetlerdir.
S.Tevfik (1927) 45:5
6
Bütün bunlar sana hak olarak bildirdiğimiz Allâh'ın âyetleri ve delîlleridir. Allâh'ın âyetlerinden sonra hangi söze inanır ve îmân idersiniz?
S.Tevfik (1927) 45:6
7
Şiddetli 'azâb o yalancı ve çok günâhkârlaradır ki
S.Tevfik (1927) 45:7
8
Allâh'ın kendine okunan âyetlerini işidir sonra bir şey işitmemiş gibi kibirde ve büyüklük zu'munda ısrâr ider. Onı elemli 'azâb ile tebşîr it.
S.Tevfik (1927) 45:8
9
Ve bizim âyetlerimizden bir şey işidir ise onı istihzâ ider, onlara zelîl ve hakîr idici 'azâb vardır.
S.Tevfik (1927) 45:9
10
Onların arkalarında cehennem vardır. Dünyâda kazandıkları mal ve evlâddan, Allâh'dan gayrı ittihâz iyledikleri dostlardan hiç bir şey onların 'azâblarından bir şeyi def' ve izâle itmez. Onlara büyük 'azâb vardır.
S.Tevfik (1927) 45:10
11
Bu (Kur'ân) rehber-i hidâyetdir. Rablerinin âyetlerini küfür ve inkâr idenlere şiddetli ve elîm 'azâb vardır.
S.Tevfik (1927) 45:11
12
Allâh Te'âlâ, kemâl-i fazl ve kereminden kesb u kâr aramanız içün, emriyle gemilerin yürümesi zımnında denizleri size teshîr itdi, şâyed ki bu ni'mete şükür idesiniz.
S.Tevfik (1927) 45:12
13
Göklerde ve yerde olanların cümlesini, kemâl-i fazl ve kereminden size müsahhar kıldı. Tahkîk bunda tefekkür iden kavim içün âyetler ve 'ibretler vardır.
S.Tevfik (1927) 45:13
14
Yâ Muhammed! Mü'minlere di ki: "Dünyâda kazandıkları hayır ve şer 'amellerinin cezâsı virilinceye kadar, Allâh Te'âlâ'nın eyyâm-ı 'azâbını teemmül itmeyenleri 'afv ve safh itsünler."
S.Tevfik (1927) 45:14
15
'Amel-i sâlih işleyen onı kendi nefsine işler ve fenâlık iden de kendi nefsine iyler. Sonra cümleniz rabbinize rücû' idersiniz.
S.Tevfik (1927) 45:15
16
Biz Benî İsrâîl'e kitâbı ve dinde hükmi ve nübüvveti virdik ve onları lezîz ve helâl şeylerle rızıklandırdık ve zamânlarındaki halk üzerine tafsîl iyledik.
S.Tevfik (1927) 45:16
17
Ve onlara emr-i dînde vâzıh ve âşikâr delîller gönderdik. Onlar, kendilerine 'ilim geldikden sonra aralarındaki hased dolayısıyla dînde ihtilâf iylediler. Tahkîk rabbin, ihtilâf iyledikleri şeyi yevm-i kıyâmetde aralarında hüküm ve fasl ider.
S.Tevfik (1927) 45:17
18
Sonra, Yâ Muhammed! Seni emr-i dînde bir şerî'at üzerine kıldık ki ona tâbi' ol. Müşriklerin hevâlarına tâbi' olma.
S.Tevfik (1927) 45:18
19
Onlar Allâh'ın 'azâbından bir şeyi senden def' idemezler. Zâlimlerden ba'zısı ba'zısının dostı ve velîsidir. Allâh ise muttakîlerin dostıdır.
S.Tevfik (1927) 45:19
20
Bu dîn, nâsa fevz ve salâh tarîkini gösterir, îkân talebinde bulunanlara da mahz-ı hidâyet ve rahmetdir.
S.Tevfik (1927) 45:20
21
Seyyiât irtikâb idenler zan idiyorlar mı ki biz onları îmân idüb sâlih 'ameller işleyenler gibi kılalım, hayâtda ve memâtda müsâvî olalar? Ne fenâ ve yanlış hüküm iderler.
S.Tevfik (1927) 45:21
22
Allâh Te'âlâ gökleri ve yeri hak ile halk itdi. Ve herkes kendi kesb itdiği ile cezâ görmesi hakdır. Onlara zulüm olunmaz.
S.Tevfik (1927) 45:22
23
Hevâsını kendisine ilâh ittihâz ideni görmez misin ki bu fi'ilinin 'âkıbeti ne oldığını bilir iken Allâh onı hizlâna düşürdi. Kulağına ve kalbine mühür urub gözine perde çekdi. Öyle birini hidâyete irsâl idecek Allâh'dan başka kim vardır? Bunı tezekkür itmez misiniz?
S.Tevfik (1927) 45:23
24
Müşrikler: "Hayât ancak bu dünyâdaki hayâtımızdır. Ölür ve doğarız. Bizi öldüren ve helâk iden dehrdir." dirler.
S.Tevfik (1927) 45:24
25
Onların, âyetlerimiz tilâvet olundukda hüccetleri: "Eğer sözinizde sâdık iseniz ölmüş babalarımızı diriltüb getiriniz" dimekden 'ibâretdir.
S.Tevfik (1927) 45:25
26
Di ki: "Allâh sizi dirildir (doğurdır) sonra öldirir. Sonra vurûdına şek ve şübhe olmayan yevm-i kıyâmetde cümlenizi cem' ider. Ve lâkin ekser nâs bunı bilmezler.
S.Tevfik (1927) 45:26
27
Göklerin ve yerin mülki ve tasarrufı Allâh Te'âlâ'nındır. Kıyâmetin kopdığı günde kâfirler hâsir ve ziyânlı olurlar.
S.Tevfik (1927) 45:27
28
O günde, her kavmin, diz çökerek hakkındaki hükme intizâr iylediklerini görirsin. Her ümmet kendi defter-i a'mâlini ahz ve kırâate da'vet olunur. Ve: "Bugün dünyâdaki 'amellerinizle mücâzât olunursunuz."
S.Tevfik (1927) 45:28
29
"Bu kitâbınız (defter-i a'mâliniz) 'aleyhinize hak ile nutuk ider. (Doğrı söyler). Biz, hayır ve şerden işlediğinizi meleklere yazdırmışdık" denilür.
S.Tevfik (1927) 45:29
30
Mü'min olub a'mâl-i sâliha işleyenleri rableri rahmetine idhâl buyurur ki bu âşikâr ve zâhir bir fevzdir.
S.Tevfik (1927) 45:30