Ana SayfaMealler › Süleyman Tevfik (1927)
ST

Süleyman Tevfik (1927)

Süleyman Tevfik (1927)
Süleyman Tevfik (1927) meali ile okumaya başla
Duhan 1 / 59
1
Hükmüm ve mülküm
S.Tevfik (1927) 44:1
2
Ve hak ile bâtıl arasını tefrîk iden kitâb hakkıyçün
S.Tevfik (1927) 44:2
3
Biz Kur'ân'ı bir mübârek giceede inzâl itdik ve onunla biz inzâr idiciyiz.
S.Tevfik (1927) 44:3
4
O gicede hüküm olunmuş her iş, yerli yerine tefrîk ve tevzî' olunur.
S.Tevfik (1927) 44:4
5
5,6. Taraf-ı ilâhiyemizden emir ve rabbin tarafından rahmet olarak her şeye müekkil rasûller (melekler) göndeririz. Allâh her şeyi işidir ve mesâlih-i 'ibâdı bilir.
S.Tevfik (1927) 44:5
6
5,6. Taraf-ı ilâhiyemizden emir ve rabbin tarafından rahmet olarak her şeye müekkil rasûller (melekler) göndeririz. Allâh her şeyi işidir ve mesâlih-i 'ibâdı bilir.
S.Tevfik (1927) 44:6
7
Eğer îmânda yakîn taleb idenlerden iseniz bilin ki o rabbiniz göklerin ve yerin ve ikisi arasında bulunan şeylerin rabbidir.
S.Tevfik (1927) 44:7
8
O'ndan başka ilâh yokdur. Dirildir ve öldirir. Sizin ve sizden evvel geçen babalarınızın rabbidir.
S.Tevfik (1927) 44:8
9
Belki müşrikler Kur'ân'dan şek üzere olub alay ve istihzâ ile meşgûllerdir.
S.Tevfik (1927) 44:9
10
Semâda âşikâr, muzlim ve kesîf bir 'azâb dumanı hâsıl oldığı güne intizâr it.
S.Tevfik (1927) 44:10
11
O duman nâsı kaplar ve müşrikler: "Bu elemli bir 'azâbdır"
S.Tevfik (1927) 44:11
12
"Yâ Rabbî! Bizden 'azâbı def' it, biz îmân idenlerdeniz" dirler.
S.Tevfik (1927) 44:12
13
Onlara bundan daha büyük âyât ve mu'cizât ile rasûl geldiği halde îmân itmemişlerdi. (Bu duhândan onlar hiç mütenebbih olurlar mı?)
S.Tevfik (1927) 44:13
14
Sonra rasûlden i'râz idüb: "Bu Kur'ân'ı diğerinden öğrenir mecnûndur" didiler.
S.Tevfik (1927) 44:14
15
Biz 'azâbı az bir şey def' itsek siz derhâl şirkinize 'avdet idersiniz.
S.Tevfik (1927) 44:15
16
Bir gün onları kemâl-i kudret ve şiddetle ahz idüb onlardan intikâm alırız.
S.Tevfik (1927) 44:16
17
Biz, bunlardan evvel Fir'avn kavmini imtihân itdik. Onlara kerîm rasûl geldi.
S.Tevfik (1927) 44:17
18
"Allâh'ın kullarını (Benî İsrâîl'i) bana virin. Ben size rasûl-ü eminim."
S.Tevfik (1927) 44:18
19
"Allâh'a karşı büyüklük taslamayın, ben size âşikâr hüccet ve burhân ile geldim."
S.Tevfik (1927) 44:19
20
"Ben, beni taşa tutub katl itmenizden rabbim ve rabbinize sığındım."
S.Tevfik (1927) 44:20
21
"Eğer bana îmân itmez iseniz benden bertaraf olınız ve beni incitmeyin" didi.
S.Tevfik (1927) 44:21
22
Mûsâ: "Yâ Rabbî! Bunlar mücrim kavimdirler" diye du'â itdikde
S.Tevfik (1927) 44:22
23
"Kullarımla berâber gice vakti yola çık. Onlar arkanızdan gelirler."
S.Tevfik (1927) 44:23
24
"Denizi geçdikden sonra onı açık bırak. Fir'avn ve cemâ'ati (ona girüb) gark olacaklardır." buyurduk.
S.Tevfik (1927) 44:24
25
25,26,27. Ve Fir'avn cemâ'ati ne kadar bağçe ve bostanlar, nehirler, ekinler, güzel makâmlar ve mütena'im oldukları ni'metleri terk iylediler.
S.Tevfik (1927) 44:25
26
25,26,27. Ve Fir'avn cemâ'ati ne kadar bağçe ve bostanlar, nehirler, ekinler, güzel makâmlar ve mütena'im oldukları ni'metleri terk iylediler.
S.Tevfik (1927) 44:26
27
25,26,27. Ve Fir'avn cemâ'ati ne kadar bağçe ve bostanlar, nehirler, ekinler, güzel makâmlar ve mütena'im oldukları ni'metleri terk iylediler.
S.Tevfik (1927) 44:27
28
Bu sûretle emvâl ve emlâki diğer kavme (Benî İsrâîl'e) mîrâs itdik.
S.Tevfik (1927) 44:28
29
Onların helâkine semâ ve arz ağlamadı ve onlara mühlet dahî virilmedi.
S.Tevfik (1927) 44:29
30
30,31. Biz, Benî İsrâîl'i zelîl idici 'azâbdan ve mütekebbir kâfirlerden olan Fir'avn'dan kurtardık.
S.Tevfik (1927) 44:30