Ana SayfaMealler › Süleyman Tevfik (1927)
ST

Süleyman Tevfik (1927)

Süleyman Tevfik (1927)
Süleyman Tevfik (1927) meali ile okumaya başla
Fussilet 1 / 54
1
Hükmüm ve mülküm hakkıçün.
S.Tevfik (1927) 41:1
2
Kur'ân-ı Kerîm Rahmân ve Rahîm olan Allâh'dan nâzil olmuşdur.
S.Tevfik (1927) 41:2
3
Bir kitâbdır ki âyetleri bilenler içün tafsîl olunmuş 'arabî Kur'ân'dır.
S.Tevfik (1927) 41:3
4
Müjdeci ve korkudıcıdır. İnsânların ekserîsi ondan yüz çevirdiler, Onlar hakkı işitmezler.
S.Tevfik (1927) 41:4
5
Müşrikler: "Kalblerimiz bizi ona da'vet iylediğin şeyden perdelidir. Kulaklarımızda ağırlık ve seninle bizim aramızda hicâb vardır. Sen kendi işinde ol, biz de kendi işimizde olalım" didiler.
S.Tevfik (1927) 41:5
6
Onlara di ki: "Ben ancak sizin gibi bir beşerim. Bana vahy olundı ki ilâhınız bir Allâh'dır. O'na karşı istikâmet idiniz ve O'na istiğfâr iyleyiniz. Veyl o müşriklere ki, "
S.Tevfik (1927) 41:6
7
"Zekâtlarını virmezler ve âhiretlerine kâfir ve münkirdirler."
S.Tevfik (1927) 41:7
8
Şunlar ki îmân idüb a'mâl-i sâliha işlediler, onlara, memnûn olmayacakları bir halde olsalar bile (za'îf ve hasta olub 'ibâdet idemeseler bile) mükâfât ve ecirler vardır.
S.Tevfik (1927) 41:8
9
Onlara di ki: "Siz arzı iki günde halk iden rabbu'l 'âlemine küfür ve şirk mi idersiniz?
S.Tevfik (1927) 41:9
10
Arzın üstündeki dağlar ve insân ve hayvân ve mezrû'ât gibi esbâb-ı bereketi ve onların mukadder rızıklarını da iki günde yaratdı ki suâl idenler içün dört günde tamam oldı.
S.Tevfik (1927) 41:10
11
Sonra semânın ḣalkına geçdi. Gök bir duman idi. Ona ve arza "İster istemez ölünüz" didi. Onlar da: "Sana muti' ve münkâd geldik ve öldük" didiler.
S.Tevfik (1927) 41:11
12
Gökleri iki günde yedi semâ olarak yaratdı ve her semâya emr-i tedbîrini vahy itdi ve semâ-yı dünyâyı yıldızlarla tezyîn ve şeytânlardan hıfz iyledi. İşte bütün bunlar gâlib ve kâdir, bilici Allâh'ın takdîridir.
S.Tevfik (1927) 41:12
13
Eğer müşrikler da'vetinden yüz çevirirlerse onlara di ki: "Sizi 'Âd ve Semûd sâ'ikası gibi sâ'ika ile inzâr iderim."
S.Tevfik (1927) 41:13
14
Onlara, Allâh'dan başkasına 'ibâdet itmeyin diye önlerinden ve arkalarından rasûller geldikde: "Eğer rabbimiz istese idi melekler gönderirdi. Biz sizin irsâl olundığınız şeyi inkâr ideriz." didiler.
S.Tevfik (1927) 41:14
15
Ama 'Âd kavmi yeryüzünde bigayr-ı hak ululuk ve kibir ve gurûr gösterdiler ve : "Bizden kuvvet cihetiyle daha şiddetli kim vardır?" didiler. Halbuki onlar âyetlerimizi 'inâd ile inkâr iderlerdi.
S.Tevfik (1927) 41:15
16
Onlar üzerine nahs günlerde şiddetli ve soğuk rüzgâr gönderdik ki dünyâda zillet ve rüsvâylık 'azâbını tatdıralım ve âhiret 'azâbı daha ziyâde zelîl ve rüsvây ider ve onlara âhiretde yardım da olunmaz.
S.Tevfik (1927) 41:16
17
Ve ammâ Semûd kavmine yol gösterdik. Fakat onlar körlüği hidâyet üzerine tercîh iylediler. Bunun üzerine dünyâda kazandıkları küfür ve me'âsî sebebiyle onları şiddetli 'azâb yıldırımı urub helâk itdi.
S.Tevfik (1927) 41:17
18
Ve îmân idenleri kurtardık ki onlar Allâh'dan sakınur ve Allâh yolunda infâk iderlerdi.
S.Tevfik (1927) 41:18
19
Allâh'ın düşmanları olan müşrikler ve münâfıklar cem' olunub hep birden cehenneme sevk olunurlar.
S.Tevfik (1927) 41:19
20
O günde, oraya vâsıl olmazdan evvel işledikleri şeyler hakkında kulakları ve gözleri ve derileri şehâdet iderler.
S.Tevfik (1927) 41:20
21
Onlar derilerine: "Ne içün 'aleyhimize şehâdet idersiniz?" dirler. Derileri de: "Bizi, her şeyi intâk iden Allâh söyletdi. O sizi ilk def'a halk itdi ve O'na râci' olursunuz." cevâbını virirler.
S.Tevfik (1927) 41:21
22
Siz halkdan gizlediğiniz şeyleri 'aleyhinize olarak kulaklarınızın, gözlerinizin ve derillerinizin şehâdet ideceğini mülâhaza itmezdiniz ki onlardan gizleyesiniz ve lâkin zan itdiniz ki Allâh Te'âlâ işlediğiniz şeylerin ekserîsini bilmez.
S.Tevfik (1927) 41:22
23
Ve işte rabbinize bu zannınız sizi helâk itdi ve hâsirlerden oldınız.
S.Tevfik (1927) 41:23
24
Eğer sabır itseler veyâ feryâd itseler onların yerleri cehennemdir. Eğer Allâh'ın hoşnûd olmasını te'mîn içün dünyâya rücû' itmeği isteseler bu da kabûl olunub geri gönderilmezler.
S.Tevfik (1927) 41:24
25
Dünyâda onlara karîn iylediğimiz şeytânlar ve hevâları, önlerinde ve arkalarında ve her taraflarında olan şeyleri onlara güzel gösterdiklerinden, onlardan evvel geçen cin ve insden akvâm gibi üzerlerine 'azâb hak oldı. Onlar hâsirlerden idiler.
S.Tevfik (1927) 41:25
26
Ve kâfirler: "Bu Kur'ân'ı dinlemeyin ve onunla alay ve istihzâ idin, belki bu sâyede ona gâlib olursunuz" didiler.
S.Tevfik (1927) 41:26
27
Elbette biz kâfirlere şiddetli 'azâbı tatdırırız ve işledikleri fenâ 'amelleriyle cezâlandırırız.
S.Tevfik (1927) 41:27
28
İşte Allâh'ın düşmanlarının cezâsı cehennemdir ki orada, âyetlerimizi 'inâden inkâr iylediklerinin cezâsı olarak onlara dâimî bir mesken vardır.
S.Tevfik (1927) 41:28
29
Cehenneme giren kâfirler: "Yâ Rabbî! Cinden ve insândan bizi yolumuzdan şaşıranları bize göster ki cehennemin en aşağısında bulunanlardan olmaları içün onları ayaklarımızın altına alalım" dirler.
S.Tevfik (1927) 41:29
30
"Rabbimiz Allâh'dır" diyen ve sonra hak dîn üzerinde kâim olanlara: "Korkmayın ve mahzûn olmayın, size va'd olunan cennet ile müjdelenin" diye melekler inerler.
S.Tevfik (1927) 41:30