1
Allâh latîf ve mecîddir.
3
Size yakın bir yerde, bu mağlûbiyetden sonra dokuz senede galebe ideceklerdir.
4
Evel ve âhir emir Allâh'ındır. O günde mü'minler. Allâh'ın virdiği nusretle memnûn olurlar.
5
Allâh'ın nusretiyle, Allâh dilediğine nusret virir. O, intikâma kâdir ve kullarına rahîmdir.
6
Allâh Te'âlâ bunı va'd itdi. Allâh va'dinde halef itmez ve lâkin nâsın ekserîsi bunı bilmezler.
7
Onlar dünyâ hayâtından zâhir olan şeyleri bilirler ve âhiret umûrundan gâfillerdir.
8
Onlar, Allâh'ın gökleri ve yeri ve ikisi arasındaki şeyleri ancak hak olarak ve vakit ve zamân-ı mu'ayyen içün halk itdiğini kendi nefislerinde tefekkür itmezler mi? Tahkîk nâsdan ekserîsi rablerine mülâkî olacaklarını inkâr iderler.
9
Onlar arzda seyr u seyahat idüb kendilerinden evvelki kavimlerin 'âkıbeti nasıl oldığına nazar itmezler mi? O akvâm-ı sâlife kuvvet cihetinden onlardan daha şiddetli idiler. Arzı, onların i'mârlarından daha ziyâde eküb i'mâr iylediler. Ve onlara mu'cizât-ı zâhire ile rasûller geldi. Allâh Te'âlâ onlara zulüm ider olmadı ve lâkin kendi kendilerine zulüm itdiler.
10
Sonra 'isyân idenlerin 'âkıbeti Allâh'ın âyetlerini tekzîb idüb onlarla istihzâ iylediklerinden pek fenâ bir 'ukûbet oldı.
11
Allâh Te'âlâ halkı ibtidâen yaradır, sonra dirildüb ba's ider. Sonra O'na râci' olursunuz.
12
Kıyâmet kopdığı günde beht ve hayretle sükût iderler.
13
Allâh'a şerîk ittihâz iyledikleri ma'bûdlarından kendilerine şefâ'atci ve yardımcı olmaz ve onlara da küfür iderler.
14
Kıyâmet kopdığı günde insânlar ayrılurlar.
15
Îmân idüb 'amel-i sâlih işleyenler çiçekler ve nehirler ile müzeyyen bağçelerde sürûr ve hubûrda olurlar.
16
Küfür iden ve âyetlerimizi ve âhireti tekzîb iyleyenler 'azâbda hâzır bulundırılur.
17
Akşam ve sabah vakitlerinde Allâh Te'âlâ'yı tesbîh ve tenzîh idin.
18
Göklerde ve yerde hamd yalnız O'na mahsûsdur. İkindi ve öğle vakitlerinde de O'na hamd iyleyin.
19
Ölüden diriyi ve diriden ölüyü çıkarır. Ve toprağı öldükden sonra dirildir. Siz de bu sûretle kabirlerden çıkarsınız.
20
Cenâb-ı Hakk'ın kudreti 'alâmetlerindendir ki sizi toprakdan yaratdı, sonra beşer olub dünyâ yüzünde dağıldınız.
21
Allâh Te'âlâ'nın kudreti 'alâmetlerindendir ki onlarla ülfet ve ünsiyet itmeniz içün size kendi cinsinizden zevceler halk itdi. ve aranızda meveddet ve rahmet kıldı. Bunlarda da tefekkür iden kavim içün 'ibretler vardır.
22
Göklerin ve yerin halkı ve lisânlarınızın ve renklerinizin ihtilâfı O'nun kudret-i bâliğasının 'alâmetlerindendir. Bütün bunlarda tefekkür iden kavim içün 'ibretler vardır.
23
Gice ve gündüzde uykunuz ve O'nun fazl ve kereminden tahsîl-i me'âşe sa'yiniz kudret-i ilâhiyenin 'alâmetlerindendir. Bütün bunlarda hakkı işiden kavim içün 'ibretler vardır.
24
Size şimşeği havf ve tam' ile (yıldırımdan korku ve rahmet nüzûlünü tam') göstermesi ve semâdan su indirüb onunla ölmüş yeri ihyâ itmesi kudret-i semâdiyesinin 'alâmetlerindendir. Bunlarda ta'akkul iden kavim içün 'ibretler vardır.
25
Göğün ve yerin, emriyle böyle mu'allâkda durması O'nun kudretinin 'alâmetlerindendir. Sonra sizi yerin içinde iken da'vet idince hepiniz derhâl çıkarsınız.
26
Göklerde ve yerde olanlar hep O'nundur. Ve cümlesi O'na mutî' ve münkâdlardır.
27
O'dur ki halkı ibtidâen yokdan yaratdı, sonra ba's ve i'âde ider. Bu O'nun içün kolaydır. Ve O'nun göklerde ve yerde vasf-ı a'lâsı vardır. ('Ulviyet ve münezzehiyet ile mevsûfdur). Ve O, gâlib ve kâdir ve ef'âlinde hakîmdir.
28
Allâh size kendi nefsinizden mesel darb ider. Size virdiğimiz ni'metlerimize malınız olan köle ve câriyelerinizin şerîk olmasını ve bunlarda sizinle müsâvî olmalarını ve onlardan kendi nefsinizden korkdığınız gibi korkmanızı ister misiniz? Öyle şeyleriniz var mı? İşte aklı olub tefekkür iden kavim içün biz âyetlerimizi böyle tafsîl iyleriz.
29
Belki nefislerine zulüm idenler bilmeyerek hevâlarına tâbi' oldılar. Allâh'ın, yolundan şaşırtdıını kim hidâyet ider? Ve onlara yardımcı da yokdur.
30
Yâ Muhammed! Hakka mâyil ve bâtıldan müctenib oldığın halde vechini Allâh'ın nâsı, üzerinde halk iylediği dîn-i fıtrîye müteveccih kıl. Allâh'ın halk iylediğinde tebdîl yokdur. Kavî ve müstakîm dîn budur ve lâkin nâsın ekserîsi bunı bilmezler.
Sonraki 30 ayet →