Ana SayfaMealler › Süleyman Tevfik (1927)
ST

Süleyman Tevfik (1927)

Süleyman Tevfik (1927)
Süleyman Tevfik (1927) meali ile okumaya başla
Kasas 1 / 88
1
Tûbâ ve Sidretü'l Müntehâ ve Muhammed Mustafa hakkıyçün.
S.Tevfik (1927) 28:1
2
Bu âyetler kitâb-ı mübînin âyetleridir.
S.Tevfik (1927) 28:2
3
Îmân iden kavmin 'ibret almaları içün biz sana Mûsâ ve Fir'avn'ın haberinden ba'zısını doğrı olarak okuruz.
S.Tevfik (1927) 28:3
4
Fir'avn arz-ı Mısır'da kibir ve tecebbür ile her birini bir işde istihdâm itmek üzere ahâlîyi, fırka fırka itdi ve onlardan bir tâifeyi za'îf ve nâtüvân iyleyüb erkek evlâdlarını katl ve kadın evlâdlarını hayâtda terk iyledi. Tahkîk o, müfsidlerden idi.
S.Tevfik (1927) 28:4
5
Mısır diyârında hakîr ve za'îf olanlara lütuf ve 'inâyet itmek ve onları metbu' ve imâmlar kılub Fir'avn'ın ve kavminin emvâl ve emlâkine vâris iylemek murâd itdik.
S.Tevfik (1927) 28:5
6
Onlara arzda kuvvet ve temkîn virir, Fir'avn ve Hâmân (en büyük vezîr) ile 'asker ve kavmine onlardan hazr iyledikleri şeyi gösteririz.
S.Tevfik (1927) 28:6
7
Mûsâ'nın vâlidesine: "Onı emzir, ona bir zarar gelmesinden korkdığında denize at, korkma ve mahzûn olma. Biz onı sana i'âde ideceğiz ve mürsellerden kılacağız." diye vahy itdik.
S.Tevfik (1927) 28:7
8
Onlara düşman ve sebeb-i hüzün ve felâket olması içün Mûsâ'yı Fir'avn 'âilesi bulub aldı. Tahkîk Fir'avn ve Hâmân ile 'askerleri hatâ işlerlerden idiler.
S.Tevfik (1927) 28:8
9
Fir'avn'ın zevcesi (zevcine) "Bu çocuk bana ve sana kurrete'l 'ayn olsun. Onı katl itme. Şâyed ki bize fâidesi ola ve yâhud onı kendimize evlâd ittihâz ideriz" didi. Onlar bilmezlerdi.
S.Tevfik (1927) 28:9
10
(Mûsâ'yı Fir'avn'ın bulub aldığını haber alınca) Vâlide-i Mûsâ'nın kalbi (sabır ve akıldan) boşaldı. Eğer onun kalbine va'dimize inananlardan olması içün sabır ve sebâtı rabt itmemiş olsa idik onlara Mûsâ'nın sırrını az kaldı izhâr idecekdi.
S.Tevfik (1927) 28:10
11
Vâlide-i Mûsâ, Mûsâ'nın kız kardaşına: "Git ondan bir haber al" didi. Merkûme gidüb çocuğı Fir'avn'ın zevcesinin yanında gördi. Onlar bunun, Mûsâ'nın kız kardaşı oldığını bilmezlerdi.
S.Tevfik (1927) 28:11
12
Kız kardaşı gelüb görmezden evvel Mûsâ'ya süd analarının südüni harâm itdik. (Çocuğun emmediğini görünce) Mezbûre "Onı der'uhde idecek bir 'âile haber vireyim mi?" Onlar çocuğa iyi bakarlar" didi.
S.Tevfik (1927) 28:12
13
Gözi aydın olması ve mahzûn olmaması ve Allâh'ın va'dinin hak oldığını bilmesi içün Mûsâ'yı vâlidesine red iyledik ve lâkin insânların ekserîsi Allâh'ın va'dinin hak oldığını bilmezler.
S.Tevfik (1927) 28:13
14
Vaktâ ki Mûsâ sinn-i rüşd ve kemâle vâsıl oldı, ona nübüvvet ve 'ilim virdik. Biz muhsinleri bu vecihle mükâfât iyleriz.
S.Tevfik (1927) 28:14
15
Ahâlîsinin uykuda oldukları bir zamânda Mûsâ, Mısır'a dâhil oldı. Biri kendi kabîlesinden ve diğeri düşmanlarından olan iki kişinin gavga itmekde olduklarını gördi. Kabîlesinden olan, dümanı bulunan şahıs üzerine ondan yardım istedi. Mûsâ kıbtînin göğsüne itdi. Ve o anda herif düşüb öldi. Mûsâ: "Bu şeytânın işidir. Zîrâ o mudill ve âşikâr düşmandır." didi.
S.Tevfik (1927) 28:15
16
Mûsâ: "Yâ Rabbî! Ben nefsime zulm itdim. Beni mağfiret it" didi. Cenâb-ı Hak onı mağfiret idüb bağışladı, çünki Allâh gafûr rahîmdir.
S.Tevfik (1927) 28:16
17
Mûsâ yine: "Yâ Rabbî! Bana in'âmın hakkıyçün mücrimlere yardımcı olmakdan beni hıfz buyur" didi.
S.Tevfik (1927) 28:17
18
Memleketde havf ve endîşe ile sabahladı. O sırada dün yardım itdiği adam, (diğer biriyle nizâ' iderken) gelüb ondan meded istemekle: "Sen âşikâr bir azgın adamsın" didi.
S.Tevfik (1927) 28:18
19
Vaktâ ki Mûsâ kendi ile kendinden yardım isteyenin düşmanı olan şahsı tutmak istedikde merkûm: "Yâ Mûsâ! Dün birini katl iylediğin gibi beni de katl itmek mi istersin? Dimek ki sen arzda ıslâh idenlerden değil cabbârlardan olmağı murâd idersin" didi.
S.Tevfik (1927) 28:19
20
Şehrin uzak tarafından bir adam koşarak gelüb: "Yâ Mûsâ! Bir takım adamlar seni öldürmek içün aralarında karâr viriyorlar. Hemân şehirden çıkub git. Ben sana nasîhat idenlerdenim" didi.
S.Tevfik (1927) 28:20
21
Mûsâ etrâfına bakınarak ve korkarak Mısır'dan çıkdı: "Yâ Rabbî! Beni zâlim olan kavimden kurtar" didi.
S.Tevfik (1927) 28:21
22
Medyen cihetine teveccüh itmeğe başladıkda: "Ümîd iderim ki rabbim beni doğrı yola hidâyet ider" didi.
S.Tevfik (1927) 28:22
23
Medyen şehrinin kenarındaki çeşmenin yanına geldikde orada hayvânlarını sulamakda olan bir takım adamlar buldı. Biraz ötede, koyunlarını diğer sürülere karışmamak içün muhâfaza ile uğraşan iki kadın gördi ve onlara: "Hâliniz nedir? Niçün hayvânlarınızı sulamıyorsunuz?" didi. Onlar: "Bütün çobanlar gitmedikce biz sulamayız. Pederimiz bir ihtiyâr adamdır." didiler.
S.Tevfik (1927) 28:23
24
Mûsâ o kadınların hayvânlarını suladıkdan sonra bir gölgeye çekilerek: "Yâ Rabbî! Bana inzâl iylediğin hayırdan dolayı fakîr oldum" didi.
S.Tevfik (1927) 28:24
25
Hayvânlarını alub giden kadınlardan biri kemâl-i hayâ ile yürüyerek Mûsâ'nın yanına geldi. Ve: "Bizim hayvânlarımızı suladığının ücretini virmek içün babam seni da'vet idiyor" didi. Mûsâ Şu'ayb'ın nezdine gelüb Mısır'daki kıssayı nakl ve hikâye iyledikde Şu'ayb: "Korkma, zâlim kavimden kurtuldun" didi.
S.Tevfik (1927) 28:25
26
Kızlardan biri pederine: "Ey babam! Bunı ücretle tut. Çünki şimdiye kadar ücretle tutduklarının hepsinden hayırlısı, kuvvetli ve emniyetlidir" didi.
S.Tevfik (1927) 28:26
27
Şu'ayb Mûsâ'ya: "Ben sana sekiz sene hidmet itmek şartıyla şu iki kızımdan birini nikâh itmek istiyorum. Eğer hidmetini on seneye itmâm ider isen tarafından bir şey yapmış olursun. Ben sana zahmet virmek istemem, inşâallah beni sâlihlerden bulursun" didi.
S.Tevfik (1927) 28:27
28
Mûsâ bu teklîfi kabûl ile: "Bu, aramızda bir 'ahid ve karârdır. İki müddetin (sekiz veyâ on senenin) hangisini itmâm ider isem benim üzerime te'addî itmezsin. Allâh Te'âlâ bu kavlimize şâhid ve hâfızdır" didi.
S.Tevfik (1927) 28:28
29
Mûsâ müddeti itmâm idüb ehli ile Mısır'a gitmek üzere yola çıkdıkda Tûr dağı tarafında bir ateş gördi. Ehline: "Durınız, ben bir ateş gördüm. Belki oradan size bir haber veyâ ateş közi getiririm de ısınırsınız" didi.
S.Tevfik (1927) 28:29
30
Vaktâ ki Mûsâ o ateşin yanına geldi. Sağ tarafındaki vâdînin kenarındaki bir mahall-i mübârekdeki şecereden: "Yâ Mûsâ! Ben 'âlemlerin rabbi olan Allâh'ım" diye nidâ olundı.
S.Tevfik (1927) 28:30