Ana SayfaMealler › Süleyman Tevfik (1927)
ST

Süleyman Tevfik (1927)

Süleyman Tevfik (1927)
Süleyman Tevfik (1927) meali ile okumaya başla
Neml 1 / 93
1
Tûbâ ve Sidretü'l Müntehâ hakkıçün bu âyetler Kur'ân ve kitâb-ı mübînin âyetleridir.
S.Tevfik (1927) 27:1
2
Mü'minlere rehber-i hidâyet ve beşâretdir.
S.Tevfik (1927) 27:2
3
Onlar namâzlarını erkân ve âdâbıyla kılar ve zekâtlarını virir ve âhirete şübhesiz inanırlar.
S.Tevfik (1927) 27:3
4
Âhirete îmân itmeyenlere 'amellerini müzeyyen kıldık ve dalâletde sergerdân ve mütehayyirdirler.
S.Tevfik (1927) 27:4
5
Onlara dünyâda fenâ ve şiddetli 'azâblar vardır. Âhiretde ise en ziyâde zarar idenler onlardır.
S.Tevfik (1927) 27:5
6
(Yâ Muhammed) Sen Kur'ân'ı, emrimde hikmet-i bâliğa sâhibi ve her şeyi bilici Allâh Te'âlâ tarafından telâkkî idersin.
S.Tevfik (1927) 27:6
7
Vaktâ ki Mûsâ ehline: "Ben bir ateş gördüm. Size odan bir haber veyâhud ısınasınız içün bir parça parlak ateş getireyim" didi.
S.Tevfik (1927) 27:7
8
O ateşin yanına geldikde ona: "Ateşde ve etrâfında olanlar mübârek kılındı. 'Âlemlerin rabbi olan Allâh münezzehdir."
S.Tevfik (1927) 27:8
9
"Yâ Mûsâ tahkîk ben kâdir ve gâlib ve emrinde hakîm olan Allâh'ım"
S.Tevfik (1927) 27:9
10
"Ve 'asânı yere bırak" diye nidâ olundı. Mûsâ yere bırakdığı 'asâyı canlı gibi hareket ider gördükde arkasına dönüb kaçdı ve 'asâyı ta'kîb itmedi. O zamân: "Yâ Mûsâ korkma. Rasûller benim nezdimde korkmazlar" buyuruldı.
S.Tevfik (1927) 27:10
11
"Ancak onlar ki nefislerine zulüm itdiler, sonra fenâlığı eyiliğe tebdîl idüb tevbe iylediler. Ben onları 'afv itdim. Çünki gafûr rahîmim."
S.Tevfik (1927) 27:11
12
"Ve elini koynuna sok. Onı üzrinde lekesiz beyaz ve müşa'şa' çıkarırsın, dokuz mu'cize ile Fir'avn kavmine git. Tahkîk onlar fâsık bir kavimdir" dinildi.
S.Tevfik (1927) 27:12
13
Vaktâ ki Mûsâ ile mu'cizâtımız Fir'avn kavmine âşikâr ve bedîhî olarak geldikde "Bu metîn ve âşikâr bir sihirdir" didiler.
S.Tevfik (1927) 27:13
14
Ve onlara karşı 'inâden, nefisleri bunların sihir olmayub mu'cize oldığına yakînen kâni' iken mücerred kibir ve zulümleri ile inkâr iylediler. Bak (Yâ Muhammed) müfsidlerin 'âkıbeti nasıl oldı.
S.Tevfik (1927) 27:14
15
Ve tahkîk biz Dâvûd'a ve Süleymân'a 'ilim virdik. Onlar: "Bizi kullarından bir çoğı üzerine tafdîl iden Allâh Te'âlâ'ya hamd ve senâ iyleriz" didiler.
S.Tevfik (1927) 27:15
16
Ve Süleymân Dâvûd'a vâris oldı. Ve: "Ey Nâs! Bize kuşların lisânı ta'lîm olundı ve her şeyden virildi bu âşikâr bir fazl ve keremdir" didi.
S.Tevfik (1927) 27:16
17
Süleymân'a cinden ve insânlardan ve kuşlardan 'askeri cem' ve sevk olundı.
S.Tevfik (1927) 27:17
18
Hattâ karınca vâdîsine geldiklerinde bir karınca nidâ idüb: "Ey Karıncalar! Meskenlerinize ve deliklerinize giriniz, Süleymân ve 'askeri bilmeyerek sizi ayak altında ezmesün" didi.
S.Tevfik (1927) 27:18
19
Bunı işiden Süleymân tebessüm iderek güldi: ve "Yâ Rabbî! Beni muvaffak iyle ki kendime ve vâlideynime olan ni'metine şükür ideyim ve senin razı olacağın 'amel-i sâlihi işleyeyim. Ve beni rahmetinle sâlih kulların zümresine idhâl it" diye du'â itdi.
S.Tevfik (1927) 27:19
20
'Askeri meyânında olan kuşlardan birini araşdırub: "Hüdhüd'i görmüyorum, nereye gitdi? Yoksa burada değil mi idi?
S.Tevfik (1927) 27:20
21
Onı şiddetli 'azâb ile 'azâb iderim. Yâhud zebh iylerim veyâhud bana mühim bir haber ve burhân getirir de 'adem-i huzûrı sebebini beyân ider" didi.
S.Tevfik (1927) 27:21
22
Hüdhüd biraz sonra geldi ve Süleymân'a: "Senin görmediğin şeyi gördüm. Ve sana Sabâ memleketinden doğrı bir haber getirdim."
S.Tevfik (1927) 27:22
23
"Ben, onlara pâdişâhlık iden bir kadın buldum ki ona her şey, mal ve mülk, satvet ve şevket, refâh ve devlet virilmişdi ve onun pek büyük bir tahtı vardır."
S.Tevfik (1927) 27:23
24
"Onı ve kavmini Allâh'dan başka güneşe secde iderler buldum. Onlara şeytân 'amellerini tezyîn itmiş ve Allâh yolundan onları men' iylemişdir. Bunun içün onlar tarîk-i hidâyete gitmezler."
S.Tevfik (1927) 27:24
25
"Şeytân, göklerin ve yerin bütün gizli şeylerini ve kavmin sakladıklarını ve âşikâr iylediklerini bilen Allâh Te'âlâ'ya secde itmemeleri içün onları aldatdı."
S.Tevfik (1927) 27:25
26
"O Allâh Te'âlâ ki O'ndan gayrı ilâh yokdur ve 'arş-ı 'azîmin rabbidir" didi.
S.Tevfik (1927) 27:26
27
(Hüdhüd'ün bu sözlerini işiden Süleymân) "Bakalım sen bu haberinde doğrı mısın yoksa yalan mı söyledin."
S.Tevfik (1927) 27:27
28
"Bu mektûbumı alub götür o kavme at. Sonra bir tarafa çekilüb gizlenerek ne vecihle cevâba mürâca'at iderler gör" didi.
S.Tevfik (1927) 27:28
29
(Hüdhüd mektûbı getirüb Belkıs'ın önüne atdıkda) "Ey Eşrâf-ı memleket! Bana bir mübârek mektûb atıldı." didi.
S.Tevfik (1927) 27:29
30
(Kimden suâline cevâben) "Süleymân'dan olub mündericâtı besmeledir."
S.Tevfik (1927) 27:30