Ana SayfaMealler › Süleyman Tevfik (1927)
ST

Süleyman Tevfik (1927)

Süleyman Tevfik (1927)
Süleyman Tevfik (1927) meali ile okumaya başla
Nur 1 / 64
1
Bu, inzâl ve icrâ-yı ahkâmını farz itdiğimiz bir sûredir ki tezekkür idesiniz içün onda âşikâr ve beyân idici âyetler indirdik.
S.Tevfik (1927) 24:1
2
Zinâ iden kadın ile zinâ iden erkekden her birine yüz celde (değnek) urınız. Eğer Allâh Te'âlâ'ya ve yevm-i âhirete îmân idenlerden iseniz onlara ahkâm-ı dînin icrâsında sizi rahm ve şefkat almasun. Onların 'azâbına mü'minlerden bir tâife hâzır olsun müşâhede itsün.
S.Tevfik (1927) 24:2
3
Zânî ancak zâniyeyi ve yâhud müşrikeyi nikâh ider ve zâniyeyi de yâ zânî veyâ müşrik nikâh iyler. Bunlar mü'minlere harâm kılındı.
S.Tevfik (1927) 24:3
4
Muhsin (nâmuslı) olan kadınlara isnâd-ı zinâ idenler, bu husûsda dört şâhid getirmezlerse onlara seksan celde urınız ve ebeden şehâdetlerini kabûl itmeyiniz. Zîrâ onlar fâsıklardır.
S.Tevfik (1927) 24:4
5
Ancak isnâd-ı zinânın cezâsını gördükden sonra tevbe idüb ıslâh-ı ahvâl ide. (Onun şehâdeti kabûl olunur). Allâh bağışlayıcı ve kullarına mübâlağa ile rahmet idicidir.
S.Tevfik (1927) 24:5
6
Zevcelerine isnâd-ı zinâ idüb kendi nefislerinden başka şâhidi olmayanların şehâdeti: Dört def'a sâdık oldığına şehâdetdir ("Allâh'ı işhâd iderim ki ben sâdıkım" dir).
S.Tevfik (1927) 24:6
7
Beşinci def'a da: "Eğer kâziblerden isem Allâh'ın la'neti üzerime olsun" dimelidir.
S.Tevfik (1927) 24:7
8
Zinâ isnâd olunan zevce de dört def'a yemîn ile zevcinin yalancı oldığına şehâdet ider ise kendinden 'azâbı def' ider.
S.Tevfik (1927) 24:8
9
Beşincide: "Eğer zevcim sâdık ise Allâh'ın la'neti benim üzerime olsun" diye yemîn iyler.
S.Tevfik (1927) 24:9
10
Eğer Allâh'ın üzerinize fazl ve rahmeti olmasa idi ('azâbınızı ta'cîl iderdi). Tahkîk Allâh tevbe idenin tevbesini kabûl ider ve muktezâ-yı hikmeti icrâ iyler.
S.Tevfik (1927) 24:10
11
Sizden bir cemâ'at ifk ile (Cenâb-ı Aişe'ye iftirâ ile) geldiler [¹] Bunı sizin içün şerdir zan itmeyin, belki hayırdır. [²] Onlardan her biri içün günâhdan kazandığı vardır (iftirâya iştirâki derecesinde cezâ olunur) Onlardan ifkin büyüğüni îcâd idenlere de büyük 'azâb mukarrerdir. [³]
S.Tevfik (1927) 24:11
12
(İftirâyı) işitdikleri zamân erkek ve kadın mü'minler, kendi nefislerine hayırlı olacağını bilerek neden "Bu âşikâr bir iftirâdır" dimediler?
S.Tevfik (1927) 24:12
13
Müfterîler ne içün bu iftirâlarına dört şâhid getirmediler? Mâdâm ki dört şâhid getiremediler, onlar Allâh'ın 'indinde yalancılardır.
S.Tevfik (1927) 24:13
14
Eğer Allâh'ın size dünyâ ve âhiretde fazlı ve rahmeti olmasa idi bu iftirânız sebebiyle size büyük 'azâb olurdı.
S.Tevfik (1927) 24:14
15
Onı birbirinize ilkâ ider ve haber virirsiniz. 'İlminiz olmayan şeyi lisânınızla söylersiniz. Onı kolay zan idersiniz. Halbuki o iftirâ ve kelâm Allâh'ın 'indinde büyükdür.
S.Tevfik (1927) 24:15
16
Bunı işitdiğinizde: Ne içün "Böyle şeyleri söylemek ve lisâna almak bize lâyık değildir. Yâ Rabbî sen her 'ayıbdan münezzehsin. Bu büyük bir bühtândır" dimediniz?
S.Tevfik (1927) 24:16
17
Eğer mü'minlerden iseniz ebediyyen böyle bir şeye 'avdet itmemenizi Allâh size va'z ider.
S.Tevfik (1927) 24:17
18
Ve size âyetlerini beyân iyler. Allâh her şeyi bilir ve muktezâ-yı hikmeti icrâ ider.
S.Tevfik (1927) 24:18
19
Mü'minler arasına fuhuş şâyi' olmasını arzu idenlere dünyâ ve âhiretde elemli 'azâb vardır. Allâh bilir ve siz bilmezsiniz.
S.Tevfik (1927) 24:19
20
Eğer Allâh'ın üzerinize fazl ve keremi olmasa idi ('azâb olunurdınız) ve Allâh Te'âlâ kullarına ra'fet ve şefkat sâhibi ve merhametlidir. [¹]
S.Tevfik (1927) 24:20
21
Ey Îmân İdenler! Şeytânın izine ve ilkââtına tâbi' olmayınız. Şeytân kendine tâbi' olanlara fenâ şeyler ve münker ile emr ider. Eğer üzerinize Allâh'ın fazlı ve rahmeti olmasa idi sizden hiç biriniz bu iftirânın çirkinden temizlenmezdi. Ve lâkin Allâh Te'âlâ dilediğini tathîr ider. Allâh işidir ve bilir.
S.Tevfik (1927) 24:21
22
Sizden sâhib-i fazl ve kerem ve si'a olan, akrabâsına ve fukarâya ve Allâh'ın yolunda muhâcirlere ihsân itmemeğe yemîn itmesün ve onlara 'afv ve safh ile mu'âmele itsün. Allâh'ın sizi mağfiret buyurmasını istemez misiniz? Allâh gafûr rahîmdir. [²]
S.Tevfik (1927) 24:22
23
Hiç bir şeyden haberleri olmayan müslümân ve 'iffet sâhibi kadınlara isnâd-ı zinâ idenler dünyâ [ve] âhiretde la'net olundılar. Onlara büyük 'azâb vardır.
S.Tevfik (1927) 24:23
24
Yevm-i kıyâmetde iftirâ idenlerin dilleri, elleri ve ayakları dünyâda işledikleri şeye şehâdet iderler.
S.Tevfik (1927) 24:24
25
O günde Allâh Te'âlâ onlara dînlerini (alacaklarını) hakkıyla öder. (Cezâlarını istihkâkları vechile virir.) Ve Allâh'ın mübîn ve âşikâr hak oldığını bilirler.
S.Tevfik (1927) 24:25
26
Fenâ kadınlar fenâ erkeklere, fenâ erkekler fenâ kadınlara, eyi kadınlarr eyi erkeklere ve eyi erkekler eyi kadınlara lâyıkdırlar. Onlar (iftirâ olunanlar) o iftirâdan berîdirler. Onlar içün mağfiret ve rızk-ı kerîm olan cennet vardır.
S.Tevfik (1927) 24:26
27
Ey Mü'minler! Kendi hânenizden gayrı hânelere, sâhiblerinden istizân itmedikce ve onlara selâm virmedikce dâhil olmayınız. Eğer düşünür iseniz bu sizin içün hayırlıdır.
S.Tevfik (1927) 24:27
28
Eğer o hâne veyâ odada kimse bulmaz iseniz size izin virilmedikce girmeyiniz. Eğer izin istediğinizde size dönünüz denilür ise dönünüz. Bu sizin içün daha temizdir. Allâh Te'âlâ işlediğinizi bilir.
S.Tevfik (1927) 24:28
29
Kimsenin sâkin olmadığı ve sizin içün onda istifâde bulundığı (soğukdan ve sıcakdan ve sâireden tehaffuz gibi) hânelere istizânsız girmenizde size günâh yokdur. Allâh Te'âlâ sizin izhâr itdiğiniz ve gizlediğiniz şeyleri bilir.[¹]
S.Tevfik (1927) 24:29
30
(Yâ Muhammed) Mü'minlere söyle ki: Nazarı harâm olan şeylerden gözlerini men' itsünler ve ferclerini hıfz iylesünler. ('Avret yerlerini örtsünler). Bu tarz hareket onlar içün temiz ve nâfi'dir. Allâh onların ef'âline haberdârdır.
S.Tevfik (1927) 24:30