Ana SayfaMealler › Süleyman Tevfik (1927)
ST

Süleyman Tevfik (1927)

Süleyman Tevfik (1927)
Süleyman Tevfik (1927) meali ile okumaya başla
Meryem 1 / 98
1
Allâh kullarına kâfîdir. Onları doğrı yola görtürir. Eli bütün ellerden üstündür. Her şeyi bilir, kavlinde ve va'dinde sâdıkdır.
S.Tevfik (1927) 19:1
2
Bu âyetler rabbinin kulı Zekeriyâ'ya rahmetinin zikir ve beyânıdır.
S.Tevfik (1927) 19:2
3
Zikr it şunı ki Zekeriyâ rabbine gizli olarak du'â itdi.
S.Tevfik (1927) 19:3
4
"Yâ Rabbî! Kemiklerim incelüb za'îf oldı ve başımın kılları ağarub parladı. Bu müddet zarfında Yâ Rabbî! Senin 'ibâdetinde şakî olmadım."
S.Tevfik (1927) 19:4
5
"Benden sonra bana halef ve velî olacakların (sana 'isyân itmelerinden) korkuyorum. Zevcem ise kısırdır, bana taraf-ı ulûhiyetinden bir velî ihsân it ki,"
S.Tevfik (1927) 19:5
6
"Bana ve 'Al-i Ya'kûb'a vâris olsun. Yâ Rabbî onı kendilerinden razı olduklarından kıl" didi.
S.Tevfik (1927) 19:6
7
(Cenâb-ı Hak du'âsını kabûl ile) "Yâ Zekeriyâ! Biz seni ismi Yahyâ olan bir erkek evlâd ile tebşîr ideriz. Bundan evvel o isim ile kimseyi tesmiye itmedik" buyurdı. [¹]
S.Tevfik (1927) 19:7
8
Zekeriyâ: "Yâ Rabbî! Zevcem kısır ve ben bunak derecelerine vâsıl olmuş bir ihtiyârken benim evlâdım olur mı?" didi.
S.Tevfik (1927) 19:8
9
Melek: "Evet öyledir ve lâkin rabbin, 'Bu benim için kolaydır. Sen, bundan evvel hiç bir şey olmadığın halde seni yaratdım' buyurdı." didi.
S.Tevfik (1927) 19:9
10
Zekeriyâ: "Yâ Rabbî! Bana bunun içün bir 'alâmet kıl" didi. Melek de: "Senin 'alâmetin üç gün üç gice mütemâdiyen söz söylememekdir" didi.
S.Tevfik (1927) 19:10
11
(Bunun üzerine) Zekeriyâ namâzgahdan kavminin yanına çıkarak onlara sabah ve akşam rablerini tesbîh iylemelerini işâretle anlatdı.
S.Tevfik (1927) 19:11
12
Allâh Te'âlâ: "Ey Yahyâ! Kitâbı (Tevrât'ı) kuvvet ve 'azîm ile alub ahkâmına ri'âyet it" diye hitâb buyurdı ve ona sabî iken hikmet ve nübüvveti ihsân iyledi.
S.Tevfik (1927) 19:12
13
Ve ona merhamet ve rikkat-i kalb virdik, O takîlerden idi.
S.Tevfik (1927) 19:13
14
Ebeveynine hayırlı ve mutî' olub 'inâdcı ve 'âsî değildi.
S.Tevfik (1927) 19:14
15
Ona doğdığı gün, öldiği gün ve tekrâr dirilerek ba's olundığı gün Allâh'ın selâmeti olsun.
S.Tevfik (1927) 19:15
16
Kitâbda (Kur'ân'da) Meryem kıssasını zikr it. O, (yıkanmak içün) ehlinden ayrılub şark tarafında bir mekâna gitdi.
S.Tevfik (1927) 19:16
17
Ve arasına perde çekdi. O sırada ona rûhumuzı gönderdik. Gâyet yakışıklı ve tâmmu'l a'zâ bir insân hâlinde temessül itdi.
S.Tevfik (1927) 19:17
18
Meryem (Onı görince korkarak) "Senden Rahmân olan Allâh'a sığınırım. Eğer takîlerden isen (bana ziyân virme)" didi.
S.Tevfik (1927) 19:18
19
Melek: "Ben rabbinin rasûlüyüm. Sana, küfür ve me'âsîden tâhir bir evlâd virmek içün geldim." didi.
S.Tevfik (1927) 19:19
20
Meryem: "Bana bir insânın eli dokunmamış oldığı ve ben zâniyelerden bulunmadığım halde benim evlâdım olur mı?" didi.
S.Tevfik (1927) 19:20
21
Melek: "Evet öyledir. Lâkin rabbin, "Bu, bana kolaydır. Nâsa mu'cize ve tarafımızdan rahmet kılmak içün yapacağız. Bu, hükmi sâdır olmuş bir işdir" buyuruyor" didi.
S.Tevfik (1927) 19:21
22
(O veled-i mev'ûdı) hâmil olan Meryem ehlinden uzak bir mahalle gitdi.
S.Tevfik (1927) 19:22
23
Vaz'-ı haml sancısı onı kurı bir hurma ağacına dayanmağa mecbûr itdi ve kendi kendine: "Kâşki bundan evvel ölüb gide idim. Şimdi herkes tarafından unudulmuş olurdum" didi.
S.Tevfik (1927) 19:23
24
Altından bir nidâ gelüb: "Mahzûn olma, rabbin ayaklarının altından bir nehir akıtdı."
S.Tevfik (1927) 19:24
25
"O kurı hurma ağacının dalını salla, üstüne taze ve lezîz hurmalar düşecekdir"
S.Tevfik (1927) 19:25
26
"Onlardan ekl it. Ve nehirden iç ve gözün aydın olsun. İnsânlardan biri gördiğinde: 'Ben Allâh Te'âlâ'ya oruc nezr itdim. kimse ile bugün tekellüm itmem' söyle" didi.
S.Tevfik (1927) 19:26
27
Meryem oğlı kucağında olarak kavminin yanına geldi. (Onı görenler) "Ey Meryem! Ne kadar çirkin şeyle geldin"
S.Tevfik (1927) 19:27
28
"Ey Hârûn'un kız kardaşı! Baban fenâ adam ve vâliden de zâniye değildi." didiler.
S.Tevfik (1927) 19:28
29
Meryem kucağındaki çocuğa işâret itdi. Onlar, "Beşikde olan çocuk nasıl tekellüm ider?" didiler.
S.Tevfik (1927) 19:29
30
'Îsâ: "Ben Allâh'ın kuluyum. Bana kitâb ve nübüvvet virdi."
S.Tevfik (1927) 19:30