Ana SayfaMealler › Süleyman Tevfik (1927)
ST

Süleyman Tevfik (1927)

Süleyman Tevfik (1927)
Süleyman Tevfik (1927) meali ile okumaya başla
Nahl 1 / 128
1
Allâh'ın emri ('azâbı) geldi. Onı istical itmeyiniz (vaktinden evvel istemeyiniz) Allâh, müşriklerin şirkinden münezzeh ve 'âlîdir.[¹]
S.Tevfik (1927) 16:1
2
Allâh, "Benden başka ilâh yokdur, benden sakınınız, emrimi halka bildiriniz" diye kullarından dilediğine sebeb-i hayât olan vahiy ile melâikeyi indirir.
S.Tevfik (1927) 16:2
3
Allâh gökleri ve yeri hak olarak yaratdı. Müşriklerin şirklerinden 'âlî oldı.
S.Tevfik (1927) 16:3
4
İnsânı nutfeden (meniden) halk itdi. Ondan sonra insân âşikâr O'na hasım oldı.
S.Tevfik (1927) 16:4
5
En'âmı (deve, öküz, koyun, keçi) sizin içün yaratdı. Onlarda ısıdacak libâs ve sâir menâfi' vardır. Onlardan ekl idersiniz.
S.Tevfik (1927) 16:5
6
Ve onların gelüb gitmelerinde sizin içün ferah ve sürûr vardır.
S.Tevfik (1927) 16:6
7
Onlar, ancak nefsinize büyük meşâkkat virmek sûretiyle vâsıl olabileceğiniz yerlere yüklerinizi taşırlar. Tahkîk rabbiniz, kullarına ra'fet ve şefkat sâhibidir, merhametlidir.
S.Tevfik (1927) 16:7
8
Atları, katırları ve merkebleri binmeniz içün ve size zînet olarak yaratdı. Bilmediğiniz şeyleri de yaradır.
S.Tevfik (1927) 16:8
9
Doğrı yolı göstermek Allâh'a 'âiddir. Eğri yollar da vardır. Eğer Allâh isteye idi cümlenizi hidâyet iderdi.
S.Tevfik (1927) 16:9
10
O Allâh Te'âlâ'dır ki size semâdan su indirdi. Ondan içersiniz, mezrû'âtınız çıkar ve hayvânlarınızı otlatırsınız.
S.Tevfik (1927) 16:10
11
Sizin içün o su ile hubûbât, zeytun, hurma, üzüm ve her dürlü meyveleri çıkarır. Tahkîk bunlarda tefekkür idüb düşünen kavim içün 'ibretler vardır.
S.Tevfik (1927) 16:11
12
Size giceyi ve gündüzi ve güneşi ve ayı ve yıldızları müsahhar kıldı. Bunlar Allâh'ın emriyle size müsahharlardır. Tahkîk bunlarda te'akkul iden kavim içün 'ibretler vardır.
S.Tevfik (1927) 16:12
13
Ve yine size, elvân ve ecnâsı muhtelif hayvân ve nebâtdan yeryüzünde halk iylediği şeyleri müssahhar iyledi. Tahkîk bunda tezekkür iden kavim içün 'ibret vardır.
S.Tevfik (1927) 16:13
14
O Allâh Te'âlâ'dır ki, ondan taze et yimeniz, giydiğiniz hilyâtı çıkarmanız, rahmet ve fazlından rızık tahsîl itmeniz zımnında suları yararak gitdiğini gördiğiniz gemiyi üzerinde yürütmeniz içün denizi size müsahhar kıldı. T'â ki Allâh'ın ni'metlerine şükür idesiniz.
S.Tevfik (1927) 16:14
15
15,16- O arzda, sâbit kalub temâyül itmemesi içün büyük dağlar, menzilinize vusûl içün de nehirler ve yollar, yolunuzı bilmeniz içün de 'alâmetler kıldı. Karada ve denizde insânlar yıldızlarla yol bulurlar.
S.Tevfik (1927) 16:15
16
15,16- O arzda, sâbit kalub temâyül itmemesi içün büyük dağlar, menzilinize vusûl içün de nehirler ve yollar, yolunuzı bilmeniz içün de 'alâmetler kıldı. Karada ve denizde insânlar yıldızlarla yol bulurlar.
S.Tevfik (1927) 16:16
17
Halk iden halk itmeyen gibi midir? Tezekkür itmez misiniz?
S.Tevfik (1927) 16:17
18
Eğer Allâh'ın ni'metlerini ta'dâd itseniz sayamazsınız. Allâh kullarının hatâsını mağfiret idici ve onların 'aczine merhamet iyleyicidir.
S.Tevfik (1927) 16:18
19
Allâh Te'âlâ gizlediğiniz ve âşikâr iylediğiniz şeyleri bilir.
S.Tevfik (1927) 16:19
20
Müşriklerin Allâh'dan gayrı kendilerine 'ibâdet iyledikleri şeyler bir şey halk itmeğe kâdir değillerdir. Onlar mahlûklardır.
S.Tevfik (1927) 16:20
21
Putlar, hayâtdan 'ârî ölülerdir. Ne zamân ba's olunacaklarını da bilmezler.
S.Tevfik (1927) 16:21
22
İlâhınız bir tek ilâhdır. Âhirete îmân itmeyenlerin kalbleri inkâr iyleyici ve îmânı kabûlden kibir idicilerdir.
S.Tevfik (1927) 16:22
23
Allâh Te'âlâ onların gizledikleri ve âşikâr itdikleri şeyleri muhakkak bilir. Allâh Te'âlâ istikbâr idenleri sevmez.
S.Tevfik (1927) 16:23
24
Müşriklere: "Rabbiniz ne indirdi?" diye suâl idilse: "Geçen akvâmın efsânelerini" dirler.
S.Tevfik (1927) 16:24
25
Yevm-i kıyâmetde bütün kendi günâhları ile bilmedikleri halde yoldan şaşırtdıklarının günâhlarını yüklenirler. Ne çirkin yük yüklenirler.
S.Tevfik (1927) 16:25
26
Onlardan evvelki akvâm da mekr ve hîle itdiler. Allâh Te'âlâ onların temellerini esâsından kazdı ve tavanlarını, üzerlerinden başlarına düşürdi. Ve onlara bilmedikleri yerden 'azâb geldi.
S.Tevfik (1927) 16:26
27
Sonra yevm-i kıyâmetde Allâh onları dûçâr-ı zillet iderek: "Mü'minlere, onlar içün meşâkkat virdiğiniz şerîklerim nerededir?" dir. Kendilerine 'ilim virilenler: "Bugün zillet ve hakâret ve 'azâb kâfirleredir" dirler.
S.Tevfik (1927) 16:27
28
Nefislerine zulüm olundukları halde melâikenin öldürdiği kimseler o sırada inkıyâd göstererek: "Biz dünyâda fenâ bir şey işlememişdik." dirler. Evet fenâlık işlediniz. Tahkîk Allâh işlediğinizi bilir.
S.Tevfik (1927) 16:28
29
"Onda muhalled oldığınız halde cehennem kapularından giriniz: Orası kibir idenler içün ne fenâ bir makâmdır" denilür.
S.Tevfik (1927) 16:29
30
Allâh'dan sakınub ittikâ idenlere: "Rabbiniz ne inzâl itdi?" denilse "Hayır inzâl iyledi" dirler. Dünyâda iyilik idenlere iyilik vardır ve âhiret sevâbı ise daha hayırlıdır. Âhiret muttakîler içün ne güzel hânedir.
S.Tevfik (1927) 16:30