Ana SayfaMealler › Osman Fırat
Osman Fırat meali ile okumaya başla
Fetih 1 / 29
1
Muhakkak ki biz sana apaçık bir fetih verdik.
O. Fırat 48:1
2
Ki Allah, senin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlasın, senin üzerindeki nimetini tamamlasın ve seni dosdoğru yolun istikametine soksun.
O. Fırat 48:2
3
Ve güçlü bir yardımla Allah sana yardım etsin.
O. Fırat 48:3
4
O dur ki mü’minlerin kalbine sükûneti indirdi; imanlarına iman katarak imanlarını ziyadeleştirsin. Göklerin ve yerin orduları Allah’ındır ve Allah bilen ve hakîm olandır.
O. Fırat 48:4
5
Ki mümin erkekleri ve mümin kadınları altından ırmaklar akan cennetlerine devamlı kalmak üzere dahil etsin ve onların kötülüklerini örtsün. Ve bu böylece, işte bu Allah’ın katında büyük bir başarıdır.
O. Fırat 48:5
6
Ve Allah hakkında kötü bir zanla, zanda bulunan münafık erkekler ve münafık kadınlara ve müşrik erkek ve müşrik kadınlara azap etsin; ve kötülük çemberi ve Allah’ın gazabı onların üzerine olsun; ve onlara lanet etsin; ve onlara cehennemi hazırlasın. Ve (varılan yer) ne kötü bir varış yeridir.
O. Fırat 48:6
7
Göklerin ve yerin orduları Allah’ındır ve Allah güçlüdür, hakîmdir.
O. Fırat 48:7
8
Şüphe yok ki biz seni bir şahit, bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik.
O. Fırat 48:8
9
Ki Allah’a ve Resulüne iman edesiniz, ona saygı gösterip kadrini bilesiniz ve sabah akşam (Allah’ı) tesbih edesiniz.
O. Fırat 48:9
10
O sana biat edenler Allah’a biat ediyorlar. Allah’ın eli onların ellerinin üzerindedir. Her kim (biat üzere) durmaz ise kendini bağlar; ve kimde Allah’a olan ahdine vefa ederse de kendi üzerinedir. Ve Allah da ona büyük karşılık verecektir.
O. Fırat 48:10
11
Bedevi Araplardan (savaştan) geri kalanlar diyecekler ki: "Bizi mallarımız ve ailemiz geri koydu. Bizim için bağışlanma dile." Onlar kalblerinde olmayanı dilleriyle söylemektedirler. Deki: "Eğer Allah size bir zarar dilemiş veya size bir fayda arzu etmiş olsaydı, ona karşı bir şeye malik olan kimdir? Ve bilakis Allah sizin yaptıklarınızdan haberdardır."
O. Fırat 48:11
12
Aksine siz, Allah Resulünün ve mü’minlerin ebediyen ailelerine dönemeyeceklerini zannettiniz. Ve bu böylece kalblerinizde süslendirildi. Ve kötü bir zanla zanda bulundunuz. Ve siz helak olacak bir topluluk oldunuz.
O. Fırat 48:12
13
Ve her kim Allah ve Resulüne iman etmediyse, muhakkak ki biz kâfirler için alevli ateşi hazırladık.
O. Fırat 48:13
14
Göklerin ve yerin mülkü Allah’ındır; kimi diliyorsa onu bağışlar ve kimi diliyorsa ona azap eder. Allah bağışlayıcı ve merhametlidir.
O. Fırat 48:14
15
O (savaştan) geri kalanlar, siz ganimetleri almaya gittiğinizde diyecekler ki: "Bırakın biz de size uyup takılalım." Allah’ın sözünü değiştirmek istiyorlar; de ki: "Bu durumda bizimle beraber olamayacağınızı Allah önceden söylemişti." Diyecekler ki: "Aksine siz bize hasetlik ediyorsunuz." Hayır, çok azı dışında onlar söz anlamayan kimselerdir.
O. Fırat 48:15
16
Bedevi Araplardan (savaşta) geride kalanlarına de ki: "Siz şiddetli savaşçı bir toplulukla savaşa çağırılacaksınız. Ya onlarla savaşırsınız ya da onlar teslim olurlar. Eğer itaat ederseniz Allah size karşılığını güzel bir şekilde verecektir; ve eğer önceden olduğu gibi yüz çevirirseniz, sizi acıklı bir azapla azaplandıracaktır."
O. Fırat 48:16
17
Âma’nın üzerine bir zorluk, topalın üzerine bir zorluk ve hastanın üzerine zorluk yoktur. Her kim Allah ve Resulüne itaat ederse altından ırmaklar akan cennetlere dahil olur. Kimde yüz çevirirse ona acıklı bir azapla azap edilir.
O. Fırat 48:17
18
Elbette Allah, o ağacın altında sana biat eden mü’minlerden razı olmuştur. Onların kalblerindekini bilmiştir ve onların üzerine bir sükûnet indirmiştir; ve onlara yakın bir fetih nasip olacaktır.
O. Fırat 48:18
19
Ve daha bir çok ganimet (elde edecekler). O ganimetten alacaklar ve Allah güçlüdür, hakîmdir.
O. Fırat 48:19
20
Allah size elde edeceğiniz birçok ganimet söz verdi. Bunu sizin için çabuklaştırdı ve insanların (savaş) elini sizden çekti. Ve bu mü’minlere bir kanıt olsun ve sizi dosdoğru istikamete eriştirsin.
O. Fırat 48:20
21
Ve Allah’ın bildiği ancak sizin takdir edemediğiniz (ölçüsünü bilmediğiniz) başka ganimetler. Ve Allah her şeye kadirdir.
O. Fırat 48:21
22
Velev ki o inkar edenlerle savaşsanız bile, onlar arkalarını dönüp kaçarlar. Sonra da ne bir dost ne de bir yardım eden bulamazlar.
O. Fırat 48:22
23
O Allah’ın geçmişten beri uygulaya geldiği yasasıdır. Ve Allah’ın yasasında (uygulaya geldiği adetinde) bir değişiklik bulamazsın.
O. Fırat 48:23
24
Mekke’nin göbeğinde zaferinizin ardından, onların elini sizden, sizin ellerinizi onlardan çeken o dur. Ve Allah sizi yaptıklarınızla görmektedir.
O. Fırat 48:24
25
Sizi Mescid-i Haram’dan engelleyen ve (kurban edilmek üzere) bekletilen hediyelerinizi mahalline (minaya) ulaşmasını engelleyenler kâfirlerdir. Eğer sizin (henüz) tanımadığınız erkek mü’minler ve kadın mümineler olmasaydı, onları bilmeden ezip geçmeniz ve size onlardan dolayı kötü musibet dokunacak olmasaydı (oraya girmenize izin verirdi). (Vermedi ki) Dilediğini rahmetine dahil etsin. Eğer o inkar edenler onlardan (iman) ayrılmış olsalardı, açıklı bir azapla azab ederdik.
O. Fırat 48:25
26
O inkar edenler kalplerine cahileye hamiyetiyle bir hamiyete geldikleri zaman, Allah, Resulü ve mü’minlerin üzerine bir sükûnet indirdi. Ve onları takva kelimesiyle bağladı; ve onlar bunu hakettiler ve ona ehildiler. Allah her şeyi (hakkıyla) bilendir.
O. Fırat 48:26
27
Allah Resulünü doğruladı ve rüyası gerçekleşti. Mescid-i Haram’a Allah’ın dilemesiyle güven içinde başlarınızı traş etmiş ve saçlarını kısaltmış, korkmayanlar olarak gireceksiniz. (Allah) sizin bilmediğinizi bildi. Ve bundan ayrı olarak yakın bir fetih de.
O. Fırat 48:27
28
Bütün dinlere üstün gelmesi için Resulünü hidayetle ve gerçek dinle gönderen odur. Ve şahit olarak Allah yeterlidir.
O. Fırat 48:28
29
Muhammed Allah’ın Resulüdür ve onunla beraber olanlar (mü’minler) inkar edenlere karşı çetin, kendi aralarında ise birbirlerine merhametlidirler. Onları rüku ve secde ederken ve Allah’ın lütfunu ve rızasını ararken görürsün. Onların yüzünde secde izinden de bir alamet vardır. Onların (iman edenlerin) Tevrat’taki misalleri ve İncil’deki misalleri, tıpkı bir ekin gibidir ki, filizini çıkarmış, onu fazlalaştırmış; ardından da kalınlaşıp güçlenmiş ve gövdesi üzerine dikilmiştir. Ekenlerin hoşuna gitti; onlarla (Allah) inkar edenleri öfkelendirmek için (böyle yaptı). Allah o iman edip salih amel işleyenlere söz verdi ki (onlara) bir bağışlanma ve çok büyük bir mükafat vardır.
O. Fırat 48:29
Fetih suresi tamamlandı