Ana SayfaMealler › Osman Fırat
Osman Fırat meali ile okumaya başla
Muhammed 1 / 38
1
O kimseler ki kâfir oldular ve Allah yolundan engellediler; onların amelleri sapkındır.
O. Fırat 47:1
2
Ve o kimseler ki iman edip salih amel işlediler ve Muhammed’e indirilene ve onun Rablerinden bir gerçek olduğuna da iman ettiler; (Allah) onların günahlarını örtmüş ve durumlarını ıslah etmiştir.
O. Fırat 47:2
3
Bu böyledir, çünkü inkar edenler batıla tâbi olmuşlardır; iman edenler de Rablerinden gelmiş olan gerçeğe uymuşlardır. Allah onların misalini böylece vurgulamaktadır.
O. Fırat 47:3
4
O inkar edenlerle (sizinle savaşan kâfirlerle) karşılaştığınız zaman, boyunlarını vurun, ta ki onları sindirinceye kadar. (Esirlerin) bağını çok kuvvetlice bağlayın, ondan sonra da ister onlara iyilikte bulunun (salarsınız) ya da fidye alırsınız, ta ki onlar harbin ağırlıklarını bırakana kadar. Bu böyledir; eğer Allah dileseydi onlara (savaşsız) galip gelirdi. Lâkin kiminizi kiminizle imtihan eder. Allah yolunda öldürülenlerin amelini asla boşa çıkarmaz.
O. Fırat 47:4
5
Onları (iman edenleri) doğruya eriştirecek ve hallerini düzeltecektir.
O. Fırat 47:5
6
Ve onları kendilerine tarif ettiği cennetine koyacaktır.
O. Fırat 47:6
7
Ey iman edenler! Eğer Allah’a yardım ederseniz (yardıma ihtiyacı olmamasına rağmen) siz de yardım görürsünüz. Ve ayaklarınızı (doğru yolda) sabit kılar.
O. Fırat 47:7
8
O inkar edenlere gelince, onlar için yıkım ve sapkın ameller vardır.
O. Fırat 47:8
9
Bu, onların Allah’ın indirdiğinden hoşlanmamaları yüzündendir. Ve amelleri boşa gitmiştir.
O. Fırat 47:9
10
Yeryüzünü gezip kendilerinden öncekilerin akibeti nasıl olduğunu görmediler mi? Allah onları nasıl dumura uğrattı. Ve kâfirler için de onun benzeri durum vardır.
O. Fırat 47:10
11
Bu, Allah’ın iman edenlerin koruyucusu olduğundan ve kâfirler için de koruyucularının olmamasındandır.
O. Fırat 47:11
12
Şüphesiz ki Allah, iman edip salih amel işleyenleri altından ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. O inkar edenler ise (dünyadan) menfaatleniyorlar ve hayvanların yediği gibi yiyorlar; (sonunda) varacakları yer ateştir.
O. Fırat 47:12
13
Nice kentleri yok ettik ki onlar kuvvetçe, seni çıkardıkları kentten (Mekke’den) daha kuvvetli idiler; onlara bir yardımcı da olmadı.
O. Fırat 47:13
14
Rabbinden apaçık bir (doğru yol) üzerinde olan kimse ile kendisine kötü amelleri süslendirilen ve arzularına tâbi olan bir kimse gibi olur mu?
O. Fırat 47:14
15
Muttakiler için söz verilen cennetin örneği şudur: Orada tadı bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişikliğe uğramayan sütten ırmaklar, içenlere lezzet veren, keyif veren içkiler ve katıksız saf baldan ırmaklar vardır. Onlara orada bütün ürünlerden ve Rablerinden bir bağışlanma vardır. Bu (kendisine bu kadar nimet verilen) kimse, ateşte devamlı kalan ve kaynar su içen, içince de bağırsaklarını parçalayan kimse gibi olur mu?
O. Fırat 47:15
16
Onlardan kimi sana kulak verir, ta ki senin yanından dışarı çıkıncaya kadar. Ve (dışarı çıktıklarında da) o kendilerine bilgi verilenlere dediler ki: “Az önce (Resul) ne dedi?” İşte onlar, o kimselerdir ki Allah onların kalblerinin üzerini mühürlemiş ve onlar arzularının peşine düşmüşlerdir.
O. Fırat 47:16
17
Ve o kimseler ki dosdoğru yola girmişlerdir. (Allah) doğruluklarını artırdı ve onlara sakınmayı (yollarını) gösterdi.
O. Fırat 47:17
18
Kendilerine Saat’in (Kıyametin) ansızın gelmesini mi gözetliyorlar? Elbette onlara şartları (hangi durumda nasıl olacağı ayetlerle) geldi; kendilerine gelip çattığında öğüt onlara ne edecek?
O. Fırat 47:18
19
(Ey Resul) Bil ki, hiçbir ilah yoktur; tek ilah Allah’tır. Kendi günahın*, mü’min erkeklerin ve mü’min kadınların günahının bağışlanmasını dile. Ve Allah dönüp dolaşacağınız yeri ve varıp duracağınız yeri bilmektedir.
O. Fırat 47:19
20
Ve o iman edenler (savaş hakkında) bir sûre indirilmesi gerektiğini söylüyorlar. Ve muhkem bir sûre indirildiğinde ve onda savaş hatırlatıldığında, kalblerinde bir hastalık bulunanları, üzerlerini ölüm (korkusu) sarmış gibi bir bakışla sana baktıklarını görürsün. Ve (savaş) onlara evladır/önceliklidir.
O. Fırat 47:20
21
Emredilen bir işe başlanacağı zaman, itaat ve maruf üzere söz olmalı. Allah’a sadakat onlar için hayırlı olur.
O. Fırat 47:21
22
Eğer (savaşa) arkanızı dönerseniz, yeryüzünü fesadın sarması ve akrabalarla ilişkiyi kesmiş olmanız umulmaz mı?
O. Fırat 47:22
23
İşte onlar Allah’ın lanetlediği, sağırlaştırdığı ve görmelerini körlettiği kimselerdir.
O. Fırat 47:23
24
Onlar Kur’an’ı anlamaya, tedbir almaya çalışmıyorlar mı? Yoksa kalplerinin üzerinde bir kilit mi var?
O. Fırat 47:24
25
Şüphesiz ki, kendilerine hidayet apaçık olduktan sonra, arkası üstü dönen kimseler için şeytan, onlara (dönmeyi) kolaylaştırmış ve onları uzun emellere düşürmüştür.
O. Fırat 47:25
26
Bu, Allah’ın indirdiğinden hoşlanmayanlar için “Bazı işlerde size tâbi olacağız” demeleri sebebiyledir. Ve Allah, onların sakladıkları sırlarını bilmektedir.
O. Fırat 47:26
27
Melekler, onların canlarını aldıklarında, yüzlerine ve arkalarına vurduklarında (halleri) nice olacak?
O. Fırat 47:27
28
Bu, onların Allah’ı gazaplandıracak şeylere tâbi olmaları ve onun razı olduğu şeylerden hoşlanmamaları yüzündendir. (Allah da) onların amellerini boşa çıkarmıştır.
O. Fırat 47:28
29
Yoksa, o hastalıklı kalplerin kinlerini Allah’ın meydana çıkarmayacağını mı hepaladılar?
O. Fırat 47:29
30
Ve dileseydik onları sana gösterirdik; sende onları simalarından ve konuşma tarzlarından tanırdın. Ve Allah amellerinizi bilmektedir.
O. Fırat 47:30