Ana SayfaMealler › Osman Fırat
Osman Fırat meali ile okumaya başla
Zuhruf 1 / 89
1
Ha, Mim.
O. Fırat 43:1
2
Ve o apaçık kitap/Kur’an...
O. Fırat 43:2
3
Biz onu Arapça bir Kur’an yaptık, belki (onu anlamak) için aklınızı kullanırsınız.
O. Fırat 43:3
4
Şüphesiz ki o (Kur’an), katımızdaki ana kitaptadır; o yücedir, hükümlüdür.
O. Fırat 43:4
5
Siz aşırı giden bir toplum oldunuz diye size zikri (Kur’an’ı) vurgulamaktan vaz mı geçelim?
O. Fırat 43:5
6
Biz öncekilerden nice nebiler gönderdik.
O. Fırat 43:6
7
Onlara gelen nebilerden hiçbiri yoktur ki illa onunla alay edilmiş olmasın.
O. Fırat 43:7
8
Azgınlıkta yakalayışları onlardan daha şiddetli olanları yok ettik ve evvelkilerin misali geçmişte kaldı.
O. Fırat 43:8
9
Eğer onlara: “Gökleri ve yeri kim yarattı?” diye sorsan, diyecekler ki: “Kesinlikle onları güçlü ve bilen (Allah) yarattı.”
O. Fırat 43:9
10
Size yeri yayıp hazırlayan ve onda sizin için yollar yapan O’dur; umulur ki doğruyu bulursunuz.
O. Fırat 43:10
11
Gökten bir ölçüyle su indirdi; onunla ölmüş olan beldeleri (tekrar) yeşertip canlandırdık. İşte sizin de (tekrar) canlandırılıp çıkarılmanız böylece olacaktır.
O. Fırat 43:11
12
Her birinden eşler de yaratan O’dur; sizin için o bindiğiniz gemileri ve hayvanları var eden de O’dur.
O. Fırat 43:12
13
13-14. Ki, onların sırtına binesiniz; sonra da üstlerine bindiğinizde Rabbinizin nimetini hatırlayarak (şöyle) diyesiniz: “Bunu emrimize veren Sübhan olan (Allah)tır; (yoksa) biz bunu (hizmetimize) yanaştıramazdık. Ve elbette Rabbimize döneceğiz.”
O. Fırat 43:13
14
13-14. Ki, onların sırtına binesiniz; sonra da üstlerine bindiğinizde Rabbinizin nimetini hatırlayarak (şöyle) diyesiniz: “Bunu emrimize veren Sübhan olan (Allah)tır; (yoksa) biz bunu (hizmetimize) yanaştıramazdık. Ve elbette Rabbimize döneceğiz.”
O. Fırat 43:14
15
Ve O’na (Allah’a) kullarından bir parça kıldılar; şüphesiz ki insan apaçık bir inkârcıdır.
O. Fırat 43:15
16
Yoksa O, yarattıklarından kızları (kendine) edindi de size de erkek çocukları mı seçerek ayırdı?
O. Fırat 43:16
17
Ve Rahman için anlattıkları (kız çocukları Allah’ındır) misali, onlardan birine müjdelense yüzünü kara bir gölge kaplar ve o, öfkeden yutkunur.
O. Fırat 43:17
18
Ve süs içinde yetiştirilen ve (düşmanla) hasım olmaya açık olmayanı mı (Allah içindir dediler)?
O. Fırat 43:18
19
Ve Rahman’ın kulları olan melekleri dişiler kıldılar; onların dişi yaratıldığına şahit mi oldunuz? Onların şahitlikleri yazılacak ve sorgulanacaklar.
O. Fırat 43:19
20
Ve dediler ki: “Şayet Rahman dilemeseydi biz onlara tapınmazdık.” Onlar için böyle olduğuna dair bir bilgi yoktur; onlar sadece saçmalıyorlar.
O. Fırat 43:20
21
Yoksa onlara daha önceden bir kitap verdik de ona mı tutunuyorlar?
O. Fırat 43:21
22
Aksine dediler ki: “Biz babalarımızı bir topluluk (bir din) üzere bulduk ve biz kesinlikle onların yoluna doğru yürüyenleriz.”
O. Fırat 43:22
23
Böylece senden önce şehirlere gönderdiğimiz uyarıcıların (resullerin) istisnasız hepsine, oranın ileri gelenleri dediler ki: “Biz babalarımızı toplu hâlde bir din üzere bulduk, kesinlikle onların izlerine tabi olanlarız.”
O. Fırat 43:23
24
Dedi ki: “Babalarınızı üzerinde bulduğunuzdan daha doğrusunu size getirsem de mi?” Dediler ki: “Kesinlikle biz sizinle gönderileni inkâr edenleriz.”
O. Fırat 43:24
25
Onlardan intikam aldık; yalanlayanların sonunun nasıl olduğuna bir bak.
O. Fırat 43:25
26
İbrahim, babasına ve kavmine: “Sizin o taptıklarınızdan ben kesinlikle beriyim.” demişti.
O. Fırat 43:26
27
“Ancak beni düzenleyip yaratan (Allah) hariç; kesinlikle O bana doğru yolu gösterecektir.”
O. Fırat 43:27
28
Ve o kelimeyi (onun söylediklerini) onun arkasından kalıcı bir söz/söylem yaptık; belki onlar (hakka) dönerler diye.
O. Fırat 43:28
29
Aksine onları ve babalarını, kendilerine hak ve apaçık resuller gelinceye kadar (dünyadan) faydalandırdım.
O. Fırat 43:29
30
Ne zaman ki kendilerine hak geldi, dediler ki: “Bu bir sihirdir ve biz onu inkâr ediyoruz.”
O. Fırat 43:30