Ana SayfaMealler › Osman Fırat
Osman Fırat meali ile okumaya başla
Zümer 1 / 75
1
Kitabın (Kur’an’ın) indirilmesi Aziz ve Hakim olan Allah’tandır.
O. Fırat 39:1
2
Şüphesiz biz sana kitabı gerçekle indirdik, dini Allah’a has kılarak ona kulluk et.
O. Fırat 39:2
3
Katıksız, halis din Allah’ın(indirdiği) değil mi? Ve o kimseler ki ondan (Allah’tan) ayrı olarak dostlar edindiler. (Diyorlar ki:) "Biz onları sadece bizi Allah’a yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz." Şüphesiz ki Allah, aralarındaki bu çelişkiler hakkında hükmünü verecektir. Elbette Allah, yalancı ve inkar eden kimseyi doğru yola eriştirmez.
O. Fırat 39:3
4
Eğer Allah bir çocuk edinmek isteseydi, O, kendisinin yaratmış olduklarından dilediklerinden seçerdi. O (herkesin kendisine muhtaç olduğu, kendisinin kimseye ihtiyacı olmadığı) Subhandır, Allah tektir, kahhar olandır.
O. Fırat 39:4
5
Gökleri ve yeri gerçekle yarattı. Geceyi gündüze sarıyor, gündüzü de geceye sardırıyor. Ve Güneşi ve Ayı emre boyun eğdirdi; herbiri belli bir süre için (yörüngelerinde) akıp gitmektedir. O (Allah) güçlü ve bağışlayan değil midir?
O. Fırat 39:5
6
Sizi bir tek kişiden yarattı, sonra da ondan onun eşini meydana getirdi ve hayvanlardan sekiz çift indirdi. Sizi annenizin karnında bir yaratılışın ardından bir yaratılışla üç karanlık içinde yarattı. İşte Rabbiniz Allah budur; mülk O’nundur; kendisinden başka ilah olmayan İlahtır. Nasıl oluyor da aldanıp çevriliyorsunuz?
O. Fırat 39:6
7
Eğer inkar ederseniz Allah’ın size ihtiyacı yoktur; kulunun inkarına razı değildir. Eğer Allah’a şükrederseniz sizin için hoşnut olur. Kimse başkasının (günah) yükünden bir şey taşımaz. Sonra dönüşünüz Rabbinizedir ve ne yapmakta olduğunuzu size haber verecektir. Şüphesiz ki O (Allah) göğüslerde olanı bilendir.
O. Fırat 39:7
8
İnsana bir zarar dokunduğu zaman Rabbinin huzuruna yönelerek çağrıda bulunur. Kendisinden ona bir lütufta bulunduğu zaman da önceki yalvarmalarını unutur ve Allah’a denkler edinerek onun (Allah’ın) yolundan da saptırır. De ki: "İnkarınla azıcık faydalan; mutlaka sen ateşin arkadaşlarından olacaksın."
O. Fırat 39:8
9
O kimse, gece saatlerinde gönülden secde ederek kıyama duran ve ahiretten çekinen ve Rabbinin rahmetini uman biri gibi olur mu? De ki: "O bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?" Ancak bunu berrak akıl sahipleri hatırlar (tefekkür eder).
O. Fırat 39:9
10
De ki: "Ey iman eden kullarım, Rabbinizden sakının; güzel davrananlar için bu dünyada bir güzellik vardır. Allah’ın arzı geniştir; ancak sabredenlere ecirleri hesapsızca ödenir."
O. Fırat 39:10
11
De ki: "Muhakkak ki ben dini Allah’a has kılarak, ona kul olmakla emrolundum."
O. Fırat 39:11
12
Ve Müslüman olanların evvelinden olmakla emrolundum.
O. Fırat 39:12
13
De ki: "Ben eğer gerçekten Rabbime asi olursam azametli günün azabından korkarım."
O. Fırat 39:13
14
De ki: "Allah’a dini has kılarak ona kulluk ediyorum."
O. Fırat 39:14
15
Siz de ondan (Allah’tan) ayrı olarak dilediklerinize kulluk edin. De ki: "Şüphesiz ki o hüsranda olanlar kendilerini ve ailelerini dirilme gününde hüzne soktular." Bu apaçık olan hüsran değil mi?
O. Fırat 39:15
16
Onların üstünde ateşten bir gölge ve altlarında ateşten bir gölge vardır. İşte Allah kullarını böylece korkutmaktadır. Ey kullarım, benden çekinin.
O. Fırat 39:16
17
O azgınlardan ve onlara kulluk etmekten kendilerini geri çekip Allah’a yönelenler için müjde vardır. (Bu) kullarımı müjdele.
O. Fırat 39:17
18
O kimseler ki sözleri dinlerler ve sözün en güzeline (Kur’an’a) uyarlar. İşte bunlar, Allah onlara hidayet etmiştir ve işte onlar berrak akıl sahipleridir.
O. Fırat 39:18
19
Üzerine ateş sözü hak olanı mı, ateşte olanı sen mi kurtaracaksın?
O. Fırat 39:19
20
Ancak Rablerinden sakınanlar için odalar vardır; üstlerinde inşa edilen odalar, altlarından akan ırmaklar (bu Allah’ın sözüdür). Allah verdiği söze aykırı davranmaz.
O. Fırat 39:20
21
Allah’ın gökten su indirerek onu yerin içindeki menbaına sevk ettiğini görmedin mi? Sonra onunla muhtelif renklerde ekilenleri çıkartıyor; sonra yeşerip dalbudak salıyorlar; sonra da onları sararmış görürsün; sonra onu kuru kırıntılar haline getiriyor. Elbette bunda berrak akıl sahipleri için (Allah’ı) hatırlama vardır.
O. Fırat 39:21
22
Allah kimin göğsünü İslam’a açmışsa o rabbinden bir nur (aydınlık) üzerindedir. Allah’ın zikrine (Kur’an’ına) karşı kalpleri katılaşmış olanların da vay haline. İşte onlar apaçık bir dalalet içindedirler.
O. Fırat 39:22
23
Allah en güzel söz ve hadiseleri, ikişerli, birbirine benzeyen (ayetlerle) bir kitap halinde indirdi. Rablerinden çekinenlerin ondan derileri ürperir; sonra da derileri ve kalpleri Allah’ın zikrine karşı yumuşar, yatışır. İşte bu Allah’ın hidayetidir; onunla dileyeni hidayet eder. Allah kim de saptırdıysa, ona doğruyu gösteren bulunmaz.
O. Fırat 39:23
24
Kimdir yüzünü diriliş gününün kötü azabından koruyan (ne mutlu onlara)? Ve zalimlere de, "O kazandıklarınız yüzünden tadın azabı" denilir.
O. Fırat 39:24
25
Öncekilerden yalanlanmış olanlara, farkında olmadıkları bir yerden azap gelip çattı.
O. Fırat 39:25
26
Böylece Allah, dünya hayatında o alçaltan azabı onlara tattırdı; ahiret azabı daha büyüktür, keşke bilselerdi.
O. Fırat 39:26
27
Ve muhakkak ki insanlar için bu Kur’an’da her türlü misali belki (Allah’ı) hatırlarlar diye vurguladık.
O. Fırat 39:27
28
Eğrisi olmayan, pürüzsüz Arapça bir Kur’an; umulur ki (Allah’ın azabından) sakınırlar.
O. Fırat 39:28
29
Allah bir adamı misal verdi ki, onun üzerinde söz sahibi olan iki adam, onda (verdikleri emirde) çekiştikleri bağımlı bir adam; diğer taraftan tek bir adama bağımlı olan adam. Bu iki adam eşit olur mu? Hamd Allah’a mahsustur; ancak onların ekserisi bilmiyorlar.
O. Fırat 39:29
30
(Ey Resul) Şüphesiz ki sen de öleceksin, onlar da ölecekler.
O. Fırat 39:30