Ana SayfaMealler › Osman Fırat
Osman Fırat meali ile okumaya başla
Kasas 1 / 88
1
Ta, Sin, Mim.
O. Fırat 28:1
2
Bunlar apaçık kitabın ayetleridir.
O. Fırat 28:2
3
Sana iman eden bir toplum için, Musa’nın ve Firavun’un gerçek haberlerini anlatıyoruz.
O. Fırat 28:3
4
Muhakkak ki Firavun yeryüzünde büyüklük taslamış ve oranın halkını gruplara bölerek birbirinden ayırmış, onlardan zayıflattığı bir taifenin (İsrailoğulları’nın) çocuklarını kesmiş ve kadınlarını diri bırakmıştı. Gerçekten o, bozgunculardan olmuştu.
O. Fırat 28:4
5
Ve biz de istiyorduk ki o yeryüzünde zayıf bırakılmak istenenlere nimetlerimizi artıralım, onları önderler yapalım ve (Firavun’a ve ülkesine) mirasçı bırakalım.
O. Fırat 28:5
6
Ve onlar için yeryüzünde bir kalma imkanı verelim ve onlardan (İsrailoğullarından) Firavun’a, Haman’a ve ikisinin askerlerine, o çekindikleri şeyi kendilerine gösterelim.
O. Fırat 28:6
7
Ve Musa’nın annesine vahyettik ki: "Onu emzir; (başına bir şey gelecek diye) korktuğunda (bir sandık içine koyarak) onu akan suya bırak. Korkma ve üzülme, muhakkak ki biz onu sana geri döndüreceğiz ve onu resullerden yapacağız."
O. Fırat 28:7
8
Ardından Firavun’un çevresinden biri onu bulup aldı ki kendilerine bir düşman ve üzüntü olsun. Gerçekten Firavun, Haman ve ikisinin ordusu hata içindeydiler.
O. Fırat 28:8
9
Firavun’un karısı dedi ki: "Sana ve bana (bu bebek) göz aydınlığı olsun, onu öldürme; belki bize faydası dokunur veya onu evlat ediniriz." Onlar (geleceğin) şuurunda değillerdi.
O. Fırat 28:9
10
Musa’nın annesi de gönlü bomboş olarak sabahlandı. Eğer kendisini mü’minlerden olması için kalbini sağlam bağlamasaydık, neredeyse onu açığa vuracaktı.
O. Fırat 28:10
11
Ve onun (Musa’nın) kız kardeşine dedi ki: "Onu adım adım yan tarafından, onlar farkına varmadan izle."
O. Fırat 28:11
12
Ve önceden onun emzirmesini yasakladık (kimsenin sütünü emmiyordu) ve (kız kardeşi) dedi ki: "Ben sizin için ona bakacak ve onu yetiştirecek bir aileye kılavuzluk edeyim mi?"
O. Fırat 28:12
13
Ve ardından annesine geri gönderdik ki onun gözü aydın olsun, üzülmesin ve bilsin ki gerçekten Allah’ın vaadi haktır; fakat onların ekserisi bilmezler.
O. Fırat 28:13
14
Ve ne zaman ki (Musa) güçlü çağına erişip olgunlaşınca, ona ’ilim ve hüküm’ verdik ve güzel davranışta bulunanları böylece mükafatlandırırız.
O. Fırat 28:14
15
(Musa) Ailesinin haberi olmadan şehre indi ve birbirini öldürmeye çalışan iki adam buldu. Bunlardan birisi (Musa’nın) kabilesinden, diğeri de düşmanları tarafındanydı. O, kendi kabilesinden olan kişiye düşman taraftan olana karşı (Musa’dan) yardım istedi. Hemen Musa onu yumruklayarak işini bitirdi (öldürdü) ve dedi ki: "Bu şeytanın işlerindendi; gerçekten o apaçık bir saptırıcıdır."
O. Fırat 28:15
16
Ve dedi ki: "Rabbim, gerçekten kendime zulmettim; beni bağışla." Ve (Allah) onu bağışladı; muhakkak ki O, bağışlayandır ve merhametlidir.
O. Fırat 28:16
17
(Musa) Dedi ki: "Rabbim, bana verdiğin nimetle, bundan sonra suçlulara arka çıkmayacağım."
O. Fırat 28:17
18
Şehirde etrafı kollayarak korku içinde sabahladı; ardından dün kendisine yardım ettiği kişi yine kendisine (yardım edilsin diye) imdat diye bağırdı. Musa ona dedi ki: "Sen apaçık bir azgınsın."
O. Fırat 28:18
19
Ne zaman (Musa) ikisinin de düşmanı olanı (imdat diye bağıranı) yakalamak isteyince, dedi ki: "Ya Musa, dün bir adam öldürdüğün gibi beni de mi öldürmek istiyorsun? Senin istediğin sadece yeryüzünde zorba biri olmaktır; sen islah eden biri olmak istemiyor musun?"
O. Fırat 28:19
20
Ve şehrin uzak bir yerinden koşarak kendisine bir adam geldi ve dedi ki: "Ey Musa, gerçekten önde gelenler seni öldürmek için görüşüyorlar; hemen çek git, ben gerçekten senin için nasihat edenim."
O. Fırat 28:20
21
Ve hemen oradan korku ile etrafı kollayarak çıktı ve dedi ki: "Rabbim, beni zalim bir topluluktan kurtar."
O. Fırat 28:21
22
Ne zaman ki Medyen tarafına yöneldi, dedi ki: "Umarım ki rabbim beni düz (meşakkatsiz) bir yola eriştirir."
O. Fırat 28:22
23
Medyen suyuna varınca, onun üzerinde (hayvanlarını) sulayan bir insan topluluğu buldu. Onların gerisinde (hayvanlarını) alıkoyan iki kadın vardı. (Musa) dedi ki: "Hitabınız (istediğiniz) nedir?" O iki kadın dediler ki: "Çobanlar çekilene kadar (hayvanlarımızı) sulamıyoruz ve babamız da yaşı büyük bir ihtiyardır."
O. Fırat 28:23
24
Hemen o ikisi için (hayvanları) suladı; sonra da gölgeye yöneldi ve dedi ki: “Rabbim, bana indireceğin her hayra muhtacım.”
O. Fırat 28:24
25
Derken o iki kadından biri utana utana yürüyerek (Musa’ya) geldi ve dedi ki: “Babam, bizim için yaptığın o sulama ücretini vermek için seni çağırıyor.” Ona (babalarına) geldiği zaman, başından geçenleri hikaye etti. (Babaları) dedi ki: “Korkma, zalim bir topluluktan kurtulmuşsun.”
O. Fırat 28:25
26
O iki kızından biri dedi ki: “Ey babacığım, onu ücretli tutmak iste; gerçekten o, ücretli tuttuklarından en güçlü ve güvenilir biridir.”
O. Fırat 28:26
27
(Baba) dedi ki: “Doğrusu, bu iki kızımdan birini sana sekiz yıl çalışmana karşılık nikahlamak istiyorum; eğer on yılı tamamlarsan, o senin kendindendir. Ben sana zorluk çıkarmak istemem; beni de inşallah iyilerden bulacaksın.”
O. Fırat 28:27
28
(Musa) dedi ki: “Bu böylece aramızdaki anlaşmadır. İki süreden hangisini tamamlarsam, bana karşı düşmanlık yoktur ve Allah, ne konuştuysak üzerimize vekildir.”
O. Fırat 28:28
29
Musa o süreyi tamamlayınca, ailesiyle birlikte yola çıktı. Tur (dağı) tarafında bir ateş hissetti ve ailesine dedi ki: “Durun, gerçekten ben bir ateş hissettim; belki ondan bir hayır veya o ateşten bir parçacık size getiririm de ısınırsınız.”
O. Fırat 28:29
30
30-31. Ona vardığında, vadinin sağ tarafındaki bereketli bölgedeki bir ağaçtan seslendi: “Ya Musa, ben alemlerin rabbi Allah’ım ve asanı bırak.” Ardından onu sanki debelenen bir yılan gibi görünce, geri dönerek arkasına bakmadan kaçtı. (Ve Allah buyurdu) “Ya Musa, geri dön, korkma, şüphesiz ki sen güvende olanlardansın.”
O. Fırat 28:30