Ana SayfaMealler › Osman Fırat
Osman Fırat meali ile okumaya başla
Furkan 1 / 77
1
Kulunun üzerine Furkanı’nı, alemlere (insanlara) bir uyarıcı olması için indiren, o mübarek olan Allah’tır.
O. Fırat 25:1
2
O ki göklerin ve yerin mülkünün sahibidir. Çocuk edinmedi ve onun mülkünde bir ortağı da yoktur; her şeyi yaratan ve ölçüsünü de bir ölçüyle takdir etmiştir.
O. Fırat 25:2
3
Hiçbir şey yaratmayan ve kendileri yaratılan; kendilerine ne bir zarar, ne de bir fayda temin edemeyen; ne ölümü, ne yaşatmayı ve ne de onları yaymayı elinde bulundurmayanları, Allah’tan ayrı olarak ilahlar edindiler.
O. Fırat 25:3
4
O inkar edenler dediler ki: "Bunun dedikleri ancak uydurduğu bir iftiradır ve başka bir topluluktan da yardım alıyor." Böylece aslı olmayan bir zulümle geldiler.
O. Fırat 25:4
5
Ve eskilerin masalları dediler; ve o, ona sabah ve akşam yazdırılıyor.
O. Fırat 25:5
6
De ki: "Onu göklerin ve yerin sırrını bilen (Allah) indirdi. Şüphesiz ki O, bağışlayandır, merhamet edendir."
O. Fırat 25:6
7
Ve dediler ki: "Bu resule ne oluyor ki yemek yiyor, çarşılarda dolaşıyor? Kendisine bir melek indirilmeli ve o onunla birlikte bir uyarıcı olması gerekmez miydi?"
O. Fırat 25:7
8
Veya kendisine bir hazine verilmeliydi ya da onun bir bahçesi olmalıydı. Zalimler dediler ki: "Eğer bunun tabi olduğu biri varsa, o da ancak, olsa olsa bir sihirbazdır."
O. Fırat 25:8
9
Bak, senin için nasıl misaller getirdiler ve sapıttılar; ardından da yola gelecek güçleri kalmadı.
O. Fırat 25:9
10
O mübarek olan Allah dilerse bundan daha hayırlısını sana verir; altından ırmaklar akan bir bahçe ve senin için saraylar yapar.
O. Fırat 25:10
11
Aksine, saati/kıyameti yalanladılar; ve saati/kıyameti yalanlayanlara alevli bir ateş hazırladık.
O. Fırat 25:11
12
Onları uzak bir yerden (ateşi) gördükleri zaman, onun (ateşin) öfkeli homurtusunu işitirler.
O. Fırat 25:12
13
Birbirlerine yanaşık bir vaziyette, onun (ateşin) dar bir yerine atıldıkları zaman, orada yok olmayı çağırırlar.
O. Fırat 25:13
14
Bugün (burada) tek bir yok olmayı çağırmayın; çokça yok olmayı çağırın (denilir).
O. Fırat 25:14
15
De ki: "İşte bu mu hayırlı, yoksa sakınanlar için yaptıklarına karşılık olarak varılan sürekli cennetler mi?"
O. Fırat 25:15
16
Onlara/mü’minlere orada her dilediklerinin devamlı olarak verilmesi, Allah’ın üzerine aldığı sorumluluğu olan bir sözdür.
O. Fırat 25:16
17
Onları ve Allah’tan ayrı olarak taptıklarını bir araya topladığı gün der ki: "Siz mi bu kullarımı saptırdınız, yoksa onlar kendileri mi (doğru) yoldan saptı?"
O. Fırat 25:17
18
(Tapılanlar) dediler ki: "Sen sübhansın, senden başka veliler edinmek bizim için mümkün değildir; fakat onları ve babalarını (dünyadan) o kadar faydalandırdın ki zikri (Kur’an’ı) unuttular ve helak olmayı hak eden bir topluluk oldular."
O. Fırat 25:18
19
İşte sizin söylediklerinizi yalanladılar. (Bu yalanlamanın) ardından çark edecek ne güç, ne de bir yardım görme imkanınız kaldı; ve sizden zulmedenlere büyük bir azap tattıracağız.
O. Fırat 25:19
20
Senden önce gönderdiğimiz resuller istisnasız hepsi yemek yer ve çarşılarda gezerlerdi; kiminizi kiminiz için fitne (deneme) yaptık, (bakalım) sabredebiliyor musunuz? Ve senin Rabbin (her şeyi) görmektedir.
O. Fırat 25:20
21
Bizimle karşılaşacaklarına ümidi olmayanlar: "Bizim üzerimize ya melek indirilmeli, ya da Rabbimizi görmeli değilmiydik?" (dediler). Muhakkak ki büyüklük tasladılar ve büyük bir taşkınlıkla azdılar.
O. Fırat 25:21
22
Melekleri gördükleri günde suçlular için bir müjdeli haber olmaz; ve onlara denilir ki: "(Mü’minlerden) bir uzaklaşmayla uzaklaşın (bakalım)."
O. Fırat 25:22
23
O işledikleri amellerinin önüne geçip, o işlediklerini (rüzgarla) savrulmuş gibi yok ettik.
O. Fırat 25:23
24
O gün cennet ashabının kalacağı yer hayırlı bir yerdir; dinlenecekleri yer ne güzeldir.
O. Fırat 25:24
25
Göğün bulutlarla beraber yarılıp ayrılacağı ve bir indirmeyle melekleri indireceğimiz gündür.
O. Fırat 25:25
26
Mülk o gün, gerçek olan Rahmanındır; ve inkar edenler için de zorlu bir gün olmuştur.
O. Fırat 25:26
27
Zalimlerin ellerini ısırıp: "Vah bize, Resul ile beraber bir yol tutsaydık!" dedikleri gündür.
O. Fırat 25:27
28
"Vah bana, keşke falanla içli-dışlı olmayı edinmiş olmasaydım!"
O. Fırat 25:28
29
Zikir (Kur’an) bana gelmişken, şeytan beni zikirden (Kur’an’dan) saptırdı; ve şeytan da insan için yardımı olmayan biriymiş.
O. Fırat 25:29
30
Ve Resul dedi ki: "Yarabbî, gerçekten benim kavmim bu Kur’an’ı terk etti."
O. Fırat 25:30