Ana SayfaMealler › Osman Fırat
Osman Fırat meali ile okumaya başla
İsra 1 / 111
1
Sübhan olan (Allah), kulunu bir gece Mescid-i Haram’dan, etrafını bereketli kıldığımız Mescid-i Aksa’ya* yürüttü ki kendisine âyetlerimizi gösterelim; muhakkak ki O işitendir, bilendir.
O. Fırat 17:1
2
Musa’ya kitabı verdik ve onu İsrailoğullarına bir hidayet kılavuzu kıldık; benden (Allah’tan) başka da vekil edinmeyin diye.
O. Fırat 17:2
3
Nuh ile beraber (gemi ile) taşıdıklarımızın soyusunuz; gerçekten o şükreden bir kuldu.
O. Fırat 17:3
4
Ve kitapta İsrailoğulları için hükmettik ki: “Yeryüzünde iki kere bozgunculuk yapacak ve büyük bir ululanma ile ululanacaksınız.”
O. Fırat 17:4
5
İlk bozgunculuğun vakti gelince, üzerinize şiddetli güç sahibi kulumuzu ortaya çıkardık; bulunduğunuz diyarın içlerinde sizi araştırdılar ve bu, yerine gelmesi gereken bir sözdü.
O. Fırat 17:5
6
Sonra (devran) bir kere daha size döndü; size malla, çocuklarla yardım ettik ve fert sayınızı çoğalttık.
O. Fırat 17:6
7
Eğer güzel davranışlarda bulunursanız kendiniz için güzel davranmış olursunuz; eğer kötü davranırsanız o da kendi aleyhinizedir.
O. Fırat 17:7
8
Ve sonrakinin (ikinci fesadın) zamanı gelince, size kötülük yaparlar; evvelki gibi o mescide girerler ve üstünlükleriyle (ele geçirdiklerini) mahvederler.
O. Fırat 17:8
9
Umulur ki Rabbiniz size merhamet eder; eğer (kötülüğe) dönerseniz biz de döneriz; ve cehennemi biz kâfirler için mahsur kalacakları yer yaptık.
O. Fırat 17:9
10
Şüphesiz ki bu Kur’ân, en sağlam yola iletir ve iyi işler yapan mü’minler için büyük bir mükâfat olduğunu müjdeler.
O. Fırat 17:10
11
Ve âhirette inanmayanlar için elem dolu bir azap hazırladık.
O. Fırat 17:11
12
İnsan hayra duası olduğu gibi şerre de duası vardır; insan (gerçekten) acelecidir.
O. Fırat 17:12
13
Biz geceyi ve gündüzü iki âyet kıldık; gece ayetinin karanlığını giderdik ve görülebilmeniz için gündüzün âyetini (aydınlığını) yarattık; Rabbinizin lütfundan aramanız ve senelerin sayısını ve hesabını bilmeniz için. Ve her şeyi ayrıntılı bir şekilde açıkladık.
O. Fırat 17:13
14
Her insanın uğurlu-uğursuzluğu kendisine bağlanmıştır; diriliş gününü göreceği kitabı kendisi için yayınladık.
O. Fırat 17:14
15
Ve ona deriz: “Oku kitabını; bugün hesabını tutan olarak sana yeteriz.”
O. Fırat 17:15
16
Kim doğru yolda ise kendisi içindir; kim de saparsa onun sorumluluğu kendisine aittir. Bir günahkâr, bir başkasının günah yükünü/sorumluluğunu taşımaz; içlerinden kendilerine bir resûl çıkarmadıkça (bir topluluğa) azap edici değiliz.
O. Fırat 17:16
17
Biz bir kenti yok etmek istediğimizde oranın ileri gelenlerine emrederiz; ardından orada bozgunculuk yaparlar ve böylece üzerlerine (yok olma) sözü hak olur; ardından orayı bir yok edişle yok ederiz.
O. Fırat 17:17
18
Ve Nuh’un ardından nice kentler yok ettik. Kullarının günahlarıyla haberdâr olan ve gören olarak Rabbin yeterlidir.
O. Fırat 17:18
19
Ve kim de ahireti isterse ve bir mü’min olarak ahiret için gerekeni yapmaya çalışırsa, işte onların çalışmaları şükranla karşılanır.
O. Fırat 17:19
20
Herkese, onlara da, bunlara da rabbinin vermesini uzatırız; ve rabbinin vermesi engellenmez.
O. Fırat 17:20
21
Bak, kimine kiminden fazla vermişiz; o, ahiret için verilen, gerek derece bakımından ve gerekse lütuf açısından daha büyüktür.
O. Fırat 17:21
22
Allah ile beraber başka bir ilah edinme; sonra yerilmiş ve (cehenneme) terkedilmiş olarak kalakalırsın.
O. Fırat 17:22
23
Senin Rabbin hükmünü verdi ki: “Sadece ve sadece Bana kulluk edeceksin; anneye, babaya iyilikle muamele edeceksin. Şayet senin yanında olanlardan biri veya her ikisi yaşlılık çağına erişirse, sakın onlara ’öf’ bile demeyeceksin, onları azarlamayacak ve sözlerinle de onlara ikramda bulunacaksın.”
O. Fırat 17:23
24
Ve o ikisini alçak gönüllülükle kanatlarının muhafazasına alarak merhamet et ve de ki: “Rabbim, onlara merhamet et; onların küçükken beni yetiştirip terbiye ettiği gibi.”
O. Fırat 17:24
25
Rabbiniz, kendinizde olanı en iyi bilendir; eğer salih amel işlerseniz, şüphesiz ki O (Allah) kendisine sığınanları bağışlayıcıdır.
O. Fırat 17:25
26
Ve yakınlarına hakkını ver, miskinlere (düşkünlere) ve yolcuya da; ancak saçıp savurmadan.
O. Fırat 17:26
27
Saçıp savuranlar şeytanların kardeşleri olurlar; şüphesiz ki şeytan Rabbin için bir nankördür.
O. Fırat 17:27
28
Eğer (elinin dar olduğu için) Rabbinden ümit ettiğin bir rahmet sebebiyle onlardan yüz çevirmek durumunda kalırsan, (yüz çevirmeden) onlara kolay gelen söz söyle.
O. Fırat 17:28
29
Elini (keseni) boynuna bağlı kılma, tümüyle de (kesenin ağzını) açma; ardından kınanır (mali açıdan) mahsur kalırsın.
O. Fırat 17:29
30
Senin Rabbin şüphesiz ki dilediğine rızkı bol veriyor, dilediğine de ölçülü; muhakkak ki O kullarından haberdardır, görendir.
O. Fırat 17:30