1
(Ey Muhammed) Şu beldeye (Mekke’ye) yemin ederim ki,
3
(Fakat) Baba ile oğluna (Adem a.s. ile Ademoğullarına) andolsun ki,
4
Biz insanı, meşakkatler içinde (bocalasın diye) yarattık!
5
(Şirk ve küfürde direnen o Kureyş kodamanı) Kimsenin kendisine güç yetiremeyeceğini mi sanıyor? (Kuvvetine güvenerek cehenneme atılsa bile zebânileri bertaraf edip, azaptan kurtulacağını mı umuyor? O kâfir bununla da kalmıyor)
6
(Servetinin çokluğu ile böbürlenerek; "Putlarımıza karşı gelenleri önlemek için ben bu yolda) Yığın yığın mal telef ettim" diyor.
7
O, kimsenin, kendisini görmediğini mi sanıyor?
8
Biz ona iki göz (iki görme yeteneği) vermedik mi?
9
Bir dil, (*) Ve iki dudak. (**)
10
Biz ona (hayır ve şer) iki yol da gösterdik.
11
Fakat o (kuvvetine güvenen, servetiyle böbürlenen kâfir) o sarp yokuşa atılmadı.
12
(Ey insan) O sarp yokuşun ne olduğunu sen bilir misin?
13
(O) Bir köle azat etmek,
14
14,15,16. Kıtlık olduğu günde, akraba olan yetimi ve yerde yatan yoksulu güzelce doyurmak,
15
14,15,16. Kıtlık olduğu günde, akraba olan yetimi ve yerde yatan yoksulu güzelce doyurmak,
16
14,15,16. Kıtlık olduğu günde, akraba olan yetimi ve yerde yatan yoksulu güzelce doyurmak,
17
(Fakat evvel emirde) İman edenlerden, birbirlerine (meşakkatlere karşı) sabır ve merhamet tavsiye edenlerden olmaktadır.
18
İşte (kıyâmet gününde) amel defterleri sağ taraflarından verilecek, cennetlikler onlardır!
19
Ayetlerimizi inkâr edenlere gelince onlar, amel defterleri sol taraflarından verilecek cehennemliklerin ta kendileridir.
20
Ki onların cezası, kapılan üzerlerine sımsıkı kapatılmış alevli bir ateştir!