Ana SayfaMealler › Orhan Kuntman
OK

Orhan Kuntman

Orhan Kuntman
Orhan Kuntman meali ile okumaya başla
Tevbe 1 / 129
1
(Ey iman edenler) Bu (ültimatom) Allah ve Resulünden, andlaşma yaptığınız (fakat sözlerinde durmayan) müşriklere (aranızdaki andlaşmanın fesh edilmiş olduğunu bildiren) kesin bir ihtardır.
O. Kuntman 9:1
2
(Ey müşrikler) Yeryüzünde dört ay daha (serbest) dolaşın! (Bu süre dolduğunda savaş başlamıştır, size artık aman yoktur) İyi biliniz ki, (hangi çareye baş vursanız kaçıp kurtulamazsınız) siz kuşkusuz Allah'ı aciz bırakamazsınız, Allah kafirleri mutlaka perişan edecektir.
O. Kuntman 9:2
3
(Bu kesin ihtar) Hacc-ı ekber günü, Allah ve Resulünden, (kafir, mü'min bütün) insanlara bir duyurudur ki, Allah ve Resulü müşriklerden berîdir! (*) (Ey müşrikler, bu ihtara uyup) Eğer tevbe ederseniz (imana gelirseniz) bu sizin için hayırlıdır, eğer yola gelmezseniz biliniz ki, siz Allah'ı aciz bırakamazsınız, (Onun azabından kaçıp kurtulamazsınız. Ey Muhammed) O kafirleri çetin bir azap ile müjdele! (Onlara; bu uyarımızı da, umursamaz olurlarsa dünyada başlarına katil ve esaret gibi felaketler ve ahirette de cehennem azabı çökeceğini haber ver)
O. Kuntman 9:3
4
Ancak, kendileriyle andlaşma yapmış olup da, andlaşma şartlarının tümünü yerine getiren ve sizin aleyhinize olarak hiçbir kavme yardım etmemiş (ve kışkırtmamış) olan müşrikler; bu hükmün dışındadır. (Dört aylık süre bitince hemen onlara savaş açmayın) Andlaşmada belirlenen müddetin dolmasını bekleyin! (Böylece yapmış olduğunuz andlaşmanın şartlarını yerine getirmiş olun ki) Allah, (haksız her davranıştan) sakınanları sever.
O. Kuntman 9:4
5
Haram aylar çıkınca (-Kurban bayramını takib eden- dört aylık süre sona erince) artık (onlarla aranızda savaş başlamıştır) müşrikleri (Harem-i Şerif dahil) nerede bulursanız katledin! (Tutup esir almak mümkün iken öldürmeye kalkmayın) yakalayıp hapsedin ve kaçmalarını önlemek için geçit başlarını tutun. Fakat eğer tevbe ederlerse namazı dosdoğru kılar, zekatı da verirlerse (yani İslam’ı kabul ederlerse) yollarındaki engelleri kaldırın! (Onları serbest bırakın) Şüphe yok ki Allah, çok bağışlayandır ve çok merhametli olandır!
O. Kuntman 9:5
6
(Ey Muhammed) Eğer müşriklerden bir kimse senden aman dilerse, (sana sığınırsa) ona izin ver de gelsin Allah’ın kelâmını (Kur'an'ı) dinlesin! (Buna rağmen, hak daveti kabul etmezse) Sonra onu güven içinde bulunacağı yere (kendi kavminin yurduna) ulaştır. Çünkü onlar (hak ve hakikati) bilmeyen bir kavimdir! (Umulur ki ilerde hakk'ı kabul eder de imana gelir, yok, İslam'a karşı baş kaldırırsa, ele geçtiğinde onu hemen katledin)
O. Kuntman 9:6
7
O müşriklerin -yaptığı andlaşmanın- Allah katında ve Resulü yanında, biç değeri olur mu? (Elbette ki olmaz, onlar her defasında andlaşmayı bozarlar) Ancak Mescid-i Haram'ın yanında (Hudeybiye’de) andlaşma yaptığınız kabileler müstesna! (Evvelce olduğu gibi) Onlar size karşı dürüst davrandıkları süre, siz de onlara karşı dürüst davranın, Şüphe yok ki Allah, (haksız her davranıştan) sakınanları sever.
O. Kuntman 9:7
8
(O müşriklerin sözüne) Nasıl güvenilir ki, şayet onlar size bir üstün gelecek olsalar (bir fırsat bulup, kuvvet toplasalar bir zafer elde edebilecek duruma gelseler) sizin hakkınızda (evvelce olduğu gibi) ne bir yemine, ne de bir andlaşmaya sadık kalmazlardı. Onlar (şimdi, iki yüzlü davranarak) sizi dilleriyle hoşnud ederler, (size itaat edeceklerine yemin bile ederler) kalpleri ise aksini söyler! (sözleri, özlerine hiç uymaz) Çünkü onların çoğu yoldan çıkmış kimselerdir.
O. Kuntman 9:8
9
Onlar, -değersiz dünya malı karşılığında- Allah’ın ayetlerini (inkar ettiler) sattılar da, (halkı) O'nun yolundan alıkoydular. Şüphe yok ki, onların yaptıkları her amel (her davranış) kötüdür.
O. Kuntman 9:9
10
Onlar bir mümine karşı, ne yemin, ne de andlaşma hakkı gözetmezler. (verdikleri sözde durmazlar) İşte onlar böyle hak tanımaz saldırgan kimselerdir.
O. Kuntman 9:10
11
(Bununla beraber) Eğer onlar tevbe ederlerse (küfrü terk edip, imana gelirlerse) namaz kılar, zekatı da (gönülden isteyerek fakir müslümanlara) verecek olurlarsa, artık onlar sizin, din kardeşlerinizdir! (Aranızda bir sevgi bağı gerçekleşmiş olur.) Biz, (hak hukuk nedir) bilen bir topluluğa Ayetlerimizi böyle açıklıyoruz.
O. Kuntman 9:11
12
(Ey iman edenler, andlaşma yaptığınız herhangi bir müşrik kabile) Eğer verdikleri söze rağmen yeminlerini bozar da, dininize dil uzatırsa; (Rablerinin ayetlerini açıkça inkar edip, mukaddesatınızı küçük düşürmeye ve sövmeye kalkışırsa) o küfür önderlerini hemen tutup katledin! Çünkü (onların indinde) yeminin değeri yoktur. (Yemine inanmadıkları için, yeminlerini bozmakta hiç sakınca görmezler. O küfür önderlerini katledin.) Umulur ki (diğerleri ibret alıp, öyle haddi aşmaya, artık) bir son verirler.
O. Kuntman 9:12
13
(Ey iman edenler, böyle Hudeybiye'de, müslümanların aleyhine başkalarına yardım etmeyeceklerine dair) Yaptıkları andlaşmayı bozan, Peygamber'i yurdundan çıkarmaya kalkışan ve üstelik (Bedir'de) ilk önce size saldırmaya başlayan kafirlere karşı, nasıl savaşmazsınız? Yoksa onlardan korkuyor musunuz? Eğer (gerçekten) iman etmiş kimselerseniz, her şeyden önce Allah’tan korkmanız gerekir!
O. Kuntman 9:13
14
Onlarla savaşın ki Allah, sizin vasıtanızla onları cezalandırsın, onları rezil etsin, onlara karşı size yardım ve zafer ihsan etsin, müminler zümresinin kalplerini ferahlandırsın.
O. Kuntman 9:14
15
Ve kalplerindeki gazabı gidersin, (kafirlerin yapmış olduğu eziyet ve cefânın intikamını böylece almış olsunlar) Allah, (onlardan) kimi dilerse ona tevbe nasip eder! (Nitekim Kureyş'in reisi -küfrün önderi- olan Ebu Süfyan ve nice zatlar, Mekke’nin fethinde müslüman olmuşlardır) Allah; herşeyi hakkıyle bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. (Ey iman edenler biliniz ki, içinizde -özürleri olmadığı halde- savaştan kaçınan kimseler -münafıklar- da vardır)
O. Kuntman 9:15
16
Yoksa siz Allah’ın, içinizden, (hak yolunda canü gönülden) cihad edenleri ve Allah'tan Peygamber ile müminlerden başkasını kendilerine sırdaş edinmeyenleri- ortaya çıkarmadan (sizleri imtihan etmeden serbest) bırakılacağınızı mı sandınız? Oysa Allah, bütün yaptıklarınızdan haberdardır. (Kimin niyetinin halis olduğunu elbette bilir)
O. Kuntman 9:16
17
Müşriklerin, -küfürlerine bizzat kendileri şahit iken (ilah edindikleri putlara tapınıp dururken) Allah’ın mescidlerini (özellikle Mescid-i Harâm'ı) imar etmeye hakları yoktur, çünkü onlar, bütün amelleri heder olmuş kimselerdir ki, cehennemde sonsuza dek kalacaklardır.
O. Kuntman 9:17
18
Allah’ın mescitlerini ancak, Allah’a ve ahiret gününe iman eden, namazı dosdoğru kılan, zekatı veren ve Allah'tan başkasından korkmayan kimseler imar eder, işte bu zatların hidayete ermeleri umulur.
O. Kuntman 9:18
19
(Ey müşrikler) siz, -hacılara su verme ve Mescid-i Haram'ı onarma işini- Allah'a ve ahiret gününe iman edip de, Allah yolunda cihad edenlerin ameli ile denk mi tutuyorsunuz? Oysa bunlar Allah katında eşit olmazlar. Allah, zalim bir topluluğu doğru yola iletmez.
O. Kuntman 9:19
20
İman edip (yurtlarından) hicret eden, Allah yolunda mallarıyla canlarıyla cihada atılanların, Allah katındaki, dereceleri elbette ki büyüktür. İşte bunlardır ancak kurtuluşa (muradlarına) erenler!
O. Kuntman 9:20
21
Rableri onlara, rahmetini, rızasını ve içinde bitip tükenmeyen nimetler bulunan cennetleri müjdeler.
O. Kuntman 9:21
22
Onlar orada sonsuza dek kalacaklardır. Şüphe yok ki Allah katında büyük mükafat vardır.
O. Kuntman 9:22
23
Ey iman edenler, -eğer küfrü imana tercih ediyorlarsa- babalarınız ve kardeşleriniz olsa bile sakın dost edinmeyin, içinizden kim onları dost edinirse, işte onlar zalimlerin ta kendileridir.
O. Kuntman 9:23
24
(Ey Muhammed, onlara) De ki, -Babalarınız, oğullarınız kardeşleriniz, eşleriniz, kabileniz, elde ettiğiniz mallar, eksilmesinden korktuğunuz bir ticaret ve hoşunuza giden meskenler- şayet size; Allah’tan, Resulünden ve Allah yolunda cihat etmekten daha sevgili ise, artık Allah'ın emri (takdir buyurduğu cezası) gelinceye kadar bekleyin! (Elbette hak ettiğiniz cezaya kavuşursunuz) Allah, yoldan çıkmış bir topluluğu doğru yola iletmez.
O. Kuntman 9:24
25
Andolsun ki Allah, (savaş alanlarında) birçok yerde ve Hüneyn savaşında size yardım etmişti. Fakat o gün (savaş başlarken) kuvvetinizin çok olması, size fazla güven ve kibir vermiş (ve bu üstünlüğünüz) size hiçbir yarar sağlamamıştı. (Düşmanın hücumu karşısında) Yeryüzü bütün genişliğine rağmen size dar gelmişti, gerisin geri dönüp gitmiştiniz! (Savaş alanında sadece Resulullah s.a.s ile bir kaç sahabe kalmıştı.)
O. Kuntman 9:25
26
Sonra Allah, (lütfetti de) Resulü ile müminler üzerine sekinetini (kalplerine sükûnet ve emniyet veren rahmetini) ve görmediğiniz ordular (melekler) indirdi (İşte Rabbiniz size böyle yardım etti de, tekrar kendinizi toplayarak Allah’ın Resulünün yanına koştunuz, savaşa atıldınız ve zafere ulaştınız) Kafirleri ise azaba (katl ile esârete, hezîmete) uğrattı, işte kafirlerin hak ettiği ceza bu idi. (Bu hezimetin onlardan bir kısmına yararı da vardır, çünkü)
O. Kuntman 9:26
27
Allah, (bu yenilginin) ardından, dilediğini tevbeye (imana, günahlarından bağışlanmaya) muvaffak kılar. Allah, çok bağışlayandır ve çok merhametli olandır!
O. Kuntman 9:27
28
Ey iman edenler, şüphe yok ki müşrikler murdar kimselerdir, bu yıldan sonra, Mescid-i Haram'a yaklaşmasınlar. Eğer siz (ticaretinizin azalıp) yoksul kalmaktan korkarsınız, (biliniz ki) Allah dilerse sizi lutuf ve kereminden zenginleştirecektir. (Beldenize nice feyiz ve bereket ihsan edecektir) Allah, herşeyi hakkıyle bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
O. Kuntman 9:28
29
(Ey iman edenler) Kendilerine kitap verilenlerden olup da, Allah'a ve ahiret gününe inanmayan, Allah ve Resulünün haram kıldığım haram saymayan (haramdan kaçınmayan, Allah’ın kitabında, Peygamberin sünnetinde ve hatta, kendilerinin uyduklarını söyledikleri kitabın ve peygamberin hükümleriyle haram olduğu kesin olan şeyleri mübah gören) ve hak dini din edinmeyen (oysa, "Allah katında din İslam'dır!" -Al-i İmran/19 - uyarınca, dinin gerçek manası Allah'ın emirlerine teslimiyettir) kimselerle, (yani, kendilerine kitap verilmiş olanların bir kısmına, -yukarda belirlenmiş olan imansız, saygısız ve haksız olanlara- karşı) boyun eğerek kendi elleriyle cizye (vergi) verinceye kadar savaşın. (Evet kitap ehlinden Rablerine ortak koşanlar da oldu, nitekim)
O. Kuntman 9:29
30
Yahudiler (den bazıları bir zamanlar) "Üzeyr Allah’ın oğludur" dediler. Hıristiyanlar da, "Mesih Allah’ın oğlu" dediler. (Başlangıçta bunu söyleyenler bir kısım hıristiyanlar ise de, sonradan hepsi böyle söylemeye başladılar. Nitekim dört kitaptan biri olan Markos'un kitabının birinci babı "Allah'ın oğlu, İsa Mesih'in İncil’inin başlangıcı" diye başlamaktadır) İşte (bu sözler) onların bizzat kendi ağızlarından çıkmış lakırdılardır! (Başkaları tarafından onlara isnâd olunmuş bir iftira değildir. Onlar da zaten bunu, bir manayı belirlemek için değil, manası anlaşılmaz bir laf olarak söylerler. Bunu söylemekle, lakırdılarını) Daha önce küfre düşenlerin sözlerine benzetiyorlar. (ki, müşrikler de "Melekler Allah'ın kızlarıdır" diyerek kafir oluyorlardı. Yahudi ve hıristiyanların bazılarının bu "oğul" cinsinden sözleri de, tıpkı ona benzer) Allah onları kahretsin. Nasıl oluyor da (böyle hak'tan batıla) dönüyorlar? (kabahat kendilerinindir)
O. Kuntman 9:30