1
Andolsun sabaha; (özellikle Kurban bayramının sabahına)
2
On Geceye, (Kurban bayramından önceki on geceye)
3
Çifte ve Tek'e (yaratıklara ve her şeyi çift yaratan, kendisi tek olan Cenâb-ı Hakk’a)
4
4,5. Ve (sabahın çifti) gelmekte olan geceye, akıl sahipleri için; bunların her biri, birer yemine değmez mi? ki. (Kâfirlere azap edeceğim!)
5
4,5. Ve (sabahın çifti) gelmekte olan geceye, akıl sahipleri için; bunların her biri, birer yemine değmez mi? ki. (Kâfirlere azap edeceğim!)
6
(Nitekim Ey Muhammed) Görmedin mi, Rabbin ne yaptı Ad kavmine. (Azap ile nasıl helâk ettik)
7
7,8. Sütunlar sahibi İrem'e! (Yüksek tepelerde binalar yapan o kavme! Nitekim Şu’ara suresinin 128. ayetinde "Siz her tepeye bir alamet bina edip eğlenir misiniz?" buyurulmuştur) Öyle bir İrem ki; daha önceki beldeler içinde benzeri yaratılmamıştı.
8
7,8. Sütunlar sahibi İrem'e! (Yüksek tepelerde binalar yapan o kavme! Nitekim Şu’ara suresinin 128. ayetinde "Siz her tepeye bir alamet bina edip eğlenir misiniz?" buyurulmuştur) Öyle bir İrem ki; daha önceki beldeler içinde benzeri yaratılmamıştı.
9
Dağ yamaçlarında kayalar oyan (kendilerine ev yapan) Semûd kavmine!
10
Kazıklar sahibi Firavun'a. (Halka -kazıklara bağlamak suretiyle- zulmeden Firavun'a)
11
11,12. Ki; onlar o beldelerde (hak ve adalet sınırını aşmış) taşkınlık etmişlerdi. Fesadı artırmışlardı. (Düzeni, ahlakı ve fikirleri bozmuşlardı)
12
11,12. Ki; onlar o beldelerde (hak ve adalet sınırını aşmış) taşkınlık etmişlerdi. Fesadı artırmışlardı. (Düzeni, ahlakı ve fikirleri bozmuşlardı)
13
Rabbin de bu yüzden onları azap kırbacından geçirdi!
14
Şüphe yok ki Rabbin rasad yerindedir.
15
Fakat (Rabbinin ayetlerini inkâr eden) İnsan, (Rabbinin yaptığı her şeyden haberdar olduğundan gâfil olduğu için) Rabbi kendisine -imtihan maksadıyla ikramda bulunup da- bol nimet verirse, "Rabbim bana ikram etti" der. (Bu ikrama gerçekten layık olduğunu zanneder, şükretmek gereğini hissetmez, o serveti hayır işlerinde kullanacağı yerde zevk ve sefa peşinde harcar)
16
Ne zaman ki, (Rabbi) onu imtihan edip, rızkını daraltırsa, bu kez "Rabbim bana ihânet etti" der. (Rızık az da olsa yine şükretmek gerektiğini düşünmez de böyle küstahlıkta bulunur.)
17
(Ey müşrikler) Hayır!.. Siz yetime ikram etmezsiniz;
18
Yoksulu doyurmak için birbirinizi teşvik etmezsiniz;
19
Mirası hak gözetmeden yersiniz;
20
Malı da çok seversiniz, öyle bir seviş ki, yığmacasına! (Ahireti ise hiç düşünmezsiniz)
21
21,22. Fakat yeryüzü, parça parça dağıtıldığında, Rabbinin buyruğu geldiği, melekler saf saf dizildiği zaman! (Kulların hesabı görülecek ve her şey ortaya çıkacaktır)
22
21,22. Fakat yeryüzü, parça parça dağıtıldığında, Rabbinin buyruğu geldiği, melekler saf saf dizildiği zaman! (Kulların hesabı görülecek ve her şey ortaya çıkacaktır)
23
O gün cehennem de getirilir. (Gerçeği inkâr eden) insan o gün (dünyada yaptığı her şeyi) hatırlayacak, fakat hatırlaması (son pişmanlığı) ona hiçbir yarar sağlamayacaktır!
24
"Keşke bu (ahiret) hayatım için, önceden (dünyada) sâlih ameller yapsaydım" diyecektir.
25
25,26. Artık o gün, Rabbinin azabı gibi hiç kimse azap yapamaz, O'nun vurduğu gibi kimse bağ vuramaz! (Çünkü O'nun rahmeti sonsuz olduğu gibi, azabı da çok şiddetlidir)
26
25,26. Artık o gün, Rabbinin azabı gibi hiç kimse azap yapamaz, O'nun vurduğu gibi kimse bağ vuramaz! (Çünkü O'nun rahmeti sonsuz olduğu gibi, azabı da çok şiddetlidir)
27
(İman edip, sâlih ameller işleyen kullara gelince onlar) Ey nefs-i mutmainne, (nefsânî kirlerinden arınıp, huzura kavuşan kul)
28
Dön Rabbine, sen O'ndan razı, sen de O'ndan razı olarak,
29
Haydi katıl, sâlih kullarımın arasına;
30
Gir cennetime! (İlahi hitabına mazhar olurlar)