1
Hayır!.. (Ey kâfirler hakikat, sizin sandığınız gibi değildir) Kıyâmet gününe yemin ederim;
2
Kendini kınayan (pişman olan) nefse de yemin ederim ki
3
(Küfürde direnen) İnsan (kıyâmette) kemiklerini bir araya toplayamayacağımızı mı sanıyor?
4
Evet!.. -onun parmak uçlarım bile- eski haline getirmeye elbette bizim gücümüz yeter.
5
5,6. Fakat (küfürde direnen) insan, kıyâmet gününü uzak görmek (nasıl olsa ilerde tevbe ederim diyerek günah işlemeye devam etmek) ister de "Kıyâmet günü ne zamanmış?" diye sorar.
6
5,6. Fakat (küfürde direnen) insan, kıyâmet gününü uzak görmek (nasıl olsa ilerde tevbe ederim diyerek günah işlemeye devam etmek) ister de "Kıyâmet günü ne zamanmış?" diye sorar.
7
7,8,9. (Oysa hayret ve dehşetle) Göz kamaştığında, ay tutulduğunda ve güneşle ay bir araya getirildiğinde,
8
7,8,9. (Oysa hayret ve dehşetle) Göz kamaştığında, ay tutulduğunda ve güneşle ay bir araya getirildiğinde,
9
7,8,9. (Oysa hayret ve dehşetle) Göz kamaştığında, ay tutulduğunda ve güneşle ay bir araya getirildiğinde,
10
İşte o gün (o) insan, "Kaçacak yer neresidir?" diye çırpınacaktır.
11
Hayır: (o bilmeli ki o gün, kaçıp) sığınacak hiçbir yer yoktur.
12
O gün herkesin varacağı yer ancak Rabbinin huzurudur.
13
Ogün insana, önden yolladığı veya geri bıraktığı (iyi veya kötü) her ameli bildirilir.
14
14,15. Artık insan (o gün) -ne kadar özür sayıp dökse de- kendi kendinin şahididir.
15
14,15. Artık insan (o gün) -ne kadar özür sayıp dökse de- kendi kendinin şahididir.
16
(Ey Muhammed, Cebrail tamamlamadan) Vahyi almaya çalışıp dilini oynatma. (Acele etme, Kur'an kalbine, inerken sadece dinle)
17
Şüphe yok ki onu (Kur'an ayetlerini kalbinde) toplamak ve okutmak da bize aittir.
18
O halde biz onu okuduğumuzda. (Kur’an ayetlerini Cebrail vasıtasıyle sana tebliğ ettiğimizde) sen de onun okunuşunu takip et. (Yavaş yavaş oku)
19
Kuşkusuz sonra onu açıklamak da bize aittir.
20
20,21. (Ey müşrikler) Hayır!.. (Siz yaptığımız uyarılardan hiç ibret almıyorsunuz çünkü) Siz peşin olanı (dünya nimetlerini) istiyorsunuz da; ahireti (ahiret için gerekli sâlih amelleri) terk ediyorsunuz. (Ahiretteki cennet nimetlerinin dünya nimetlerinden kat kat üstün ve sonsuza dek süreceğine inanmıyorsunuz oysa)
21
20,21. (Ey müşrikler) Hayır!.. (Siz yaptığımız uyarılardan hiç ibret almıyorsunuz çünkü) Siz peşin olanı (dünya nimetlerini) istiyorsunuz da; ahireti (ahiret için gerekli sâlih amelleri) terk ediyorsunuz. (Ahiretteki cennet nimetlerinin dünya nimetlerinden kat kat üstün ve sonsuza dek süreceğine inanmıyorsunuz oysa)
22
Nice yüzler vardır ki o gün, (sevinç içindedir) ışıl ışıl parıldar
23
Rablerine (cemâline) bakarlar.
24
Nice yüzler de vardır ki o gün, (dehşet içindedir) porsumuştur, karadır,
25
Bel kemiklerini kıracak bir azaba uğrayacaklarını anlarlar.
26
(Ey müşrikler, dünyayı ahirete tercih etmeyin) Haberiniz olsun, ne zaman ki can köprücük kemiğine dayanır.
27
(Etrafındakiler hastamızı) "Tedavi edebilecek kim var?" diye kıvranır,
28
(Can çekişen çok sevdiği dünyasından) Ayrılık vaktinin geldiğini anlar.
29
O zaman bacağı bacağına dolaşır; (ölüm acısıyle kıvranır)
30
İşte o gün (ölüm vaktinde) sevk ancak Rabbinedir.
Sonraki 10 ayet →