Ana SayfaMealler › Orhan Kuntman
OK

Orhan Kuntman

Orhan Kuntman
Orhan Kuntman meali ile okumaya başla
Hakka 1 / 52
1
Gerçekleşeceği kesin olan! (Kıyâmet)
O. Kuntman 69:1
2
Nedir o gerçekleşeceği kesin olan?
O. Kuntman 69:2
3
O gerçekleşeceği kesin olanı (kıyâmeti) sana hangi şey bildirdi?
O. Kuntman 69:3
4
Semud ve Ad kavimleri, kapılarını çalacak olan felaketi (kıyâmeti) yalan saydılar. (Yalan savmalarının cezasını da çektiler şöyle ki)
O. Kuntman 69:4
5
Semud kavmi, korkunç bir gürültüyle helâk edildiler.
O. Kuntman 69:5
6
Ad kavmine gelince, onlar da uğultulu kasıp kavuran bir fırtına ile helâk edildi,
O. Kuntman 69:6
7
Allah o fırtınayı, ardarda yedi gece, sekiz gün sürdürdü öyle ki, (eğer orada olaydın) o kavmin içi boş hurma kütükleri gibi, yere yıkılıp kaldıklarını görürdün.
O. Kuntman 69:7
8
Şimdi bak, -o beldede bir tek ferdin yaşadığına ait- onlardan bir kalıntı görebilir misin? (Hepsi helâk oldu, geride sadece evlerinin harabeleri kaldı)
O. Kuntman 69:8
9
Firavun da, ondan öncekiler de ve altı üstüne getirilen beldeler halkı da (Lut kavmi de) o büyük suçu işlediler. (Kıyâmeti, hesabı ve cennet ile cehennemi inkâr ettiler)
O. Kuntman 69:9
10
Böylece Rablerinin (onları doğru yola davet eden) peygamberine karşı geldiler, sonunda Rableri de onları şiddetli bir şekilde yakaladı.
O. Kuntman 69:10
11
11,12. Şüphe yok ki, su bastığı zaman (Nuh tufanında) sizin -mümin olan- atalarınızı, sizin için bir öğüt ve ibret yapalım, anlayışlı kulaklar duysun bellesin diye, gemide biz taşıdık.
O. Kuntman 69:11
12
11,12. Şüphe yok ki, su bastığı zaman (Nuh tufanında) sizin -mümin olan- atalarınızı, sizin için bir öğüt ve ibret yapalım, anlayışlı kulaklar duysun bellesin diye, gemide biz taşıdık.
O. Kuntman 69:12
13
Sûra üfürüldüğünde,
O. Kuntman 69:13
14
Yer Sarsılıp- dağlar yerlerinden koparılıp birbirine çarparak darmadağın olduğunda,
O. Kuntman 69:14
15
İşte o zaman olan olur. (Kıyamet kopar)
O. Kuntman 69:15
16
O gün gök de yarılır, çökmeye yüz tutar.
O. Kuntman 69:16
17
Melekler onun etrafında dolanır, -bunların da üstünde o gün, Rabbinin arş’ını sekiz melek yüklenir.
O. Kuntman 69:17
18
(Ey insanlar) Siz o gün huzura alınırsınız. (Hesap vermek üzere, gizli açık ve gizlinin gizlisini bilen Rabbinizin huzuruna çıkarılırsınız) O gün size ait hiçbir sır gizli kalmaz. (Dünyada işlediğiniz amelleriniz meydandadır, özür dilemeniz boşunadır)
O. Kuntman 69:18
19
Kitabı sağ tarafından verilen, (o gün mutludur, meleklere) "İşte kitabım alın okuyun.”
O. Kuntman 69:19
20
“Çünkü ben böyle bir hesaplaşma ile karşılaşacağımdan emindim, (kötülüklerden sakınmaya, sâlih ameller işlemeye gayret ettim)" der.
O. Kuntman 69:20
21
21,22,23. Artık o, meyveleri dallarından sarkmış yüksek bir cennette hoşnut kalacağı -sonsuza dek sürecek- bir hayat içindedir.
O. Kuntman 69:21
22
21,22,23. Artık o, meyveleri dallarından sarkmış yüksek bir cennette hoşnut kalacağı -sonsuza dek sürecek- bir hayat içindedir.
O. Kuntman 69:22
23
21,22,23. Artık o, meyveleri dallarından sarkmış yüksek bir cennette hoşnut kalacağı -sonsuza dek sürecek- bir hayat içindedir.
O. Kuntman 69:23
24
Ona (ve diğer cennetliklere) "Geçmiş günlerde işlediğiniz güzel amellerinizin mükâfatı olarak afiyetle yeyin için" diye nida olunur.
O. Kuntman 69:24
25
25,26. Kitabı sol tarafından verilen ise "Ah!.. keşke kitabım (amel defterim) bana verilmeseydi de, hesabımın ne olduğunu (bu kadar kötü olduğunu) bilmeseydim.”
O. Kuntman 69:25
26
25,26. Kitabı sol tarafından verilen ise "Ah!.. keşke kitabım (amel defterim) bana verilmeseydi de, hesabımın ne olduğunu (bu kadar kötü olduğunu) bilmeseydim.”
O. Kuntman 69:26
27
27,28. “Malım bana hiç yarar sağlamadı, dünyadaki saltanatım yok olup gitti.”
O. Kuntman 69:27
28
27,28. “Malım bana hiç yarar sağlamadı, dünyadaki saltanatım yok olup gitti.”
O. Kuntman 69:28
29
“Ah!.. Keşke ölümümle her şey sona erseydi (de bu duruma düşmeseydim)” diye feryâd eder. (Fakat hesap günü yapılan pişmanlığın ve tevbenin hiçbir faydası yoktur)
O. Kuntman 69:29
30
30,31,32. (Zebanilere) "Onu tutup yakalayın -ellerini boynuna- bağlayın. Götürüp cehenneme atın, sonra da, boyu yetmiş arşın olan zincire vurun" buyurulur.
O. Kuntman 69:30