Ana SayfaMealler › Orhan Kuntman
OK

Orhan Kuntman

Orhan Kuntman
Orhan Kuntman meali ile okumaya başla
Kalem 1 / 52
1
Nûn. Kalem'e ve yazdıklarına (meleklerin nurdan bir kalem ile nurdan bir levha üzerine, -Levh-i Mahfuza yazdıkları, Kur'an dâhil olmuş olacak şeylere) andolsun ki,
O. Kuntman 68:1
2
(Ey Muhammed) Sen Rabbinin nimeti sâyesinde dîvâne değilsin.
O. Kuntman 68:2
3
Senin için, muhakkak bitip tükenmeyen bir mükâfat vardır.
O. Kuntman 68:3
4
Kuşkusuz sen, büyük bir ahlak üzerindesin!
O. Kuntman 68:4
5
Yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler.
O. Kuntman 68:5
6
Delilik hanginizde imiş?
O. Kuntman 68:6
7
Şüphe yok ki Rabbin, kendi yolundan sapanları da, hidâyete erenleri de çok iyi bilendir.
O. Kuntman 68:7
8
O halde sen, o Hakk'ı yalan sayanların (yerinde olmayan) tekliflerini kabul etme.
O. Kuntman 68:8
9
Onlar isterler ki, sen yumuşak davranasın da, onlar da sana karşı yumuşak davransınlar.
O. Kuntman 68:9
10
(Ey Muhammed) Doğruya da eğriye de alabildiğine yemin eden, insanlık şerefini yitirmiş olan,
O. Kuntman 68:10
11
Ötekini berikini ayıplayan, durmadan laf götürüp getiren,
O. Kuntman 68:11
12
Hayırlı işlere engel olan, haddini aşan, günaha dadanan.
O. Kuntman 68:12
13
13,14. -İnsanlara- kaba ve haşin davranan, soysuz damgasını yemiş olan bir kimseye, mal ve oğullar sahibi olmuş diye, sakın iltifat etme.
O. Kuntman 68:13
14
13,14. -İnsanlara- kaba ve haşin davranan, soysuz damgasını yemiş olan bir kimseye, mal ve oğullar sahibi olmuş diye, sakın iltifat etme.
O. Kuntman 68:14
15
Ki ona, ayetlerimiz okunduğu zaman o kâfir, "Bunlar öncekilerin masalları" der.
O. Kuntman 68:15
16
Yakında biz onun hortumu üzerine damga basacağız. (Burnunu sürtüp kibrini kıracağız)
O. Kuntman 68:16
17
Oysa biz onları sınadık. (Onlara bir belâ verdik, kıtlık ve açlığa maruz kaldılar, mal ve oğullarının bir işe yaramadığını anlamaları gerekirdi, fakat ibret almadılar) O bahçe sahiplerini sınadığımız gibi! Ki o bahçe sahipleri, sabah olunca bahçelerini mutlaka -kimse görmeden- devşireceklerine yemin etmişlerdi.
O. Kuntman 68:17
18
Bir istisna yapmaya gerek duymuyorlardı. (Allah dilerse demiyorlardı)
O. Kuntman 68:18
19
Fakat onlar uykuda iken, Rabbin katından gönderilen bir -yangın âfeti- belâ, o bahçeyi sardı da;
O. Kuntman 68:19
20
O -güzelim- bahçe simsiyah kesiliverdi.
O. Kuntman 68:20
21
21,22. Onlarsa sabaha karşı uyandılar ve birbirine "devrişecekseniz - bahçeye- erkenden gidelim" diye seslendiler.
O. Kuntman 68:21
22
21,22. Onlarsa sabaha karşı uyandılar ve birbirine "devrişecekseniz - bahçeye- erkenden gidelim" diye seslendiler.
O. Kuntman 68:22
23
23,24. (Ve yola koyuldular) Yolda giderken de, aralarında fısıldaşıyor: "Sakın bu gün -bizden evvel- bir yoksul çıkıp da bahçemize girmesin" diyorlardı.
O. Kuntman 68:23
24
23,24. (Ve yola koyuldular) Yolda giderken de, aralarında fısıldaşıyor: "Sakın bu gün -bizden evvel- bir yoksul çıkıp da bahçemize girmesin" diyorlardı.
O. Kuntman 68:24
25
(Evet, o cimriler, yoksulları) Engellemek gayretiyle erkenden kalkıp bahçelerine gittiler.
O. Kuntman 68:25
26
Fakat bahçelerini -yanmış kül olmuş halde- görünce (ilkin) "Mutlaka yolumuzu şaşırmış olmalıyız" dediler. (Fakat sonra gerçeği anladılar da)
O. Kuntman 68:26
27
"Hayır doğrusu biz (cimrilik gösterdiğimiz için, bahçemizin ürününden) yoksul bırakıldık dediler.
O. Kuntman 68:27
28
İçlerinden biri, aklı başında olanı (onları daha evvel uyaranı) "Ben size, Rabbinizi tesbih etmeniz gerekir, demedim mi?" deyince, (onlar kusurlarını anlamış oldular)
O. Kuntman 68:28
29
Ve: "Ey Rabbimiz, seni tenzih ederiz, biz gerçekten zâlim kimseler olduk (cimrilik gösterdik, yoksulları rızıklarından mahrum bırakmanın cezasına uğradık)" dediler.
O. Kuntman 68:29
30
(Pişmanlık duydular fakat ilkin) Kabahati birbirlerine yüklemeye başladılar. (Sonra suçta her birinin ortak olduğunu anlayarak, pişmanlık duygusunu paylaştılar ve çareyi Rablerine yönelmekte buldular)
O. Kuntman 68:30