Ana SayfaMealler › Orhan Kuntman
OK

Orhan Kuntman

Orhan Kuntman
Orhan Kuntman meali ile okumaya başla
Enam 1 / 165
1
Hamd; gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve aydınlığı var eden Allah’a mahsustur. (Rablerinin bu eşsiz yaratma gücünü gözler önüne seren bunca delilleri gördükten) Sonra kafirler (yaratılmış şeyleri) hâlâ Rableri ile denk tutuyorlar! (Kimi tutuyor yıldızlara, güneşe tapıyor, kimi de topraktan taştan yaptıkları putlara tapıyor, onlardan yardım umuyor, ahirete, Rablerinin huzurunda O'na ortak koşmalarının hesabını vereceklerine inanmıyorlar. Ey kafirler haberiniz olsun ki)
O. Kuntman 6:1
2
Sizi çamurdan (toprağın yetiştirdiği besin maddelerinden teşekkül eden ana-babanızın döl hücrelerinden) yaratan ve ölüm zamanım takdir eden O'dur. Bir de O'nun katında belirlenmiş bir ecel (kıyamet günü) vardır ki, siz ondan hâlâ kuşku içindesiniz.
O. Kuntman 6:2
3
(Oysa) O, göklerde de, yerde de (ibadete layık tek ilahtır) Allah'tır. Sizin gizlinizi, açığa vurduğunuzu, (hayır veya şerden) ne kazanacağınızı da bilir! (o takdir edilen ecel gelince -mükafat veya ceza- ne hak etmişseniz onu tamamen verir.)
O. Kuntman 6:3
4
(Ey Muhammed) O müşriklere Rablerinin ayetlerinden (Birliğini ve eşsiz kudretini gösteren) bir delil gelmeye dursun (kabul edecekleri yerde) ondan yüz çevirirler.
O. Kuntman 6:4
5
Nitekim kendilerine Hak (Kur'an) geldiğinde de onu (alaya aldılar) yalan saydılar, fakat yakında onlara ne ile alay ettiklerinin haberleri muhakkak gelecektir. (Hak ile alay etmenin ne demek olduğunu o zaman anlayacaklar da; dünya ve ahirette cezalarını çekeceklerdir)
O. Kuntman 6:5
6
(Onlar, kalıntılarını) Görmezler mi ki, kendilerinden önce Biz nice nesilleri (küfürleri yüzünden) helak ettik (Ey müşrikler, suçlu olmanıza rağmen, Rabbinizin size bol nimet vermesine aldanmayın) Biz onlara da yeryüzünde size vermediğimiz imkanları verdik, gökten üstlerine bol bol yağmur indirip evlerinin altından ırmaklar akıttık, (bu sayede çok verimli bağ ve bahçelere sahip bulunuyorlardı. Fakat küfürde direndikleri ve peygamberlerine tabi olmadıkları için) Biz onları, günahlarından ötürü yerle bir ettik ve onların ardından başka nesiller var ettik.
O. Kuntman 6:6
7
Şayet sana kağıt üzerine yazılı bir kitap indirseydik, onlar elleriyle onu tutmuş da olsalardı, yine o kafirler, "Bu muhakkak bir sihirden başka birşey değildir" derlerdi, (imana gelmezlerdi, nitekim)
O. Kuntman 6:7
8
"Ona, (Muhammed’e, bizim de görebileceğimiz ve onun peygamber olduğunu bize açıkça bildiren) bir melek indirilmeli değil miydi?" dediler. (Oysa) Şayet biz öyle bir melek indirmiş olsaydık, her iş bitirilirdi, (olacak olur, kıyametleri kopardı, tevbe etmeleri beklenmez) kendilerine göz bile açtırılmazdı. (Peygamberin haber verdiği, azap hükmü, derhal uygulanırdı.)
O. Kuntman 6:8
9
(Onlardan kimi de, beşerden peygamber olur mu? Eğer Allah, peygamber göndermek isteseydi melek gönderirdi, dediler.) Şayet biz peygamberi bir melek kılsaydık, (meleği göremeyecekleri için) onu bir erkek şekline koyar da öyle gönderirdik! (o zaman da "biz senin melek olduğunu ne bilelim, sen de bizim gibi bir beşersin" derlerdi) Şimdiki gibi onları kuşkuya biz düşürmüş olurduk. (O zaman da onun peygamberliğini tanımayacaklardı, onların bu talepleri küfürlerini örtmek için bir bahane ve Rableri tarafından gönderilen Peygamber ile alay etmektir)
O. Kuntman 6:9
10
(Ey Muhammed) Andolsun ki, senden önceki peygamberlerle de alay edildi. (Hak daveti kabul etmedikleri takdirde, Rableri katından üzerlerine azap indirileceği uyarılarına hiç aldırmadılar, alaya aldılar) Bu yüzden alay ettikleri şey (azap) onları kuşatıverdi, (helak olup gittiler)
O. Kuntman 6:10
11
Onlara de ki: Yeryüzünde dolaşın da peygamberlerini yalan sayanların sonu nice olmuş görün! (onların -Ad ile Semud'un- geride bıraktıkları harabeler yollarınızın üzerindedir.)
O. Kuntman 6:11
12
(Ey Muhammed, onlara) Göklerde ve yerde olanlar kimindir? diye sor. (Sonra da onları şöyle uyar, elbette) Allah’ındır! Kendi zâtı üzerine rahmeti yazmıştır O! (Allah, varlıkların tümünü rahmetiyle yarattı ve Ademoğullarına akıl, seçenek ve hür irade bahşetti, peygamberler gönderdi, rahmet ve rızasının gereklerine davet etti, öfke ve gazabına sebep olan günahlardan çekinmelerini emretti. O, ceza vermekte acele etmez, tevbe ve bağışlanma dilemeyi, rahmetine sığınmayı kabul eder. Fakat bu mühlet tanıma sonsuza dek sürüp gidemez.) Elbette sizleri (gerçekleşmesinde) hiç kuşku olmayan kıyamet gününde (huzurunda) toplayacaktır, kendilerini büyük ziyana uğratanlar ise (bu gerçeklere) iman etmeyenlerdir.
O. Kuntman 6:12
13
(Gökler ve yer Allah’ın olduğu gibi) Gecede ve gündüzde barınan her şey O'nundur. (hiçbir şey O'na gizli kalamaz) Herşeyi hakkıyle işiten ve hakkıyle bilendir O!
O. Kuntman 6:13
14
(Ey Muhammed, müşrikler senin de, atalarının yolundan gitmeni arzu ederler) De ki: "Ben, -gökleri ve yeri yoktan yaratan, (bütün yaratıklarım rızık dağıtarak) besleyen, kendisi ise bundan münezzeh olan, (hiçbir şeye muhtaç olmayan) -Allah'tan başkasını hiç veli (dost, yardımcı) edinir miyim? De ki: Bana, müslümanların (son İslam ümmetinin) ilki (önderi) olmam ve (Rabbime asla) ortak koşmamam emredildi.
O. Kuntman 6:14
15
De ki: Şayet ben, Rabbime isyan edecek olursam, elbette ben büyük günün (kıyamet gününün) azabından korkarım!
O. Kuntman 6:15
16
O gün (öyle dehşetli bir gündür ki) kim, azaptan (cehennem ateşinden) kurtarılırsa, işte Allah ancak o kimseye merhamet etmiştir, (rahmetiyle korumuştur) Ki, en kesin kurtuluş budur.
O. Kuntman 6:16
17
(Ey gafil insan, haberin olsun ki) Eğer Allah seni bir zarara uğratırsa, onu kendisinden başka giderecek yoktur. Eğer sana bir hayır verirse, (bu O’nun lutfudur, hiç kimse onu engelleyemez) şüphe yok ki herşeye kadirdir O!
O. Kuntman 6:17
18
O, kullarının üstünde her türlü tasarrufa sahiptir, hüküm ve hikmet sahibidir. Her şeyden haberdar olandır O!
O. Kuntman 6:18
19
(Ey Muhammed) De ki, (benim hak peygamber olduğuma iman etmiyorsunuz) Şehadet yönünden en büyük şahidlik hangisidir? (kimin şehadet etmesidir) Deki: Benimle sizin aranızda (hak peygamber olduğuma) Allah şahittir, bana bu Kur'an; sizleri ve (kıyamete dek) erişecek kimseleri onunla uyarmam için vahyolundu. Yoksa siz, Allah ile beraber başka ilahlar olduğuna şahitlik mi ediyorsunuz? De ki: " Ben (buna asla) şahitlik etmem. De ki: (çünkü) O, ancak bir tek İlah’tır ve sizin (Ona) ortak koştuğunuz nesnelerle benim katiyen ilişiyim yoktur! (Müşrikler -bu uyarılara rağmen- Resulullah s.a.s.'ın hak peygamber olduğunu kabul etmezler, kitap ehline gelince)
O. Kuntman 6:19
20
Kendilerine kitap verdiklerimiz onu, kendi oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar! (Çünkü kendi kitaplarında onun geleceğine ait müjde haberlerini ve vasıflarını okumaktadırlar, ancak içlerinden hakkı teslim etmeyenler) Kendilerine yazık edenler (Son peygamber kendi kavimlerinden gelmediği için hased edenler) ona iman etmezler.
O. Kuntman 6:20
21
Allah'a iftira ederek yalan uydurandan ve O'nun ayetlerini yalan sayandan (Rablerine ortak koşandan ve kendilerine gönderilen Peygamber'e ve indirilen Kitab'a inanmayandan) daha zalim kim olabilir? Muhakkak ki zalimler kurtuluşa eremezler!
O. Kuntman 6:21
22
(O zalimler ki) O gün hepsini mahşer sahasında toplayacağız, sonra da (Rablerine) ortak koşanlara, "Hani (gösterin bakalım) ilah sanıp tapındığınız ortaklarınız nerede? diye soracağız.
O. Kuntman 6:22
23
Bu soru karşısında onların (azaptan kurtulacaklarını sanarak) baş vuracakları mazeret (özür) "Ey Rabbimiz, Allah'a andolsun ki, bizler müşriklerden değildik" sözünden ibaret olacak. (Oysa onlar dünyadayken, Rablerine ortak koşup putlara tapıyorlardı)
O. Kuntman 6:23
24
(Ey Muhammed) Bak (o müşrikler) vicdanlarına karşı nasıl da yalan söylediler ve (ilah diye) uydurdukları nesneler de onları terkedip kayboldular!
O. Kuntman 6:24
25
İçlerinden seni (Kur'an'ı okumanı) dinleyenler de vardır, (fakat niyetleri bozuktur, onun için bir ceza olarak) Kur'an'ı hakkıyle anlamalarına engel olmak üzere, kalplerinin üzerine kat kat perdeler ve kulaklarına da ağırlık koyduk Çünkü onlar ne kadar mucize görseler yine de iman etmezler, hatta sana geldiklerinde "Bu (Kur'an) eskilerin masallarından başka bir şey değildir" diyerek seninle tartışırlar:
O. Kuntman 6:25
26
Onlar (böyle yapmakla) hem halkı (hak yolundan) alıkoymaya yeltenirler, hem de kendileri ondan (doğru yoldan) saptıkça saparlar, böylece farkında olmadan kendilerini helake sürüklerler!
O. Kuntman 6:26
27
(Ey Muhammed) Onların cehennemin üzerinde durdurulduklarında "Ah keşke dünyaya geri döndürülseydik de, Rabbimizin ayetlerini yalan saymayarak iman edenlerden olsaydık" diye yalvarıp yakardıklarını bir görsen!
O. Kuntman 6:27
28
Hayır! (onlar bu temennilerinde de samimi değildirler) Evvelce (dünyadayken) kalplerinde gizlemiş oldukları şeyler (günahlar) karşılarına dikildi (azabı gördüler) de, (bu yüzden imana gelmiş gibi görünüyorlar, yoksa) şayet dünyaya geri gönderilseler kuşkusuz, kendilerine yasak edilen (şirk ve küfür gibi) şeylere elbette yine dönüverirlerdi. Çünkü onlar gerçekten yalancıdırlar!
O. Kuntman 6:28
29
(Nitekim onlar evvelce, ahireti inkar ettiler ve) "Bu dünya hayatımızdan başka bizim için bir yaşam yoktur, biz tekrar diriltilecek değiliz" dediler.
O. Kuntman 6:29
30
(Ey Muhammed) Rablerinin huzurunda durdurulduklarında, sen onların halini bir görsen, Allah onlara: "Şu (Alem, tekrar dirilme, hesap ve ceza) gerçek değil miymiş?" buyuracak, onlar da: "Rabbimize andolsun ki, evet!" diyecekler ve bunun üzerine de Allah "(ahireti) İnkar ettiğinizden ötürü (hak ettiğiniz) azabı tadın!" buyuracaktır.
O. Kuntman 6:30