Ana SayfaMealler › Orhan Kuntman
OK

Orhan Kuntman

Orhan Kuntman
Orhan Kuntman meali ile okumaya başla
Hadıd 1 / 29
1
Göklerde ve yerde ne varsa Allah’ı tesbih etmektedir, her şeye gücü yeten, hüküm ve hikmet sahibidir O!
O. Kuntman 57:1
2
Göklerin ve yerin mülk ve hükümranlığı O'nundur, diriltir ve öldürür, her şeye kâdirdir O!
O. Kuntman 57:2
3
3. Hem Evvel'dir, hem Âhir'dir O! (*) Hem Zâhirdir, hem Bâtın'dır O! (**) Her şeyi hakkıyle bilendir O!
O. Kuntman 57:3
4
Gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra da Arş’a hükümrân olan O’dur. Yere gireni, oradan çıkanı, gökten ineni, oraya yükseleni bilir. Nerede olursanız olun, sizinle beraberdir O. Allah, yaptığınız her şeyi görendir.
O. Kuntman 57:4
5
Göklerin ve yerin mülk ve hükümranlığı O'nundur, bütün işler O'na döndürülür.
O. Kuntman 57:5
6
Geceyi gündüze, gündüzü de geceye katar, kalplerde gizlenen her şeyi hakkıyle bilendir O!.
O. Kuntman 57:6
7
(Ey İslam kervanına katıldığı halde kuşkuda bulunan münafıklar) Allah'a ve Resulüne (gönülden) iman edin; (Rabbinizin) tasarrufta bulunmanız için size ihsan ettiği mal ve mülkten (Allah yolunda) harcayın, içinizden (böyle) iman edip de harcamada bulunanlara büyük mükâfat vardır.
O. Kuntman 57:7
8
Peygamber sizi, Rabbinize -gönülden- iman etmeye davet ettiği halde, niçin Allah'a inanmıyorsunuz? (Emrini yerine getirmiyorsunuz) Oysa O, (Elest gününde) sizden kesin söz de almıştı. Eğer -gerçekten- mümin oldu iseniz. (Emrini yerine getirirsiniz)
O. Kuntman 57:8
9
Sizi (küfür) karanlıklarından (iman) nuruna çıkarmak için, kuluna (Muhammed s.a.s.'e) apaçık ayetler indiren O'dur, şüphe yok ki Allah, size karşı çok şefkatli, çok merhametlidir.
O. Kuntman 57:9
10
Size ne oluyor ki, Allah yolunda harcama yapmıyorsunuz? (Gerçek mal mülk sizin değildir) Göklerin ve yerin mirası ancak Allah'ındır. İçinizden fetihten önce harcama yapanlar ve savaşanlar fetihten sonra yapıp savaşanlarla eşit değildir; onların (Rablerinin indindeki) dereceleri, fetihten sonra harcama yapan ve savaşanlardan daha büyüktür. Bununla beraber Allah onların her birine en güzel olanı (cenneti) va’d etti. (Sizler ise O'nun yolunda harcama yapmaktan kaçınıyorsunuz) Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
O. Kuntman 57:10
11
Kim Allah'a güzel bir ödünç verirse (Allah rızası için hayırlı harcamalarda bulunursa) Allah ona karşılığını kat kat verir ve ona çok değerli bir mükâfat (cennet) da vardır.
O. Kuntman 57:11
12
(Ey Muhammed, iman edip Allah rızası için harcama yapan) Mümin erkeklerle, mümin kadınları, nurları??? önlerinden ve sağ yönlerinden koşarken görürsün. Onlara: (Melekler tarafından) "Bu gün sizin müjdeniz, ağaçlarının altından ırmaklar akan -sonsuza dek kalacağınız- cennetlerdir" diye nida olunur, işte bu en büyük murada ermenin ta kendisidir!
O. Kuntman 57:12
13
O gün, münafık erkeklerle münafık kadınlar ise müminlere: "Biraz durun, bizi bekleyin de; nûrunuzdan yararlanalım (o sayede bir an olsun zulmetten kurtulalım) diye yalvarırlar. (Fakat onlara melekler tarafından) "Arkanıza dönün de nûru orada arayın. (Mümkünse dünyaya dönünüz de, nûru elde etmek için sâlih amellerde bulunun)" diye nida olunur. O sırada aralarına bir perde çekilir ki, onun iç tarafında rahmet, dış tarafında ise azap vardır. (Bir tarafı cennete, diğer tarafı ise cehenneme bakmaktadır)
O. Kuntman 57:13
14
(Bunun üzerine münafıklar müminlere) "Biz sizinle beraber değil miydik? (Sizinle beraber namaz kılıp savaşlara katılmıyor muyduk)” diye serzenişte bulunurlar. Onlar da: "Evet beraberdik ama; başınızı siz belâya soktunuz. (Münafıklık yaptınız, müminlerin felâketini) gözettiniz. (Öldükten sonra dirilmekten) Hep kuşkuya düştünüz. Allah’ın emri (ölüm) gelinceye kadar, batıl şeyler boş hayaller peşinde koştunuz. Çünkü, o çok aldatıcı (şeytan) sizi Allah'a güvendirdi. (Adam sende; günahın zararı yoktur, Allah Gafûr ve Rahîm'dir affeder" diyerek peşinden sürükledi) İşte sonunda Allah’ın emri gelip çattı!" derler.
O. Kuntman 57:14
15
(Ey Münafıklar biliniz ki) Bu gün (kıyâmet günü) artık ne sizden ne de kâfirlerden asla fidye kabul edilmez (karşılığında ne verseniz, azaptan kurtulamazsınız) Varacağınız yer cehennem ateşidir, size yaraşan da ancak odur, orası ne kadar kötü bir son duraktır.
O. Kuntman 57:15
16
İman edenlerin, Allah'ı anma ve O'nun katından inen Kur'an ile kalplerinin ürperme zamanı gelmedi mi? Onlar daha önce kendilerine kitap verilenler gibi olmasınlar ki, onların üzerinden uzun zaman geçti de kalpleri katılaştı. Onlardan bir çoğu yoldan çıkmış kimselerdir.
O. Kuntman 57:16
17
Şu gerçeği bilin ki, Allah toprağa ölümünden sonra can veriyor. (Bunun gibi Rabbinizi anıp, Kur’an'ın hüküm emir ve yasaklarını tam manasıyla yerine getirdiğiniz takdirde tümünüz o gerçek müminlerden olursunuz) Umulur ki düşünüp ibret alırsınız.
O. Kuntman 57:17
18
Muhakkak ki, sadaka veren erkeklerin, sadaka veren kadınların ve Allah'a güzel bir ödünç verenlerin (Allah yolunda harcama yapanların) sevapları kat kat artırılır ve onlara değerli bir mükâfat (cennet) da vardır.
O. Kuntman 57:18
19
Ve o kimseler ki, Allah'a ve Onun peygamberine (gönülden) iman ettiler. (Allah yolunda savaştılar) İşte onlar, Rablerinin katında sıddıklık ve şehidlik mertebesine erenlerdir, onların hem mükâfatları hem de nûrları vardır. Ve o kimseler ki kâfir oldular ve ayetlerimizi yalan saydılar, işte onlar da cehennem yârânıdırlar. (Sonsuza dek orada kalacaklardır)
O. Kuntman 57:19
20
Biliniz ki, dünya hayatı ancak bir oyun, eğlence, süslenme, aranızda öğünme ve daha çok mal ile evlat sahibi olmak isteğinden ibarettir. Bu arzu, (geçici bir) yağmurun bereketiyle gelişen ve ekicilerin hoşuna da giden bir bitkiye benzer ki, sonra (kuraklık başlayınca) onun sapsarı olduğunu görürsün, sonra da çerçöp olur. (Nitekim, dünya zevk ve sefasından başka bir şey düşünmeyen kimseler de hayatlarının ileriki safhalarında aynı duruma düşerler. Onlar için) Ahirette şiddetli azap vardır. (Oysa) Allah’ın rızası ve bağışlaması da vardır. (Fakat bu ni'met elbette dünya ile birlikte, ahireti de, göz önüne alan ve Rablerinin emir ve yasaklarını yerine getirenler içindir. Evet, bilin ki) Dünya hayatı aldatıcı bir geçinmeden başka bir şey değildir.
O. Kuntman 57:20
21
(O halde) Rabbinizden bir bağışlanmaya, Allah'a ve peygamberlerine iman edenler için hazırlanmış olup, genişliği gökle yerin genişliği kadar olan cennete koşuşun, işte bu Allah’ın lütfudur ki onu, dilediğine verir, Allah büyük lütuf sahibidir.
O. Kuntman 57:21
22
Gerek yeryüzünde vuku bulan ve gerek başınıza gelen herhangi bir musibet yoktur ki, biz onu yaratmadan evvel kitapta (Levh-i Mahfuz'da) yazılı olmasın, Şüphe yok ki bu, Allah a göre kolaydır.
O. Kuntman 57:22
23
(Kaderin daha evvel katımızda belirlenmesinin sebebi ise, kadere gönülden iman etmeniz) Kaybettiğinize üzülüp (Rabbinizin rahmetinden) umud kesmemeniz ve size verdiği nimetlerle gururlanıp (Rabbinize hamd ve) şükürden vazgeçmemeniz içindir. Allah, kendini beğenip böbürlenenleri sevmez.
O. Kuntman 57:23
24
Onlar ki, cimrilik ederler ve insanlara da cimriliği öğütlerler ve (Allah yolunda harcamaktan) yüz çevirirler. (Bunun zararı kendilerine olur) Şüphe yok ki Allah, ganî'dir. (Hiç bir şeye muhtaç değildir, her şey ise Ona muhtaçtır) ve hamd'e layık olan da ancak O'dur.
O. Kuntman 57:24
25
Andolsun ki biz peygamberlerimizi, açık delillerle gönderdik ve insanların adaleti ayakta tutmaları için beraberlerinde kitabı ve mizanı indirdik, bir de demiri indirdik ki, onda çetin bir sertlik ve insanlar için yararlar vardır. (Allah yolunda savaş kılıçla yapılır, savaşın hikmeti ise) Allah’ın, dinine ve peygamberlerine gayba inanarak kimlerin yardım edeceğinin (halk tarafından) belli olması içindir, Şüphe yok ki Allah, eşsiz bir kuvvet sahibi ve her şeye gücü yetendir.
O. Kuntman 57:25
26
Andolsun ki biz, Nuh’u ve İbrahim'i gönderdik, peygamberliği de kitabı da, onların nesillerine verdik. Onlardan (onların kavim terinden) kimi doğru yoldadır, bir çoğu da yoldan çıkmışlardır.
O. Kuntman 57:26
27
Sonra onların izleri üzerinde, peygamberlerimizi ardarda gönderdik. Meryemoğlu İsa'yı da, arkalarından gönderdik. Ona İncil’i verdik ve ona uyanların kalblerine bir şefkat ve merhamet koyduk. Onların uydurdukları ruhbanlığa gelince, onu biz yazmadık. (Biz farz kılmadık) Ancak kendileri, Allah’ın rızasını kazanmak için yaptılar, fakat buna da, (hepsi) gereği gibi uymadılar.
O. Kuntman 57:27
28
Ey iman edenler! ( Kitap ehlinden geçen peygamberlere iman edip de verdikleri sözlerini tutan ve böylece mükâfata hak kazanan müminler, şimdi) Allah'tan korkun (o fâsıkların durumuna düşmekten sakının da) Resulüne iman edin, ki size Rahmetinden iki pay versin. (Birisi, önceki peygamberlere imanın mükâfatı, birisi de, Muhammed s.a.s.'e imanın mükâfatı) Ve size ışığında yürüyeceğiniz bir nûr lütfetsin ve sizi bağışlasın. (Geçmişte yapmış olduğunuz günahlarınızı rahmetiyle örtsün) Allah çok bağışlayandır ve çok merhametli olandır!
O. Kuntman 57:28
29
Artık kitap ehlinin bilmeleri gerekir ki onlar, Allah’ın lütfundan hiçbir şeye karşı güç yetiremezler! (Allah Teâlâ’nın fazlıyla peygamberlik ihsan buyurduğu Muhammed s.a.s.'i inkâr etmeye ne kadar uğraşsalar engel olamazlar ve ona iman etmedikçe va’ad buyurulan mükâfatları elde edemezler ve yine bilmeleri gerekir ki) Lütuf ve ihsân Allah’ın elindedir, onu da dilediğine verir. (Onun içindir ki, Muhammed s.a.s.'e Son Peygamber pâyesi vermiş ve ona iman edenleri mükâfat ve nûr ile üstün kılmıştır.) Allah çok büyük lütuf ve kerem sahibidir!..
O. Kuntman 57:29
Hadıd suresi tamamlandı