1
O yıldızın indiği anlara andolsun ki.
2
(Ey müşrikler) Sahibiniz (Muhammed s.a.s.) ne sapıttı ne da azdı.
3
3,4. O (Kur’an) ancak bir vahiydir. (Onda vahyin dışında asla hiçbir söz yoktur, Allah'tan) vahyolunur. (Sahibiniz Muhammed, biliniz ki) arzusuna uyarak, kendiliğinden hiçbir söz söylemez.
4
3,4. O (Kur’an) ancak bir vahiydir. (Onda vahyin dışında asla hiçbir söz yoktur, Allah'tan) vahyolunur. (Sahibiniz Muhammed, biliniz ki) arzusuna uyarak, kendiliğinden hiçbir söz söylemez.
5
5,6,7. Çünkü ona Kur'an’ı (Allah katında itibarlı) müthiş kuvvet sahibi (Cebrail, Rabbinin izniyle) öğretti. O (Cebrail a.s.) en yüksek ufukta iken doğruldu. (Gerçek hüviyetiyle beliriverdi)
6
5,6,7. Çünkü ona Kur'an’ı (Allah katında itibarlı) müthiş kuvvet sahibi (Cebrail, Rabbinin izniyle) öğretti. O (Cebrail a.s.) en yüksek ufukta iken doğruldu. (Gerçek hüviyetiyle beliriverdi)
7
5,6,7. Çünkü ona Kur'an’ı (Allah katında itibarlı) müthiş kuvvet sahibi (Cebrail, Rabbinin izniyle) öğretti. O (Cebrail a.s.) en yüksek ufukta iken doğruldu. (Gerçek hüviyetiyle beliriverdi)
8
Sonra (Muhammed s.a.s.’e) yaklaştı, -aşağıya doğru- sarktı.
9
(Peygamberle arası) İki yay kadar, hatta daha yakın oldu da,
10
(Allah'ın) Kuluna (Muhammed’e) vahyettiği neyse onu vahyetti!
11
(Muhammed'in) Gördüğünü kalbi yalanlamadı. (Onun için Cebrail’i hangi surette olursa olsun, her geldiğinde tanıdı.)
12
(Ey müşrikler) Şimdi siz (Mirac'ta Peygamberin gördükleri hakkında) onunla tartışmaya mı kalkışıyorsunuz.
13
13,14. Andolsun ki. (Muhammed s.a.s.) onu -Miraçtan- inerken (cennetin bitiş noktası olan) Sidretü'l-Müntehâ'nın yanında bir kez daha gördü.
14
13,14. Andolsun ki. (Muhammed s.a.s.) onu -Miraçtan- inerken (cennetin bitiş noktası olan) Sidretü'l-Müntehâ'nın yanında bir kez daha gördü.
15
Ki Me'vâ cenneti onun yanındadır.
16
O zaman Sidre'yi neler kaplıyordu neler?
17
(Buna rağmen Muhammed s.a.s.'in) Gözü (başka yöne) kaymadı ve (haddini de) aşmadı.
18
Andolsun ki o Rabbinin en büyük ayetlerinden bir kısmını gördü.
19
19,20. (Ey müşrikler, Sahibiniz -Muhammed s.a.s.- miraca nâil oldu, Rabbinin en büyük ayetlerini gördü.) Siz de (tapındığınız o putlarınızın) o Lat, Uzza ve üçüncüleri olan Menat (ın gerçek bir ilah olduğunu kanıtlayan en ufak bir delil)i gördünüz mü? (Elbette görmediniz. O halde Rabbinize nasıl oluyor da ortak koşabiliyorsunuz?)
20
19,20. (Ey müşrikler, Sahibiniz -Muhammed s.a.s.- miraca nâil oldu, Rabbinin en büyük ayetlerini gördü.) Siz de (tapındığınız o putlarınızın) o Lat, Uzza ve üçüncüleri olan Menat (ın gerçek bir ilah olduğunu kanıtlayan en ufak bir delil)i gördünüz mü? (Elbette görmediniz. O halde Rabbinize nasıl oluyor da ortak koşabiliyorsunuz?)
21
Demek erkek sizin de, dişi O'nun öyle mi?
22
Öyle ise bu çok insafsızca bir taksim.
23
(Ey müşrikler) "Putlarınız sizin ve atalarınızın taktığı (hayali) adlardan başka bir şey değildir, Allah onlar hakkında hiçbir delil indirmemiştir!.." Onlar (müşrikler) ancak zanna ve nefislerinin arzusuna tabi oluyorlar, oysa kendilerine Rableri katından o hidâyet (Peygamber ve Kur'an) de geldi. (Fakat hidâyete tabi olmadılar da, hala putlarından yardım, şefaat dileniyorlar)
24
(Yoksa) İnsan, her arzu ettiği şeye sahip mi olacak.
25
Çünkü, ahiret de, dünya da Allah’ındır.
26
Göklerde nice melek vardır ki, -onların şefaati bile- herkese yarar sağlamaz, meğer ki Allah onlara izin versin ve o şefaat, O'nun dilediği ve kendisinden razı olduğu kulları için olsun!
27
Ahirete inanmayan o müşrikler, meleklere dişi adlar takarlar.
28
Oysa onların bu hususta hiçbir bilgisi yoktur, onlar sadece kendi kuruntularına tabi oluyorlar.. Zan ve kuruntu ise kuşkusuz gerçek karşısında hiçbir şey ifade etmez!
29
Onun için (Ey Muhammed) sen, bizim zikrimize (Kur'an'a) sırt çeviren ve dünya hayatından başkasını arzu etmeyen (ve ummayan) kimselerden yüz çevir! (Onları hidayete erdireceğim diye uğraşma)
30
İşte onların ilimde erişebilecekleri sınır buraya kadardır. (*) Şüphe yok ki Rabbin yolundan sapan kimdir, çok iyi bilir, ve O, hidayete erenin kim olduğunu da gayet iyi bilir.
Sonraki 30 ayet →