1
Andolsun Tur'a; (Musa a.s.’ya hitab buyurulan dağa)
2
2,3. Kâğıt gibi incelmiş bir deri üzerine satır satır yazılmış kitaba; (Kur'an'a)
3
2,3. Kâğıt gibi incelmiş bir deri üzerine satır satır yazılmış kitaba; (Kur'an'a)
5
Yükseltilmiş tavana. (Semaya veya Cennetin tavam olan Arş’a)
6
Alevlendirilmiş denize ki,
7
(Kâfirlerin üzerine) Rabbinin azabı mutlaka inecektir.
8
Ona engel olacak (hiçbir kuvvet de) yoktur.
9
O gün gök, sarsıldıkça sarsılır.
10
Dağlar -yerinden kopup- yürür.
11
(Gerçekleri) Yalan sayanların o gün vay haline!
12
O kimseler ki daldıkları bir batakta oynarlar.
13
13,14. O gün cehennem ateşine atılırken onlara: "İşte -ömür boyu inkâr edip- yalan saydığınız cehennem budur.
14
13,14. O gün cehennem ateşine atılırken onlara: "İşte -ömür boyu inkâr edip- yalan saydığınız cehennem budur.
15
Bu, (ateşinin azabını hissetmeye başladığınız cehennem) da mı sihir? (Siz bu ateşi haber veren vahye bir sihir, bir aldatma diyordunuz) yoksa siz gerçeği görmüyor musunuz? (Hâlâ gaflet içinde misiniz?)
16
Girin oraya!.. Azaba katlansanız da katlanmasanız da fark etmez!.. (Ne kadar feryâd etseniz, yalvarmanız size hiçbir yarar sağlamaz) siz ancak - dünyada- yaptıklarınızın karşılığında -hak ettiğiniz- cezaya çarptırılıyorsunuz" diye nida olunur.
17
17,18. Şüphe yok ki takva ehli (iman edip sâlih amel işleyenler) Rablerinin bağışıyla cennette sevinç içindedirler. Rableri onları cehennem azabından korumuştur.
18
17,18. Şüphe yok ki takva ehli (iman edip sâlih amel işleyenler) Rablerinin bağışıyla cennette sevinç içindedirler. Rableri onları cehennem azabından korumuştur.
19
19,20. Onlara, "Yaptığınız güzel amellerin karşılığında, sıra sıra dizilmiş sedirlere yaslanarak afiyetle yeyin için" diye nida olunur. Ayrıca biz -ceylan gözlü hurileri- onlara eş yaparız.
20
19,20. Onlara, "Yaptığınız güzel amellerin karşılığında, sıra sıra dizilmiş sedirlere yaslanarak afiyetle yeyin için" diye nida olunur. Ayrıca biz -ceylan gözlü hurileri- onlara eş yaparız.
21
Soylarından ve kendilerine tabi olanlardan iman edenleri de, kendilerine katarız. Onların amellerinden hiçbir şeyi eksiltmeyiz, herkes kendi kazancına bağlıdır.
22
Onlara diledikleri meyvelerden ve etlerden bol bol veririz.
23
Orada karşılıklı kadeh kaldırırlar. (Hak sohbetinde bulunurlar) Meclislerinde ne saçma bir söz vardır ne de günaha girme. (Çünkü içtikleri cennet şarabıdır, zevk verir ama sarhoş etmez.)
24
Onların etrafında, inci gibi saf ve temiz genç hizmetçiler dolaşırlar. (Kadeh sunarlar)
25
25,26. Cennetlikler birbiriyle sohbet ederler ve: "Biz daha önce -dünyadayken- ailemiz içinde, ilahi azaptan korkardık. (Yüreklerimiz titrer sonumuz ne olacak, diye endişe ederdik)
26
25,26. Cennetlikler birbiriyle sohbet ederler ve: "Biz daha önce -dünyadayken- ailemiz içinde, ilahi azaptan korkardık. (Yüreklerimiz titrer sonumuz ne olacak, diye endişe ederdik)
27
Allah bize lütfetti de, bizi samyeli azabından (cehennemden) korudu.
28
Biz gerçekten bundan önce O’na yalvarıyorduk! (da "ey Rabbimiz, bize dünyada da, ahirette de güzellik ver, bizi cehennem azabından koru" - Bakara/201-diye niyazda bulunuyorduk) Şüphe yok ki O, iyilik eden (ihsan ve kerem sahibi olan) ve çok merhamet edendir" derler.
29
(Ey Muhammed) Sen öğüt vermeye devam et. (Onlar ne derlerse desinler) Sen Rabbinin nimeti sayesinde, ne bir kâhinsin ne de divane.
30
Yoksa onlar senin için: "O bir şairdir, zaman geçtikçe (saçmaladığı anlaşılacak) onun unutulup gitmesini bekliyoruz” mu diyorlar.
Sonraki 19 ayet →