Ana SayfaMealler › Orhan Kuntman
OK

Orhan Kuntman

Orhan Kuntman
Orhan Kuntman meali ile okumaya başla
Zariyat 1 / 60
1
(Rablerinin emriyle, kabirlerdeki ölüleri çürütüp toprağa karıştıran, kıyamette sûr’un birinci üfürülüşüyle, ölülerin toprağa karışan beden zerrelerini toprakla birlikte) Toz edip savuran meleklere,
O. Kuntman 51:1
2
(Sûr’un ikinci üfürüşüyle o zerreleri tek tek) Yüklenip taşıyan (Rablerinin emriyle yepyeni yaratılışla inşa eden) meleklere,
O. Kuntman 51:2
3
(Dirilen ölüleri kolaylıkla tek tek mahşere -hesaba, toplanma yerine-) Sürüp götüren meleklere,
O. Kuntman 51:3
4
Ve (hesabları görüldükten sonra, Rablerinin emriyle) görev taksimi yapan (kimini cennete yerleştiren kimini de cehenneme atan) meleklere andolsun ki,
O. Kuntman 51:4
5
(Ey insanlar) Size va'd olunan (kıyamet, tekrar dirilme ve mahşer kaçınılmaz) bir gerçektir.
O. Kuntman 51:5
6
Ve "Din" (amellere göre mükâfat veya ceza) mutlaka gerçekleşecektir.
O. Kuntman 51:6
7
O içinde hareli yollar (çeşitli yörüngeler olan) göğe andolsun ki,
O. Kuntman 51:7
8
Siz (ey müşrikler) Birbirini tutmayan sözler söylersiniz!
O. Kuntman 51:8
9
Ondan (O’nun Resulünün imana davetinden) ancak (şeytanın peşinden giden -sizin gibi-) dönek yalancı kimseler yüz çevirir!
O. Kuntman 51:9
10
Kahrolsun (o ileri-geri söz söyleyen) yalancılar.
O. Kuntman 51:10
11
Onlar koyu bir cehalet içinde kalmış, -gerçekten- gâfil kimselerdir.
O. Kuntman 51:11
12
(İnkâr ettikleri halde) “Ceza günü ne zaman" diye sorarlar.
O. Kuntman 51:12
13
O (gün) onların cehenneme sokulacakları gündür,
O. Kuntman 51:13
14
Onlara: "Hak ettiğiniz azabı tadın. İşte (dünyadayken alay edip "O tehdit de ne zaman gelsin de görelim" diyerek) gelmesini acele istediğiniz azap bu idi" diye nida olunur.
O. Kuntman 51:14
15
15,16. Takva sahipleri ise kuşkusuz, Rablerinin kendilerine bahşettiği sevabı elde etmiş olarak cennet bahçelerinde ve pınar başlarındadırlar. Çünkü onlar -dünyadayken- sâlih ameller işlerler,
O. Kuntman 51:15
16
15,16. Takva sahipleri ise kuşkusuz, Rablerinin kendilerine bahşettiği sevabı elde etmiş olarak cennet bahçelerinde ve pınar başlarındadırlar. Çünkü onlar -dünyadayken- sâlih ameller işlerler,
O. Kuntman 51:16
17
Gecenin az bir kısmında uyurlar.
O. Kuntman 51:17
18
Seher vakitlerinde de -Rablerinden- bağışlanma dilerlerdi!
O. Kuntman 51:18
19
Onların mallarında, yoksullar ve muhtaçlar için ayrılmış, bir pay vardı. (Bunları onlara gönülden seve seve verirlerdi)
O. Kuntman 51:19
20
20,21. Kesin bilgi edineceklere -yeryüzünde- kendileri için alınacak nice ibretler vardır.
O. Kuntman 51:20
21
20,21. Kesin bilgi edineceklere -yeryüzünde- kendileri için alınacak nice ibretler vardır.
O. Kuntman 51:21
22
(Ey insanlar emin olunuz ki rızkınız, yiyip içmeniz, üzülüp sevinmeniz sırf, yeryüzündeki dünya hayatınıza has değildir. Yeryüzünün karşıtı olan) Semada da (ahiret âleminde de) rızkınız ve size va'd olunan başka şeyler (kıyamet, mahşer, hesap ve cennet ile cehennem de) vardır!
O. Kuntman 51:22
23
Göğün ve yerin Rabbine andolsun ki bu va’ad, konuşmanızdan (varlığınızdan) kuşku duyamayacağınız kadar kesin bir gerçektir.
O. Kuntman 51:23
24
(Biliniz ki bu cismani âleme melekût âleminden müjde ve azap haberleri de gelir nitekim, Ey Muhammed) İbrahim'in şerefli misafirlerinin (meleklerin) haberi sana geldi mi? (ki)
O. Kuntman 51:24
25
Onlar bir vakit İbrahim'in yanına vardılar ve selam verdiler. İbrahim de "Size de selam" dedi. (Fakat hallerini tuhaf buldu ve kalbinden) "Bunlar tanınmamış, acaib bir topluluk?" düşüncesi de geçti.
O. Kuntman 51:25
26
Sonra ailesine gidip, -misafirlerine- semiz bir dana kızartması getirdi,
O. Kuntman 51:26
27
Sofrayı onlara yaklaştırarak: "Buyurun yemez misiniz?" dedi.
O. Kuntman 51:27
28
(Onların el sürmediklerini görünce) İçine bir korku düştü. Bunun üzerine onlar: “Korkma -Biz Rabbinin elçileriyiz-“ dediler ve ona bilgin (ilerde ilim ve hikmet sahibi olacak) bir oğul müjdelediler.
O. Kuntman 51:28
29
(Bu haberi duyan) Hanımı bir çığlık atarak geldi ve ellerini yüzüne vurmak: "Ben kısır bir kocakarıyım (benim nasıl çocuğum olabilir?" dedi.)
O. Kuntman 51:29
30
(Bunun üzerine elçi melekler) “Evet öyle -verdiğimiz müjde gerçekleşecektir çünkü- Rabbin böyle buyurdu, şüphe yok ki, hüküm ve hikmet sahibidir, her şeyi hakkıyle bilendir O!" dediler.
O. Kuntman 51:30