Ana SayfaMealler › Orhan Kuntman
OK

Orhan Kuntman

Orhan Kuntman
Orhan Kuntman meali ile okumaya başla
Fussilet 1 / 54
1
Ha. Mim.
O. Kuntman 41:1
2
2,3,4. Bu; (manasını) bilip anlayacak (irfan ehli) herhangi bir kavim için, ayetleri (hükümleri ve öğütleri ) ayrıntılı olarak açıklanmış; (Rablerinin emir ve yasaklarını yerine getirenleri cennet ile) müjdeleyici, (onları hiçe sayanları ise başlarına inecek azap ile) uyarıcı Arapça Kur'an olarak; Rahman ve Rahîm (olan Allah) tarafından indirilmiş bir kitaptır!. (Ondan yararlanmak için sırf Arapça bilmek yeterli değildir.. O kavmin yaratılışta Rablerinin kalplerine aşılamış olduğu iman nurunu köreltmemiş olması da elzemdir!.. Nitekim Arap müşriklerinin) Çoğu ondan (Kur’an’dan) yüz çevirip onu dinlemek (bile) istemediler! (de.. Ey Muhammed)
O. Kuntman 41:2
3
2,3,4. Bu; (manasını) bilip anlayacak (irfan ehli) herhangi bir kavim için, ayetleri (hükümleri ve öğütleri ) ayrıntılı olarak açıklanmış; (Rablerinin emir ve yasaklarını yerine getirenleri cennet ile) müjdeleyici, (onları hiçe sayanları ise başlarına inecek azap ile) uyarıcı Arapça Kur'an olarak; Rahman ve Rahîm (olan Allah) tarafından indirilmiş bir kitaptır!. (Ondan yararlanmak için sırf Arapça bilmek yeterli değildir.. O kavmin yaratılışta Rablerinin kalplerine aşılamış olduğu iman nurunu köreltmemiş olması da elzemdir!.. Nitekim Arap müşriklerinin) Çoğu ondan (Kur’an’dan) yüz çevirip onu dinlemek (bile) istemediler! (de.. Ey Muhammed)
O. Kuntman 41:3
4
2,3,4. Bu; (manasını) bilip anlayacak (irfan ehli) herhangi bir kavim için, ayetleri (hükümleri ve öğütleri ) ayrıntılı olarak açıklanmış; (Rablerinin emir ve yasaklarını yerine getirenleri cennet ile) müjdeleyici, (onları hiçe sayanları ise başlarına inecek azap ile) uyarıcı Arapça Kur'an olarak; Rahman ve Rahîm (olan Allah) tarafından indirilmiş bir kitaptır!. (Ondan yararlanmak için sırf Arapça bilmek yeterli değildir.. O kavmin yaratılışta Rablerinin kalplerine aşılamış olduğu iman nurunu köreltmemiş olması da elzemdir!.. Nitekim Arap müşriklerinin) Çoğu ondan (Kur’an’dan) yüz çevirip onu dinlemek (bile) istemediler! (de.. Ey Muhammed)
O. Kuntman 41:4
5
"Bizi çağırdığın şeye karşı kalplerimiz kapalıdır, kulaklarımızda da bir ağırlık vardır. (Ayrıca) seninle bizim aramızda, bir perde de bulunmaktadır. Sen istediğini yap. (Kendi dinine göre amel et) Biz de, dilediğimizi yapacağız.” (Putlara tapmakta devam edeceğiz) dediler.
O. Kuntman 41:5
6
(Ey Muhammed) De ki: "Ben de sizin gibi bir insanım (melek değilim) ancak, bana ilahınızın tek bir ilah olduğu vahyolunuyor, bundan sonra hepiniz (yalnız) O'na yönelin, O'ndan bağışlanma dileyin. Allah'a ortak koşanların vay haline!
O. Kuntman 41:6
7
Ki onlar zekât vermezler, ahireti de inkâr ederler. (Elbette azap onlarındır)
O. Kuntman 41:7
8
İman edip, sâlih ameller işleyenlere ise, bitip tükenmeyen mükâfat vardır.
O. Kuntman 41:8
9
(Ey Muhammed) De ki: "Gerçekten siz mi, yeri iki günde yaratana karşı nankörlük ediyor da, O'na ortaklar koşuyorsunuz? Oysa O, Alemlerin Rabbidir!
O. Kuntman 41:9
10
Ki O, yeryüzünde sabit dağlar yerleştirdi, orada bereketler (denizler, ırmaklar vs.) yarattı. (İlerde geçim derdine düşüp rızık) Araştıracak olanlar (hayvanlar) için -eşit olmak üzere- (her biri geçimini sağlayabilsin diye) azıklarını (bitkileri, yerin yaratılması dahil) dört günde, takdir etti.
O. Kuntman 41:10
11
Sonra, -duman halinde olan- göğe yöneldi de, ona ve yerküreye "-ya isteyerek, ya da istemeyerek- gelin" emrini verdi, ikisi de "İsteyerek geldik" dediler.
O. Kuntman 41:11
12
Ve "Yedi göğü" iki günde tamamladı ve her göğe görevini vahyetti. Dünya semasını biz, kandillerle (yıldızlarla) donattık ve (birbirine çarpıp ta yok olmasınlar diye, yıldızların seyrine nizam verdik) koruduk. İşte bu (yaratmalar) her şeye gücü yeten, her şeyi hakkıyle bilen Allah’ın takdiridir!
O. Kuntman 41:12
13
(Ey Muhammed, hakk'ı kabul etmeyip) Eğer yüz çevirirlerse, "Sizi, Ad ve Semud kavimlerinin başına inen yıldırıma benzeyen bir azapla uyarıyorum" dersin.
O. Kuntman 41:13
14
Ki peygamberleri onlara, önlerinden ve arkalarından gelerek (geçmiş kıssalar ve gelecek azap ile uyararak) "Allah'tan başkasına asla kulluk etmeyin" dedikleri zaman, (onlar karşı geldiler ve) "Rabbimiz dileseydi, elbette melekler indirirdi, biz sizinle gönderilen şeyleri inkâr ediyoruz" dediler.
O. Kuntman 41:14
15
Ad kavmi, yeryüzünde haksız yere büyüklük tasladılar. "Bizden daha kuvvetli kimse mi var?" dediler. Onlar, kendilerini yaratan Allah’ın daha güçlü olduğunu bilmiyorlar mıydı? (Elbette biliyorlardı) Onlar, ayetlerimizi bile bile inkâr ettiler!
O. Kuntman 41:15
16
Biz de onlara, dünya hayatında zillet azabını tattırmak için, uğursuz günlerde şiddetli bir rüzgar gönderdik. Ahiret azabı ise elbet daha horlayıcıdır, onlara yardım da edilmez.
O. Kuntman 41:16
17
Semud kavmine de, doğru yolu gösterdik. Fakat onlar körlüğü, hidayete tercih ettiler ve yaptıkları günahlar yüzünden, onları da horlayıcı azap, yıldırım çarptı.
O. Kuntman 41:17
18
İman edip, günahlardan sakınanları ise kurtardık.
O. Kuntman 41:18
19
Allah’ın düşmanları o gün, cehenneme sürüklenmek üzere bir araya getirileceklerdir.
O. Kuntman 41:19
20
Toplanma yerine vardıklarında, kulakları, gözleri ve derileri -işledikleri günahlara karşı- aleyhlerinde şahitlik edeceklerdir.
O. Kuntman 41:20
21
Onlar derilerine: "Aleyhimize nasıl şahitlik ettiniz?" diye sorarlar. Derileri de: "Bizi, her şeyi konuşturan Allah konuşturdu, ilk defa sizi O yarattı, yine O’na döndürülüyorsunuz” derler.
O. Kuntman 41:21
22
(Ey kâfirler) Sizler ne kulaklarınızın, ne gözlerinizin, ne de derilerinizin aleyhinize şahitlik edeceğini düşünmüyordunuz da, günahlardan sakınmıyordunuz! Yaptıklarınızın bir çoğunu Allah’ın bilmediğini sanıyordunuz!
O. Kuntman 41:22
23
Rabbiniz hakkında beslediğiniz o kötü zan!.. İşte sizi, o mahvetti de hüsrana uğrayanlardan oldunuz.
O. Kuntman 41:23
24
Şimdi onlar (o kâfirler) eğer dayanabilirlerse (dayansınlar) işte onların son durağı, cehennem ateşidir. Eğer onlar ( dünyaya) geri dönmek isterlerse, elbet bu arzuları boşuna yalvarmadır!
O. Kuntman 41:24
25
Biz kâfirlere (şeytanlardan) yoldaşlar musallat ettik de, onlar kendilerine, hem önlerindekini hem de arkalarındakini (dünyada yaptıkları veya yapacakları kötü amelleri) hoş ve süslü gösterdiler. Kendilerinden önce helak olmuş, cin ve insan toplulukları için uygulanan azap hükmü, onlara da gerekli olmuştur. Çünkü onların hepsi (azabı hak ettiler) hüsrâna uğrayanlardan oldular. (Nitekim)
O. Kuntman 41:25
26
O kâfirler, "Kur'an'ı dinlemeyin, okunurken gürültü yaygara yapın, belki bastırırsınız" demekten de çekinmediler.
O. Kuntman 41:26
27
İşte o kâfirlere -dünyada- şiddetli bir azap tattıracağız ve -ahirette- işledikleri günahlardan ötürü de, azabın en kötüsüyle cezalandıracağız.
O. Kuntman 41:27
28
Ki bu ceza; Allah’ın, düşmanlarına karşı takdir ettiği bir cezadır, ateştir. Onlar ayetlerimizi, bilerek inkâr ettikleri için, onlara ahirette -sonsuza dek kalacakları- bir yurt cehennem ateşi vardır.
O. Kuntman 41:28
29
O kâfirler cehennemde, "Ey Rabbimiz, cinlerden ve insanlardan bizi saptıranları bir göster de, onları ayaklarımızın altına alalım, o alçaklar aşağıların aşağısı olsunlar" derler.
O. Kuntman 41:29
30
Muhakkak ki, "Rabbimiz Allah'tır" deyip, sonra dosdoğru yolu takip edenlerin -ihlas ile amel edenlerin- üzerine melekler iner ve onlara: "Korkmayın, üzülmeyin, size va'dolunan cennet ile sevinin.”
O. Kuntman 41:30