Ana SayfaMealler › Orhan Kuntman
OK

Orhan Kuntman

Orhan Kuntman
Orhan Kuntman meali ile okumaya başla
Sad 1 / 88
1
Sad. Öğüt dolu Kur'an'a andolsun ki,
O. Kuntman 38:1
2
Gerçekte o kafirler boş bir gurur ve ayrılık içindedirler.
O. Kuntman 38:2
3
(İbret almazlar, oysa) Biz kendilerinden önce nice ümmetleri helak etdik de (azab anında) çığlıklar kopardılar. Oysa (azap anı tevbe edip imana gelme) kurtulma zamanı değildi.
O. Kuntman 38:3
4
Kafirler içlerinden bir uyarıcının (Resulullah s.a.s'ın) gelmesine şaştılar da: "Bu çok yalancı bir sihirbaz."
O. Kuntman 38:4
5
"İlahları tek ilah mı yapmış? Bu olacak şey değil" dediler.
O. Kuntman 38:5
6
Onların elebaşlarından bir gurup da: "Yürüyün ilahlarınıza bağlılıkta direnin. Kuşkusuz sizden istenen de budur."
O. Kuntman 38:6
7
"Biz bunu diğer dinde de (İsa'nın dininde) işitmedik, bu, ancak bir uydurmadır." (Çünkü hıristiyanlıkta, teslis akidesiyle, tek İlah inancı bozulmuştu)
O. Kuntman 38:7
8
O Kur'an aramızdan ona mı indirilmiş?" (Aramızda buna çok daha layık olan yok muydu.) diyerek karşı çıktılar. Hayır. Onlar benim vahyimden kuşku içindedirler, çünkü azabımı henüz tatmadılar.
O. Kuntman 38:8
9
Yoksa O, her şeye gücü yeten, dilediğine ihsanda bulunan Rabbinin rahmet hazineleri onların yanında mıdır?
O. Kuntman 38:9
10
Yahut göklerin, yerin ve ikisinin arasında bulunan şeylerin mülk ve hükümranlığı onların mıdır? Öyleyse, bütün imkânlarını seferber ederek (göklere, arşa) yükselsinler (de idareyi ellerine alıp vahyi dilediklerine indirsinler)
O. Kuntman 38:10
11
Onlar ancak (derme çatma gruplardan oluşmuş bir ordudur ki) şurada bozguna uğratılmışlardır. (Kendilerinden önceki kâfirler nasıl yenilgiye uğratılmışlarsa, onlar da yakında bozguna uğrayacaklardır)
O. Kuntman 38:11
12
Onlardan önce gelen, Nuh kavmi, Ad kavmi ve (kazıklar kurarak işkence yapan) Firavun,
O. Kuntman 38:12
13
Semud kavmi, Lut kavmi ve Eyke halkı işte (peygamberlerine) karşı gelen topluluklar! (Onların feci sonları)
O. Kuntman 38:13
14
Hepsi de peygamberleri yalanladılar da, bu yüzden azabı hak ettiler.
O. Kuntman 38:14
15
Müşrikler de ertelenmesi imkânsız olan o korkunç sesi, (kıyamette sûr'un üfürülmesini) beklemektedirler. (Oysa onun alametleri belirmiştir),
O. Kuntman 38:15
16
Onlar: “Ey Rabbimiz, hesap gününden evvel (hayır olsun şer olsun) bizim payımızı ver." (de görelim) dediler!
O. Kuntman 38:16
17
(Ey Muhammed) Onlar ne derlerse sabret ve güçlü kulumuz Davud'u hatırla, o hep Allah’a yönelirdi.
O. Kuntman 38:17
18
Biz gerçekten dağları onun emrine vermiştik, akşam sabah onunla beraber tesbih ederlerdi.
O. Kuntman 38:18
19
Kuşları da toplu olarak onun emrine vermiştik, her biri ona yönelirdi. (Onunla beraber tesbih ederlerdi)
O. Kuntman 38:19
20
Onun hükümranlığını güçlendirmiş, kendine hikmet ve hakkı batıldan ayırd etme yeteneğini ihsan etmiştik.
O. Kuntman 38:20
21
(Ey Muhammed) Sana o davacıların haberi geldi mi? ki onlar duvardan mescide tırmanıp,
O. Kuntman 38:21
22
Davud'un karşısına dikildiler. Davud telaşa düşünce: "Korkma, biz iki davacıyız, birimiz ötekinin hakkına tecavüz etti, sen aramızda adalet ile hüküm ver, haksızlık etme. Bize doğru yolu göster.
O. Kuntman 38:22
23
Bu benim (din) kardeşimdir, onun doksan dokuz, benim ise bir tek dişi koyunum var. Böyle iken "onu bana ver (de bakayım) dedi ve tartışmada beni yendi." (Buna göre hükmünü ver) dediler.
O. Kuntman 38:23
24
Bunun üzerine Davud: "Senin dişi koyununu, kendi sürüsüne katmak istemekle, o sana haksızlık etmiştir, doğrusu ortakların çoğu birbirinin hakkına tecavüz ediyorlar, ancak iman edip sâlih ameller işleyenler müstesnadır; ama onlarda pek azdır" diye hüküm verdi. Davud, kendisini imtihan ettiğimizi zannederek Rabbinden bağışlanma diledi, eğilip secdeye kapanarak Allah’a yöneldi.
O. Kuntman 38:24
25
Biz de onu bağışladık. Kuşkusuz onun katımızda yüksek bir makamı ve güzel bir sonu vardır.
O. Kuntman 38:25
26
Ey Davud, biz seni gerçekten yeryüzünde halife yaptık. O halde insanlar arasında adaletle hükmet, hükmünde hissiyatına tabi olma ki bu, seni Allah yolunda saptırır, Allah yolundan sapanlara ise, hesab günü için amel etmeyi unuttuklarından ötürü, çetin bir azap vardır.
O. Kuntman 38:26
27
Biz göğü yeri ve bunların arasında bulunanları, boşuna yaratmadık.(*) Bu, (sadece dünya hayatı vardır düşüncesi ancak) kâfirlerin zannıdır. Bu yüzden cehennem ateşine girecek olan kâfirlerin vay haline! (**)
O. Kuntman 38:27
28
Yoksa biz iman edip sâlih amel işleyenler ile, yeryüzünde bozgunculuk yapanları veya takva sahibi kullarımız ile doğru yoldan sapanları aynı kefeye mi koyacağız?
O. Kuntman 38:28
29
(Ey Muhammed işte) Bu (Kur’an) Bütün insanlar ayetlerini okuyup düşünsünler ve akıl sahipleri ibret alsınlar diye sana indirdiğimiz mübarek bir kitaptır.
O. Kuntman 38:29
30
Biz Davud'a (oğlu) Süleyman’ı ihsan ettik, o ne güzel bir kuldu, daima Allah’a yönelirdi.
O. Kuntman 38:30