Ana SayfaMealler › Orhan Kuntman
OK

Orhan Kuntman

Orhan Kuntman
Orhan Kuntman meali ile okumaya başla
Ahzab 1 / 73
1
Ey Peygamber, Allah’ın koruması altına sığın, kafirlerin ve münafıkların (Zeyd ve Zeynep yüzünden) koparacakları yaygaralara kulak verip de, görevini yerine getirmekten çekinme. Şüphe yok ki Allah her şeyi hakkıyle bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
O. Kuntman 33:1
2
Rabbinden sana vahyoluna tabi ol. Allah, yaptıklarınızdan elbette haberdardır.
O. Kuntman 33:2
3
Ve sadece Allah’a güvenip dayan, koruyucu olarak Allah yeter.
O. Kuntman 33:3
4
(Ey iman edenler) Allah, bir adamın göğsünde iki kalp yaratmadığı gibi, "zıhar" yaptığınız eşlerinizi de ananız yerinde tutmamıştır. (Eşinize, "Sen benim üzerime anamın sırtı gibisin" diyerek onu haram saymanız, ona yanaşmamanız doğru değildir. Onun hem eşiniz hem de ananız olması mümkün değildir) Bunun gibi, evladlıklarınızı da, öz oğullarınız kılmamıştır. Bunlar (gerçeği yansıtmayan) ağzınızdan dolaşan sözlerdir. Allah ise, gerçeği söyler ve doğru yolu gösterir.
O. Kuntman 33:4
5
Evlad edindiklerinizi, babalarına nisbet ederek çağırın. Allah katında en doğrusu budur. Eğer babalarının kim olduğunu bilmiyorsanız onları, din kardeşleriniz ve koruyup gözettiğiniz kimseler olarak kabul edin. Bundan sonra böyle sözleri (bile bile değil de) yanılarak söylerseniz üzerinize bir vebal yoktur (sakıncası yoktur) Allah, çok bağışlayandır, çok merhametli olandır!
O. Kuntman 33:5
6
Peygamber müminlere, kendi canlarından daha yakındır. (Peygamberin) Eşleri, (hürmet göstermede) onların analarıdır. Akraba olanlar da (birbirlerine) Allah’ın kitabında (miras açısından) diğer müminlerden ve göç edenlerden daha yakındırlar. Ancak, dostlarınıza uygun bir vasiyet yapmanız başkadır, bunlar Kitap'ta yazdı bulunmaktadır.
O. Kuntman 33:6
7
Bir vakit biz, peygamberlerden (ayetlerimizi ümmetlerine bildirip, onları uyaracaklarına dair) söz almıştık. (Ey Muhammed) Senden, Nuh'tan, İbrahim'den, Musa'dan ve İsa'dan da sağlam bir söz almıştık.
O. Kuntman 33:7
8
Allah bu sözü aldı ki, o sadıklara (o peygamberlere, ahirette) sadâkatlarından sual etsin. (Onların elçilik görevlerini hakkıyle yerine getirmiş olduklarını ortaya koysun ve kendilerine yüksek bir makam, onların izinden giden müminlere de eşsiz nimetler ihsan buyursun) Allah, kafirler için pek çetin bir azap hazırlamıştır.
O. Kuntman 33:8
9
Ey iman edenler, Allah’ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın ki size, düşman orduları saldırmıştı da, biz onların üzerine bir fırtına ve sizin göremediğiniz (meleklerden) ordular göndermiştik. (Onları perişan etmiştik) Allah neler yap tığınızı görüyordu.
O. Kuntman 33:9
10
Düşman size, hem üstünüzden hem de altınızdan (vadinin hem üst hem de alt yönünden) saldırmıştı. Gözler kaymış, yürekler ağıza gelmişti, siz Allah hakkında çeşitli zanlar besliyordunuz. (Münafıklar, Resulullah s.a.s. ve ashabının kökten yok olacağını sanıyordu müminler ise, Allah'ın yardım va’dinin ergeç erişeceğine inanıyordu)
O. Kuntman 33:10
11
İşte orada, müminler imtihan edilmiş ve şiddetli sarsıntıyla sarsılmışlardı (çünkü)
O. Kuntman 33:11
12
Münafıklar ile kalplerinde hastalık bulunanlardan (onlara yatkın olanlardan) bir gurup: "Allah ile Resulü bize boş va’adlerde bulundular" diyordu.
O. Kuntman 33:12
13
Diğer bir gurup: "Ey Medine halkı; sizin düşmana karşı tutunacak gücünüz yok, artık geri dönün" diyordu. Bir gurup da "Evlerimiz düşmana açıktır, (hırsızlardan endişe ediyoruz) bırak da geri dönelim" diyerek Peygamberden izin istiyordu. Oysa evleri açık değildi (çoluk çocukları için öyle bir tehlike yoktu) Onlar sadece savaştan kaçıp canlarını kurtarmak istiyorlardı (ki)
O. Kuntman 33:13
14
Şayet evleri gerçekten saldırıya uğramış olsaydı ve onlara (küfre) döndükleri takdirde, kendilerine bir şey yapılmayacağı va’d edilseydi muhakkak ki, evlerini (ve imanlarını) korumazlardı. Küfre dönmekte bir an bile tereddüt etmezlerdi.
O. Kuntman 33:14
15
Oysa onlar andolsun ki daha önce (düşmandan) sırt çevirip kaçmayacaklarına dair, Allah'a söz vermişlerdi; Allah'a (yemin edilerek) verilen söz ise büyük bir sorumluluk gerektirir! (Onun hesabını elbette ki soracaktır)
O. Kuntman 33:15
16
(Ey Muhammed) De ki: "Eğer ölümden veya öldürülmekten kaçıyorsanız kaçmanız size yarar sağlamayacak (şu fâni dünyada) çok az bir süre eğleneceksiniz. ("Oysa dünyanın geçimi azdır, ahiret ise takva sahipleri için elbet daha hayırlıdır. -Nisa/77-)
O. Kuntman 33:16
17
De ki: "Allah size bir kötülük dilerse O'na kim karşı gelebilir veya bir rahmet dilerse, O'nu kim engelleyebilir? Onlar Allah'tan başka ne bir dost, ne de bir yardımcı bulabilirler!
O. Kuntman 33:17
18
Allah, içinizde bulunan savaştan alıkoymak için yandaşlarına, "Bize katılın" diyenleri muhakkak biliyor. Zaten onların pek azı savaşa gelir.
O. Kuntman 33:18
19
(Gelseler de) Size karşı çok cimridirler. (Size yardımda bulunmazlar savaş kızışıp ta) korkuya kapılınca, üzerlerine ölüm baygınlığının çöktüğünü, ürkek nazarlarla sana baktıklarını görürsün. Savaş kazanılıp ta korkuları yittiğinde ise, ganimete, mala düşkünlük göstererek sizi keskin dilleriyle incitirler! (Kendileri için üstün mevkiler, kahramanlıklar taslarlar) Oysa onlar (yalancıdırlar) iman etmiş değillerdir. Bundan dolayı Allah, yaptıklarını boşa çıkarmıştır. (Savaşa katılmanın mükafatına nâil olamazlar) Bu, Allah'a göre pek kolaydır. (Çünkü, kimin sadık kimin yalancı olduğunu elbette O bilir.)
O. Kuntman 33:19
20
Onlar düşman birliklerinin bozulup gitmediği umudunu da taşırlar, eğer onlar şayet gelecek olsa, arzu ederler ki, çölde bedeviler içinde bulunup (hem savaştan kurtulsunlar hem de) sizin durumunuzu oradan soruştursunlar! (Yenilgiye uğramış iseniz, sevinip bayram etsinler. Ey müslüman erleri) Eğer onlar aranızda bulunacak olsalar (yurtlarına kaçıp gitmiş olmasalar) dahi biliniz ki sizinle birlikte pek az bir süre (ancak gösteriş için) savaşırlar! (Ya savaş sahasından kaçar, ya da izin isterlerdi)
O. Kuntman 33:20
21
(Ey iman edenler) Andolsun ki Allah’ın Resulü size, Allah'a ve ahiret gününe kavuşmayı uman ve Allah’ı çok ananlara, çok güzel bir örnektir. (Nitekim)
O. Kuntman 33:21
22
Müminler düşman birliklerini gördüklerinde, "Bu savaş bize, Allah’ın ve Resulünün va'd ettiğidir. (Allah’ın yardımı gelmiştir) Allah ve Resulü elbette gerçeği söylemiştir" dediler; (Çok üstün düşman birliklerinin gelişi) onların ancak imanlarını ve Allah'a bağlılıklarını artırdı.
O. Kuntman 33:22
23
Müminlerden öyle erler vardır ki, Allah’a verdikleri sözde, (O’nun yolunda savaşacaklarında) sadık kalmışlardır, kimi bu uğurda can verdi. (Şehit oldu) kimi de (şehitliği) beklemektedir. Onlar sözlerinden asla dönmediler.
O. Kuntman 33:23
24
Çünkü Allah, sözlerinde sadık kalanları mükafatlandıracak, münafıkları ise dilerse azaplandıracak, dilediğine de tevbe nasip edecektir. Şüphe yok ki Allah, çok bağışlayandır, çok merhametli olandır!
O. Kuntman 33:24
25
Allah, o kafirleri (müminlere saldıran düşman kuvvetlerini) perişan kılarak geri çevirdi, hiçbir hayra nâil olmadılar. (Ne zafer ne de ganimet elde ettiler) Allah’ın yardımı, savaşta müminlere yetti! (Fırtına ve meleklerden ordular gönderdi, onlar düşman ile yüzyüze savaşmak gereğini bile duymadılar) Allah eşsiz kuvvet sahibidir, her şeye gücü yetendir.
O. Kuntman 33:25
26
Allah, kitap ehlinden düşman birliklerine destek olanları da kalplerine korku salarak kalelerinden indirdi (onları da perişan etti) ki, siz onlardan kimini -savaşanları- öldürüyor, kimini de, esir alıyordunuz.
O. Kuntman 33:26
27
Ve (Rabbiniz) sizi onların yerlerine, yurtlarına ve henüz ayak basmadığınız beldelere de, mirasa kıldı. Allah, her şeye kâdirdir.
O. Kuntman 33:27
28
Ey Peygamber, eşlerine de ki: "Eğer siz, dünya hayatını ve süslerini istiyorsanız, gelin size bağışta bulunayım, güzellikle salıvereyim.
O. Kuntman 33:28
29
Yok eğer Allah'ı, Resulünü ve ahiret yurdunu tercih ediyorsanız, muhakkak ki Allah, içinizden iyi davrananlara büyük mükafat hazırlamıştır.
O. Kuntman 33:29
30
Ey Peygamber hanımları sizden kim açık bir hayâsızlık yaparsa, onun azabı iki kat artırılır. Bu ise, Allah'a göre kolaydır. (Yaptıklarınızdan haberdardır, cezasını verir)
O. Kuntman 33:30