Ana SayfaMealler › Orhan Kuntman
OK

Orhan Kuntman

Orhan Kuntman
Orhan Kuntman meali ile okumaya başla
Rum 1 / 60
1
Elif. Lam. Mim.
O. Kuntman 30:1
2
Rumlar yenildiler. (Kitap ehli olan doğu Romalılar; mecusi olan İranlılara mağlub oldular)
O. Kuntman 30:2
3
3,4,5. Yakın bir yerde! (Cezire’de) Fakat onlar, bu yenilginin ardından bir kaç yıl içinde mutlaka galib geleceklerdir, önceki (yenilgileri) de, sonraki (galebeleri) de, (O’nun takdiridir) emir Allah’ındır. O gün müminler de, Allah’ın yardımıyla sevineceklerdir! (Nitekim Romalılar galib geldikleri gün, Müslümanlar da müşriklere, Bedirde galib gelmişlerdi)
O. Kuntman 30:3
4
3,4,5. Yakın bir yerde! (Cezire’de) Fakat onlar, bu yenilginin ardından bir kaç yıl içinde mutlaka galib geleceklerdir, önceki (yenilgileri) de, sonraki (galebeleri) de, (O’nun takdiridir) emir Allah’ındır. O gün müminler de, Allah’ın yardımıyla sevineceklerdir! (Nitekim Romalılar galib geldikleri gün, Müslümanlar da müşriklere, Bedirde galib gelmişlerdi)
O. Kuntman 30:4
5
3,4,5. Yakın bir yerde! (Cezire’de) Fakat onlar, bu yenilginin ardından bir kaç yıl içinde mutlaka galib geleceklerdir, önceki (yenilgileri) de, sonraki (galebeleri) de, (O’nun takdiridir) emir Allah’ındır. O gün müminler de, Allah’ın yardımıyla sevineceklerdir! (Nitekim Romalılar galib geldikleri gün, Müslümanlar da müşriklere, Bedirde galib gelmişlerdi)
O. Kuntman 30:5
6
Bu (müjde) -Allah’ın va'didir, Allah va'dinden asla vazgeçmez! (Kuşkusuz gerçekleştirecektir. Bunun gibi, Cenab-ı Hakk’ın gerçekleşeceğinden hiç kuşku olmayan bir va'di de vardır ki o, ahiret alemi ve kıyamet günüdür) Fakat insanların çoğu (kıyamet gününün ne kadar dehşetli bir gün olduğunu) bilmezler.
O. Kuntman 30:6
7
Onlar, dünya hayatının yalnız görünen yüzünü bilirler! (Dünya işlerinde çok başarılı olurlar) Ama, ahiret yurdundan (kendilerine ahirette yarar sağlayacak amellerden) habersizdirler!
O. Kuntman 30:7
8
Onlar hiç -ilerisini- düşünmezler mi ki Allah, gökleri, yeri ve aralarında bulunan her şeyi (boş yere değil) ancak hak (ve hikmet) ile ve belirli bir süre için yaratmıştır! Gerçek şu ki insanların çoğu ahireti inkar edicidirler!
O. Kuntman 30:8
9
(Onlar hiç geçmişten ibret almazlar mı ki Cenab-ı Hak, şirk ve küfürde direnen azgınları dünyadayken de şiddetli bir şekilde cezalandırmıştır) Yeryüzünde gezip de kendilerinden öncekilerin sonunun ne feci olduğuna hiç bakmazlar mı? (Bundan bir ibret alıp da imana gelmezler mi) Ki onlar, kendilerinden daha güçlü idiler, toprağı ekmişler alt üst etmişler (su aramışlar, maden çıkarmışlar), yeryüzünü bunlardan daha çok imar etmişlerdi. (Muhteşem kaleler, saraylar yapmışlardı; zevk ve sefaya dalmışlar, ahireti akıllarına getirmez olmuşlardı. Nitekim) Peygamberleri onlara nice açık deliller getirmişti. (Onları, Allah Teala'nın birliğine ve ahiret gününe iman etmeye davet etmişti de; peygamberlerini yalanlamışlardı.) Demek ki Allah onlara zulmetmiyordu, onlar kendilerine yazık ediyorlardı.
O. Kuntman 30:9
10
Evet!.. Allah’ın ayetlerini yalan sayarak ve onları alaya alarak kötülük edenlerin sonu çok feci oldu!
O. Kuntman 30:10
11
Allah ilkin yaratır, sonra onu (yaratmayı) tekrar eder. (Sizi topraktan yaratmaya kudreti yettiği gibi, elbette ahirette de sizi dilediği şekilde diriltmeye kadirdir) Sonunda hepiniz O’na döndürüleceksiniz.
O. Kuntman 30:11
12
Kıyametin kopacağı gün, günahkarlar (korku ve dehşetten) suspus olacaklardır. (Kendilerini savunacak bir özür bulamayacaklardır.)
O. Kuntman 30:12
13
(Rablerine) Ortak koştukları nesnelerden de, kendilerine hiçbir şefaatçi olmayacaktır. Onlar, ortak koştuklarını da inkar edeceklerdir! (O nesnelerin gerçek ilah olmadıklarını anlayacaklardır)
O. Kuntman 30:13
14
Kıyametin kopacağı gün, işte o gün (müminlerle, kafirler) birbirlerinden ayrılırlar.
O. Kuntman 30:14
15
İman edip sâlih ameller işleyenler, (o gün) bir bahçede (cennette) sevinç içindedirler.
O. Kuntman 30:15
16
Kafirler! Ayetlerimizi ve ahirete kavuşmayı (haşr, mahşer ve hesabı) yalan sayanlar ise; azapta kalmak üzere, yakalanıp getirilmişlerdir.
O. Kuntman 30:16
17
(Ey insanlar, bu uyarılardan ibret alın) Akşama girerken ve sabaha ererken Allah'ı tesbih edin!
O. Kuntman 30:17
18
Göklerde ve yerde hamd O'nundur. (Evrende bulunan bütün varlıklar Rablerini, hal diliyle tesbih etmektedirler, Onun her emrini yerine getirerek kulluk etmektedirler. Bundan ibret alın, siz de) Gündüzün sonunda ve öğle vaktine eriştiğinizde de (Rabbinizi) tesbih edin.
O. Kuntman 30:18
19
Ölüden diriyi, diriden ölüyü O çıkarıyor, yeryüzünü ölümünün ardından, O canlandırıyor. İşte siz de (kabirlerinizden) böyle çıkarılacaksınız!
O. Kuntman 30:19
20
Sizi (ve atanız Adem'i ölü sayılacak) topraktan yaratması O'nun (yaratma kudretinin) delillerindendir. Sonra siz (her tarafa) yayılan insanlar oldunuz.
O. Kuntman 30:20
21
Yakınlık kurmanız için, size kendi cinsinizden eşler yaratıp, aranızda sevgi ve merhamet duygusu var etmesi de, Onun (kudretinin) delillerindendir. Şüphe yok ki bunlarda, düşünen bir kavim için ibretler vardır.
O. Kuntman 30:21
22
Gökleri ve yeri yaratması, dillerinizin ve renklerinizin birbirine uymaması da, O'nun (eşsiz yaratma gücünün) delillerindendir. Şüphe yok ki bunda bilenler (bu konuda bilgi sahibi olanlar) için ibretler vardır.
O. Kuntman 30:22
23
Gecede ve gündüzde hem uyumanız (istirahat edebilmeniz) hem de Allah'ın lütfu ve kereminden nasip aramanız, (gündüzün geçiminizi sağlayabilmeniz, geceleyin de, rızasına ermek için yalvarıp yakarmanız) O'nun (sonsuz rahmetinin) delillerindendir. Şüphe yok ki bunda, (Rablerinin ayetlerine) kulak veren bir topluluk için ibretler vardır.
O. Kuntman 30:23
24
Size korku ve ümit için şimşeği göstermesi (ki şimşekten yıldırım düşecek diye korkarsınız, fakat yağmura ihtiyacınız olduğu zaman, onun çakmasını umutla beklersiniz) ve gökten su indirip, ölümünün ardından yeri o suyla diriltmesi, O'nun (hem Celâl, hem de Cemâl sıfatına sahip olduğunun) delillerindendir. Şüphe yok ki bunda; aklını kullanan bir topluluk için ibretler vardır.
O. Kuntman 30:24
25
Göğün ve yerin emriyle (düzeninde) durması da, O’nun (eşsiz kudretinin) delillerindendir (ki kıyamet günü yine O’nun emriyle onlar darmadağın olacaklardır) Sonra sizi bir tek davetle (Sûr’un üfürülmesiyle) çağırdığı zaman hemen yerden (kabirlerinizden) çıkacaksınız.
O. Kuntman 30:25
26
Göklerde ve yerde kim varsa hepsi O'nundur. Hepsi (isteyerek ve istemeyerek) O'na boyun eğer.
O. Kuntman 30:26
27
İlkin mahlûkunu yaratan, (ölümden) sonra (ahirette dirilterek) bu yaratmayı tekrarlayan O'dur ki bu, O'nun için çok kolaydır. Göklerde ve yerde en yüce sıfatlar O'nundur, her şeye gücü yeten, hüküm ve hikmet sahibidir O!
O. Kuntman 30:27
28
Allah size, kendinizden şöyle bir misal verir: Sizi rızıklandırdığımız (mal ve mülk gibi) şeylerde, emriniz altında bulunan kölelerden ortaklar olmasını ister misiniz? (elbette böyle bir şeye razı olmazsınız. O halde nasıl oluyor da Rabbinize, kendisinin yarattıklarından eşler ortaklar uyduruyorsunuz?) İşte biz, (aklını kullanacak bir topluluk için) ayetleri böyle açıklarız.
O. Kuntman 30:28
29
Hayır!.. O zalimler, (Rablerine ortak koşmakla) bilgisizce (hiçbir delilleri olmadan) kendi kötü arzularına uymuşlardır. (Rableri de bu yüzden kendilerini dalalette bırakmıştır.) Allah’ın saptırdığı kimseyi ise, kim doğru yola iletebilir? Onların hiçbir yardımcısı da yoktur.
O. Kuntman 30:29
30
(Ey Muhammed) O halde sen yüzünü -Allah’ı bir tanıyan- dine, Allah’ın o fıtratına yönelt ki O, insanları bunun üzerine yaratmıştır. Allah’ın yaratışına. (Hiçbir şey) bedel olamaz. İşte en doğru din budur! Fakat insanların çoğu bunu bilmezler! (Nitekim bir hadiste: "Ben kullarımı muvahhidler olarak yaratmışımdır; onları sonra şeytanlar dinlerinden saptırmıştır" buyurulmuştur.)
O. Kuntman 30:30