2
Yoksa insanlar "İnandık" demeleriyle (serbest) bırakılacaklarını ve kendilerinin (sıkıntı ve ferahlık ile) denenmeyeceklerini mi sandılar.
3
Andolsun ki biz, onlardan öncekileri de imtihan ettik. (Onlar da bir çok zahmetlere maruz kaldılar; nitekim Bakara 214. de "Yoksa siz, sizden önce geçenlerin durumu başınıza gelmeden, cennete girivereceğinizi mi sandınız? Onlara öyle yoksulluk, sıkıntı gelmiş ve sarsıntıya uğramışlardı ki, nihayet Peygamber ve beraberindeki müminler "Allah’ın yardımı ne zaman?" diyorlardı buyurulmuştur) Allah elbette, sadık olanları da, yalancı olanları da (ezeli ve ebedi ilmi ile) bilir (Artık yalancıların ahirette özür dilemeleri boşunadır)
4
Yoksa (şirk ve küfürde direnerek) kötülük yapanlar bizden (huzurumuzda hesap vermekten) kaçıp kurtulacaklarını mı sanıyorlar? Onlar ne kadar yanlış hüküm veriyorlar. (Onlar dünyadaki varlıklarına, azaba uğramadıklarına bakarak, ahirette de sorgu sualin ve azabın olmadığını zannederler, oysa kıyamet günü yanıldıklarını anlayacaklardır.)
5
(Kuşkusuz yanılmayan müminler olacaktır) Kim, Allah'a kavuşmayı umarsa, (iman edip, Rabbinin va'ad buyurduğu ahiret nimetlerini umarak sâlih amel işlerse) şüphe yok ki, Allah’ın tayin etmiş olduğu o saat elbette gelecektir. (Onun umudunu gerçekleştirecek, güzel amelinin mükafatım verecektir) O, her şeyi hakkıyle işitendir, her şeyi hakkıyle bilendir.
6
Kim (nefsi ile) cihad ederse, ancak kendisi için cihad etmiş olur. (*) Muhakkak ki Allah, alemlerden ganîdir. (Hiçbir şeye, bu arada kullarının ibadet ve ta'atına da muhtaç değildir. Onlar Allah yolunda sâlih ameller işlemekle ahirette sonsuz nimetlere hak kazanacaklardır)
7
İman edip; sâlih ameller işleyenlerin (geçmiş) kötülüklerini elbette örteriz ve onları yaptıklarından daha güzeli ile mükafatlandırırız.
8
Biz insana, ana-babasına iyi davranmasını tavsiye ettik. "Eğer onlar seni, hakkında bilgi olmayan bir şeyi bana ortak koşman için zorlarlarsa sakın onlara itaat etme. Yaptıklarınızı size bildiririm'' diye onu uyardık.
9
İman edip; sâlih ameller işleyenleri andolsun ki, (ahirette) sâlihler arasına katacağız.
10
İnsanlar arasında öyleleri de vardır ki "Allah'a inandık" derler, fakat O'nun uğrunda bir eziyete uğratılınca (insanlar tarafından yapılan o eziyeti) Allah'ın azabı kabul ederler (ve siz müminlerden ayrılırlar). Rabbinden bir yardım geldiğinde -savaşta gâlib geldiğinizde- ise, "Doğrusu biz sizinle beraberdik" derler. (Size yaltaklanırlar) Oysa Allah, herkesin kalbinde ne olduğunu, en iyi bilen değil midir?
11
Allah elbette inananları da bilir, o münafıkların da kimler olduğunu bilir.
12
O kafirler iman edenlere: "Bizim yolumuza tabi olun da, sizin günahlarınızı yüklenelim" de derler. Oysa onlar başkasının günahlarından hiçbirini yüklenecek değillerdir; gerçekte onlar düpedüz yalancıdırlar.
13
Şüphe yok ki -kıyamet gününde- onlar, hem kendi -günah- yüklerini, hem de onlarla beraber daha nice ağır yükleri (başkalarını doğru yoldan alıkoymanın günahlarını) yüklenecekler ve söyleyip durdukları yalanlardan dolayı kıyamet günü sorguya çekileceklerdir. (Ey Muhammed, önceki kavimler de peygamberlerini yalan saydılar, onlara eziyet ettiler)
14
Andolsun ki biz, Nuh'u kavmine gönderdik, bin yıldan elli yıl eksik bir süre aralarında kaldı. Sonunda, onlar zulme devam ederlerken, kendilerini o tufan yakalayıverdi.
15
Fakat biz; onu ve gemi arkadaşlarını kurtardık ve bu kıssayı alemlere ibret kıldık.
16
İbrahim'i de gönderdik. O kavmine: "Allah'a ibadet edin, O'ndan (O'nun azabından) sakının. Böyle davranmanız sizin için daha hayırlıdır, keşke -gerçeği- bilmiş olsanız.
17
Siz -nasıl oluyor da- Allah'ı bırakıp putlara tapıyor, aslı astarı olmayan sözler uyduruyorsunuz. Bilmelisiniz ki, Allah'tan başka taptıklarınız size asla hiçbir rızık veremezler. O halde rızkı, Allah katında arayın, sadece O'na kulluk edin ve O'na şükredin ki -sonunda- ancak O'na döndürüleceksiniz" diyerek onları uyardı. (Fakat kavmi bu uyarılara hiç aldırış etmedi)
18
(Ey müşrikler) Eğer siz (Peygamberi ve onun hak davetini) yalan sayıyorsanız, -biliniz ki- sizden önceki ümmetler de peygamberlerini yalanlamışlardı. (Fakat sonları nice oldu, onlardan hiç ibret almaz mısınız?) Peygamber'e düşen apaçık bir tebliğden ibarettir.
19
(Onlar ahirette dirilmeye iman etmezler) Allah'ın yaratmaya nasıl başladığını, sonra onu nasıl tekrarladığını görmezler mi? Şüphe yok ki bu, Allah’a göre çok kolaydır.
20
(Ey Muhammed) De ki: "Yeryüzünde gezip dolaşın da Allah’ın yaratmaya nasıl başladığını, (sonra onu nasıl tekrarladığını) görün. (Ki bir tohumdan koskoca bir ağaç doğuyor, büyüyüp çiçek açıp meyva veriyor, kış gelince kuruyup soluyor, bahar geldiğinde ise yeniden canlanıyor) İşte Allah, -bunun gibi- yeni bir ahiret hayatını da tekrar yaratacaktır, kuşkusuz Allah her şeye kâdirdir!
21
(Ahiret hayatını yaratıp kullarını hesaba çeker) Dilediğine azap eder, dilediğine de merhamet eder. Siz sonunda- O'na (O'nun huzuruna) döndürüleceksiniz.
22
Siz O'nu, ne yerde ne de gökte aciz bırakabilirsiniz ve Allah’tan başka ne bir dost ne de, bir yardımcı bulabilirsiniz!
23
Allah’ın ayetlerini (O'nun birliğine ait delilleri) ve (ahiret gününe inanmayarak) O'na kavuşmayı inkar edenler, işte onlar, benim rahmetimden umud kesmiş olanlardır (bu yüzden, rahmetimden nasipleri yoktur) İşte (ahirette) onlar için çetin bir azap vardır.
24
(İbrahim kıssasına dönelim: Evet kavmi onun uyarılarını hiçe saydı ve) Kavminin ona cevabı ancak: "Onu öldürün veya yakın" demek oldu. Ama Allah, onu ateşten korudu. (Ateş Rabbinin emriyle söndü onu yakmadı.) Şüphe yok ki bunda iman eden kavim için ibretler vardır.
25
Ve İbrahim onlara: "Dünya hayatında; sizler birbirinizle dostluk kurarak Allah'ı bırakıp putları ilah edindiniz! Oysa -sonunda- kıyamet gününde birbirinize küfredecek ve karşılıklı lanet okuyacaksınız, varacağınız yer ise, cehennem ateşidir. Ve sizin hiçbir yardımcınız da yoktur" dedi.
26
Bunun üzerine ona sadece Lut iman etti ve İbrahim "Doğrusu ben Rabbime (Rabbimin emrettiği yere) hicret edeceğim, şüphe yok ki O, her şeye gücü yetendir, hüküm ve hikmet sahibidir. (Rabbim elbette onların cezasını verir) dedi.
27
Sonra ona; İshak ile Yakub'u ihsan ettik ve soyundan gelenlere kitap ve peygamberlik verdik. (Kendisinden sonra gelen peygamberler -İsmail, İshak, Yakub- onun soyundan oldu) Dünyada ona mükafatını verdik. (Ki her din erbabı nezdinde muhabbet ve övgüye nail oldu.) Kuşkusuz o, ahirette de, sâlihlerdendir.
28
Lut'u da gönderdik. O, kavmine: "Siz gerçekten, daha önce hiçbir ümmetin yapmadığı bir hayâsızlığı yapıyorsunuz" (böyle giderseniz biliniz ki üzerinize büyük bir azap inecektir)
29
(Bu uyarılara rağmen siz hâlâ) "Erkeklere yaklaşacak, yol kesecek ve toplantılarınızda edepsizlikler yapmaya devam mı edeceksiniz?" diyerek onları uyardı. Kavminin cevabı ise ancak: 1Doğru söyleyenlerden isen, Allah’ın azabını getir bize!" (de görelim) demek oldu.
30
Bunun üzerine Lut. "Ey Rabbim, şu bozguncu topluluğa karşı bana yardım et!” diye niyazda bulundu.
Sonraki 30 ayet →