1
1,2,3,4. (Kafirleri) katından inecek azap ile korkutmak, sâlih ameller işleyen müminleri, -içinde sonsuza dek kalacakları- güzel bir mükafat (cennet) ile müjdelemek ve "Allah evlat edindi" diyenleri de uyarmak için- içinde hiçbir tezat bulunmayan dosdoğru kitabı (Kur'an'ı) kulu (Muhammed s.a.s)na indiren Allah'a hamdolsun!(Evet, müşrikler, meleklerin haşa, Allah Teala'nın kızları olduğunu iddia ediyorlar oysa)
2
1,2,3,4. (Kafirleri) katından inecek azap ile korkutmak, sâlih ameller işleyen müminleri, -içinde sonsuza dek kalacakları- güzel bir mükafat (cennet) ile müjdelemek ve "Allah evlat edindi" diyenleri de uyarmak için- içinde hiçbir tezat bulunmayan dosdoğru kitabı (Kur'an'ı) kulu (Muhammed s.a.s)na indiren Allah'a hamdolsun!(Evet, müşrikler, meleklerin haşa, Allah Teala'nın kızları olduğunu iddia ediyorlar oysa)
3
1,2,3,4. (Kafirleri) katından inecek azap ile korkutmak, sâlih ameller işleyen müminleri, -içinde sonsuza dek kalacakları- güzel bir mükafat (cennet) ile müjdelemek ve "Allah evlat edindi" diyenleri de uyarmak için- içinde hiçbir tezat bulunmayan dosdoğru kitabı (Kur'an'ı) kulu (Muhammed s.a.s)na indiren Allah'a hamdolsun!(Evet, müşrikler, meleklerin haşa, Allah Teala'nın kızları olduğunu iddia ediyorlar oysa)
4
1,2,3,4. (Kafirleri) katından inecek azap ile korkutmak, sâlih ameller işleyen müminleri, -içinde sonsuza dek kalacakları- güzel bir mükafat (cennet) ile müjdelemek ve "Allah evlat edindi" diyenleri de uyarmak için- içinde hiçbir tezat bulunmayan dosdoğru kitabı (Kur'an'ı) kulu (Muhammed s.a.s)na indiren Allah'a hamdolsun!(Evet, müşrikler, meleklerin haşa, Allah Teala'nın kızları olduğunu iddia ediyorlar oysa)
5
Buna dair ne kendilerinin ne de atalarının bir bilgisi (bir delili) vardır. Ağızlarından çıkan o söz ne büyüktür. (Bu sözleri onlara ne kadar büyük bir sorumluluk yükler) Onlar yalandan başka bir şey söylemiyorlar.
6
(Ey Muhammed) Yoksa sen onlar Kur'an'a inanmazlarsa (ve bu yüzden helak olurlarsa) arkalarından üzülerek kendini harab mı edeceksin? (Sen tebliğ görevini yapmaktasın; ne kadar uğraşsan onları imana getiremezsin. Çünkü onlar ahireti inkar ederler, dünyada zevk ve sefadan başka bir şey düşünmezler)
7
Biz, insanların hangisinin (dünyanın zevk ve sefasına kapılmayıp) daha güzel amel işleyeceğini denemek için, yeryüzünde olan şeyleri süslü hale getirdik.
8
Bununla beraber şu da bir gerçektir ki, biz yeryüzünün o ziynetini kupkuru bir toprağa çevirmekteyiz.
9
(Ey Muhammed) Yoksa sen bizim ayetlerimizden olan (kitap ehlinin sorduğu) Ashab-ı Kehf (mağara sakinlerinin) ve Rakîm (o mağaranın üzerine konulan levhanın, hayret verici) kıssasını (onların mağarada asırlarca ölü halde nasıl kalarak sonra diriltildiklerini) öğrenmek mi istiyorsun?
10
(Evet) O yiğitler bir mağaraya sığındılar da: "Ey Rabbimiz bize katından bir rahmet ihsan eyle. (Kafirlerin zulmünden kaçıp bu mağaraya sığındık) Bize bir kurtuluş yolu nasip eyle" diye dua ve niyazda bulunmuşlardı.
11
Bunun üzerine biz de nice yıllar onların kulaklarına perde vurduk. (Onları uykuya daldırdık)
12
Sonra da. (O yiğitlerin içindeki) iki guruptan hangisinin, -mağarada kaldıkları süreyi- daha doğru hesap edeceğini belirtmek için onları uyandırdık.
13
(Ey Muhammed) Biz sana onların başından geçenleri gerçek olarak anlatıyoruz, ki onlar Rablerine iman eden genç yiğitlerdi ve biz de onların hidayetini artırmış;
14
Onların kalplerine sabır ve metanet aşılamıştık ki (o yerin zalim olan hükümdarının karşısında) ayağa kalkarak "Bizim Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbidir, biz O'ndan başkasını ilah edinip asla tapmayız, aksi takdirde biz doğru yoldan uzaklaşmış oluruz" diyebilmişlerdi. (Hükümdar onlara ceza vermeden evvel bir hafta mühlet verince de, kendi aralarında)
15
"Şu bizim kavmimiz, Allah'tan başka ilahlar edindiler, taptıklarının ilah olduğuna dair bir delil getirselerdi ya! Allah'a karşı yalan uydurandan daha zalim kim olabilir?" dediler.
16
(O zaman içlerinden biri) "Mademki siz, onlardan ve onların Allah'tan başka taptıkları putlardan ayrıldınız, o halde bir mağaraya sığının da, Rabbiniz rahmetinden size genişlik versin, ve işinizde sizi başarıya ulaştırsın." diye bir öneride bulundu.
17
(Ey Muhammed, orada olsaydın) Güneşin, doğduğu zaman mağaranın sağ tarafına yöneldiğini, batarken de sol taraftan onları makaslayıp geçtiğim görürdün. Onlar (güneş ışığından rahatsız olmaksızın) mağaranın geniş bir alanında idiler. İşte bu (garip kısayı haber vermen) Allah’ın ayetlerindendir. Allah kime hidayet ederse (bu kıssadan ibret alıp, Allah her şeye kâdirdir derse) doğru yolu bulmuş olur. Kimi de şaşırtırsa (böyle bir şey olmaz deyip küfründe direnirse) artık onu irşad edici bir yardımcı bulamazsın.
18
Sen onları görseydin, uyanık olduklarını sanırdın. (Çünkü onların gözleri açık idi) Oysa onlar uykuda idiler, biz onları sağa ve sola çeviriyorduk. Köpekleri de mağaranın giriş yerinde, ön ayaklarım uzatmış yatmakta idi. Eğer onların bu durumlarım yakından müşahede etseydin, korkuya kapılıp geri çekilirdin.
19
(Zamanı geldiğinde) Onları bir mucize olarak uyuttuğumuz gibi, birbirlerine sorup soruştursunlar (Rablerinin kendilerini ne hale getirdiğini öğrensinler de, Onun eşsiz kudretine imanları artsın) diye bu kez onları uyandırdık. İçlerinden bir sözcü: (Ey din kardeşlerim bu mağarada) Ne kadar kaldınız?" diye sorunca kimi "Bir gün veya daha az bir müddet kaldık" dedi, kimi de "Ne kadar kaldığımızı Rabbimiz daha iyi bilir, şimdi siz (içinizden) birinizi şu gümüş akçanız ile şehre gönderin de, yiyeceklere baksın (kontrol etsin şehrin) hangi yiyeceği temiz (helal) ise ondan size bir rızık getirsin (de hepimiz yiyelim.) Fakat çok dikkatli davransın da sizi ele vermesin! (Yoksa başımız belaya uğrar.)
20
Çünkü, onlar sizin halinizden haberdar olurlarsa, sizi ya taşla öldürürler, ya da sizi zorla kendi dinlerine döndürürler ki, o takdirde siz asla kurtuluşa eremezsiniz" dediler.
21
İşte böylece (şehir halkının) Allah’ın va'dinin hak olduğunu, kıyamet'in (ölümden sonra dirilmenin) gerçekleşeceğinden hiç kuşku olmadığını (bizzat gözleriyle görüp) anlamaları için, (mağaraya gidip, o yiğit erleri) bulmalarını sağladık. (O şehir halkından kafir olanlar olduğu gibi, mümin olanlar da vardı) Aralarında tartışmaya başladılar, kimi (nasıl olsa öldükten sonra sadece ruh kalır, insanın bedenle dirilmesi söz konusu olamaz, onun için) "Onların üzerine bina yapın!" (mağaralarını taşla kapatıp tamamiyle örtün, onların başkaları tarafından anılmasına gerek yoktur") dediler. Onları (o kafirlerin kimler olduğunu) Rableri elbette daha iyi bilendir! Onların durumuna vâkıf olanlar (müminler) ise: "Elbette onların yanlarında bir mescit yapacağız (ki orada namaz kılınsın ve mağara sakinleri anılsın) dediler. (Ve önerilerini kabul ettirdiler)
22
(Ashab-ı Kehf'in sayısı hakkında ayrılığa düşenlerden) Kimi: "Onlar üç kişidir, dördüncüleri de köpeklerdir' diyecek, kimi de "Onlar beş kişidir, altmcıları da köpekleridir" diyecek. Her iki söz de, bilinmeyen hakkında tahmin yürütmektir. Kimileri de: "Onlar yedi kişidir, sekizincileri de köpekleridir" diyecek! (*)
23
Bir şey hakkında, ben onu elbette yarın yapacağım deme!
24
Meğer ki (özünü) Allah’ın dilemesine bağlamış olasın. (İnşallah-Allah dilerse, diyesin) Bunu (İnşallah demeyi) unutacak olursan o zaman Rabbini an. (Allah’ın iradesini hatırlayarak yine İnşallah, de) ve "Umulur ki, Rabbim beni bundan (unuttuğumdan) daha büyük hayra erdirir'' diye dua ve niyaz et.
25
(Ey Muhammed) Onlar mağaralarında (ölmeksizin uyku halinde) üçyüzyıl kaldılar. (Artık uyanmaları yaklaşmıştı ki - Rablerinin takdiri ile mağarada) Dokuz sene daha kaldılar. (Sana onların mağarada ne kadar kaldıkları sorulursa, senin bu konuda bir bilgin olmadığını bildir, ve)
26
De ki: Ne kadar kaldıklarını en iyi Allah bilir; göklerin ve yerin gaybını bilmek O'na aittir. O, ne mükemmel görendir, ne mükemmel işitendir. Göklerde ve yerde olanların O'ndan başka bir yardımcısı yoktur, O, hükümranlığına kimseyi ortak etmez.
27
(Ey Muhammet!) Rabbinin kitabından sana vahyedileni oku. (Ondaki hükümleri herkese tebliğ et, şayet müşriklere ağır gelen hükümleri tebliğ etmekten çekinip de tebliğ etmezsen) O'ndan başka sığınacak bir melce bulamazsın
28
Sabah akşam Rablerinin rızasını dileyerek dua edenlerle beraber sen de (müşriklerin eziyetlerine) katlan. Dünya hayatının zevkinden başka bir şey düşünmeyen kimselere (müşriklerin elebaşlarına) iltifat etme. (Onları doğru yola davet edeceğim diye, onların isteği üzerine) Yoksul müminleri (meclisinden) uzaklaştırma. Kalbini bizi anmaktan gafil kıldığımız, hevâ ve hevesine uyan ve haddini aşan kimselerin arzusunu yerine getirme.
29
(Ey Muhammed, onlara) De ki: Hak Rabbinizdendir. (Size getirdiğim Kur'an ve ondaki Ashab-ı Kehf gibi kıssalar gerçeğin ta kendisidir.) Artık dileyen iman etsin, dileyen inkar etsin. Kuşkusuz biz zalimler için, -hudutları kendilerini çepeçevre kuşatan- bir ateş hazırladık. Eğer onlar susuzluktan feryâd edecek olurlarsa kendilerine, erimiş maden gibi yüzleri haşlayan bir su verilir. O ne fena bir içecektir, orası (cehennem) ne kadar kötü bir kalınacak yerdir!
30
İman edip sâlih ameller işleyenlere gelince, kuşkusuz biz güzel amel işleyenlerin mükafatını eksik etmeyiz.
Sonraki 30 ayet →