Ana SayfaMealler › Orhan Kuntman
OK

Orhan Kuntman

Orhan Kuntman
Orhan Kuntman meali ile okumaya başla
Hud 1 / 123
1
Elif. Lam. Ra. (Bu öyle) Bir kitaptır ki ayetleri -hikmet sahibi ve herşeyden haberdar olan- Allah tarafından muhkem kılınmış sonra da açıklanmıştır.
O. Kuntman 11:1
2
(Ey Muhammed, insanlara de ki,) Allah'tan başkasına ibadet etmeyin. Şüphe yok ki ben O'nun tarafından, (sizin hepinize) gönderilen, (O'na ortak koşanları) azap ile uyaran (sadece O'na kulluk edenleri ise) cennet ile müjdeleyen- bir peygamberim.
O. Kuntman 11:2
3
(Rabbinizin hak davetini kabul edin) Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra (gönülden) tevbe edin ki, sizi belli bir süreye kadar güzel bir nimet içinde yaşatsın ve fazlasını (salih ameller) yapan herkese (dünyada ve ahirette) mükafatını versin. Eğer (Rabbinizin hak davetinden) yüz çevirirseniz, ben sizin başınıza gelecek büyük bir günün azabından korkarım!
O. Kuntman 11:3
4
Dönüşünüz ancak Allah’adır, herşeye kâdirdir O! (Peygamber'i vasıtasıyle yaptığı hak daveti kabul etmeyenlerin cezasını elbette verir)
O. Kuntman 11:4
5
(Ey iman edenler) Haberiniz olsun ki, onlar (o münafıklar), Peygamber'den -düşmanlıklarını gizlemek- için sırtlarını dönerler. (Ona görünmek istemezler) Oysa onlar örtülerine büründükleri zaman dahi, hangi sırrı saklasalar ve neyi açıklasalar Allah hepsini bilir, çünkü O, kalplerin özünü bilir.
O. Kuntman 11:5
6
Yeryüzünde yürüyen hiçbir canlı yoktur ki, rızkı Allah'a ait olmasın. (Hepsinin rızkını ancak O verir) Allah, onların (dünyada) duracakları yeri de (öldükten sonra) emaneten konulacakları yeri de (kabirdeki hallerini de) bilir. Onların hepsi (ve bütün halleri) o apaçık kitaptadır. (Levh-i Mahfuz’da yazılıdır)
O. Kuntman 11:6
7
(Ey insanlar) Allah, -hanginizin daha güzel amel işleyeceğini denemek için- Arş'ı su üzerinde iken, gökleri ve yeri altı günde yaratandır. (Ey Muhammed, buna rağmen) Eğer sen onlara: "Ölümden sonra muhakkak yine dirileceksiniz" desen, kafir olanlar mutlaka "Bu apaçık bir büyüden (bir aldatmadan) başka birşey değildir" diyeceklerdir. (Onlar Peygamber ile "azap ne zaman, başımıza indir de görelim"? diye de alay ederler.)
O. Kuntman 11:7
8
Andolsun ki biz o kafirlerden azabı belli bir süreye kadar erteleyecek olsak, bu kez onlar "O azabı engelleyen sebeb de ne? (Demek ki bize yapılan tehditler boş ve asılsız imiş)" derler. Haberiniz olsun ki, o azap başlarına geldiği gün asla geri çevrilecek (ertelenecek) değildir, alaya aldıkları o şey (o azap) onları çepeçevre kuşatacaktır.
O. Kuntman 11:8
9
Şayet biz (kafir) insana tarafımızdan bir rahmet (nimet) tattırdıktan sonra onu, ondan çekip alırsak, andolsun ki o (evvelki nimetleri unutan) bir nankör ve (Rabbinin rahmetinden) umudunu kesen bir adam olur.
O. Kuntman 11:9
10
Şayet kendisine dokunan bir dertten sonra ona bir nimet tattıracak olursak, bu kez de: "Bütün kötülükler artık benden uzaklaşıp gitti" der, (Rabbine şükretmez de) şımarır, (halka karşı servetiyle) böbürlenen bir adam olur.
O. Kuntman 11:10
11
Ancak (dertlere, sıkıntılara) sabredip salih ameller işleyenler elbet böyle değildir, onlar için bağışlanma ve büyük mükafat vardır.
O. Kuntman 11:11
12
(Ey Muhammed) Yoksa sen (müşriklerin) -Ona gökten bir hazine indirilseydi, yahut beraberinde bir de melek gelseydi- demelerinden ötürü -üzüntüye kapılarak- sana vahyolunan ayetlerin bir kısmını (onların aleyhinde olan azaba uğrayacaklarını bildiren ayetleri) onlara tebliğ etmeği erteleyecek misin? Oysa sen ancak bir uyarıcısın. (Onları, Allah’ın azabıyla korkutan bir peygambersin, onların yaptıklarından sorumlu değilsin) Allah ise herşeye vekil'dir. (Senin de onların da yaptıkları herşeyden haberdardır.)
O. Kuntman 11:12
13
Yoksa onlar: "Kur'an'ı kendisi uydurdu" mu diyorlar? (Ey Muhammed) De ki: "Eğer iddianızda sadık kimseler iseniz (Kur'an surelerine) benzer on sure getirin. Allah'tan başka güvendiğiniz kim varsa onları da yardımınıza çağırın.
O. Kuntman 11:13
14
Eğer onlar (bu teklife olumlu) cevap veremezlerse, (Kur’an'ın Peygamber'in sözü olduğunu iddia eden herkes) kabul etmelidir ki, bu Kur'an ancak Allah'ın ilmiyle indirilmiştir ve O'ndan başka ilah yoktur. (Ey müşrikler) Artık müslüman oluyor musunuz? (Müşrikler, ahirete inanmazlar dünya hayatının zevk ve sefasından başka birşey düşünmezler, oysa)
O. Kuntman 11:14
15
Kim yalnız dünya hayatını ve onun süsü ve sefasını arzu ederse, amellerinin karşılığını dünyada tam olarak öderiz, onlar bu hususta hiçbir haksızlığa uğratılmazlar.
O. Kuntman 11:15
16
Fakat ahirette onlar cehennem ateşinden başka birşey bulamazlar, çünkü dünyada yaptıkları (hayır da olsa) bütün amelleri heder olup gitmiştir. (Zira en büyük sevap imandır) Yaptıkları işler ise (hak uğruna yapılan salih ameller değil) batıl olan şeylerdir.
O. Kuntman 11:16
17
(Yalnız dünya hayatını arzu eden kimse) Rabbin tarafından gelmiş bir delile (Kur’an'a) dayanan ve kendisini Rabbinden bir şahidin (Cebrail a.s.'in) izlediği, ayrıca kendisinden önce, bir rehber ve bir rahmet olarak Musa'nın kitabı ile tasdik edilmiş kimse (Muhammed a.s.a.) ile eşit olabilir mi ki, o ve beraberindeki müminler Kur'an'a iman ederler. Hangi topluluk onu inkar ederse, onun varacağı yer cehennem ateşidir. (Ey Muhammed, onlar ne derlerse desinler aldırış etme) Sen de bundan kuşku etme, çünkü hak Rabbindendir. Fakat insanların çoğu bu gerçeğe inanmazlar.
O. Kuntman 11:17
18
Allah'a karşı yalan uydurandan (Rabbine ortak koşandan) daha zalim kim olabilir? Ki onlar -kıyamet gününde- Rablerine arz edilecekler (huzuruna getirilecekler) ve şahitler (melekler) de: "İşte bunlar Rablerine karşı yalan söyleyenlerdi" diyeceklerdir. (Ey insanlar) Haberiniz olsun ki, Allah'ın laneti zalimlerin üzerinedir.
O. Kuntman 11:18
19
Onlar ki, (halkı) Allah yolundan alıkoymaya çalışırlar, o yolu eğri büğrü göstermek isterler ve ahireti de inkar ederler.
O. Kuntman 11:19
20
Onlar (kıyamet günü) yeryüzünde (haşa, Allah’ı) aciz bırakacak değillerdir. (Onun azabından kaçıp kurtulamazlar) Onlar için Allah'tan gayrı bir yardımcı da yoktur. Onların azabı kat kat olacak gittikçe artacaktır. Çünkü onlar (hakkı) işitmeye tahammül edemiyorlardı ve (gerçeği) görmemekte direniyorlardı!
O. Kuntman 11:20
21
21.22. İşte onlar kendilerine yazık eden kimselerdir, uydurmakta oldukları şeyler (putlar) de kendilerinden uzaklaşıp kaybolmuşlardır. Kuşkusuz onlar ahirette en çok zarara uğrayanların ta kendileridir, (sonsuza dek cehennemde kalacaklardır)
O. Kuntman 11:21
22
21.22. İşte onlar kendilerine yazık eden kimselerdir, uydurmakta oldukları şeyler (putlar) de kendilerinden uzaklaşıp kaybolmuşlardır. Kuşkusuz onlar ahirette en çok zarara uğrayanların ta kendileridir, (sonsuza dek cehennemde kalacaklardır)
O. Kuntman 11:22
23
İman edip, salih amel işleyen ve Rablerine gönülden bağlananlara gelince, onlar cennetliktir ve orada sonsuza dek kalacaklardır.
O. Kuntman 11:23
24
Bu iki zümrenin (kafirle müminin) durumu, kör ve sağır ile gören ve işitenin haline benzer ki, bunlar birbirine hiç denk olur mu? (Ey müşrikler) Hâlâ bundan ibret alıp imana gelmeyecek misiniz? (O halde evvelki kavimlerin kıssalarını can kulağı ile dinleyin de gereken ibreti alın)
O. Kuntman 11:24
25
25.26. Andolsun ki, Nuh'u kavmine (peygamber olarak) gönderdik de onları: "Ben sizin için (Allah’ın azabıyla korkutan) apaçık bir uyarıcıyım, Allah’tan başkasına ibadet etmeyin. Yoksa sizin başınıza gelecek çetin bir günün azabından endişe ediyorum" diyerek uyardı.
O. Kuntman 11:25
26
25.26. Andolsun ki, Nuh'u kavmine (peygamber olarak) gönderdik de onları: "Ben sizin için (Allah’ın azabıyla korkutan) apaçık bir uyarıcıyım, Allah’tan başkasına ibadet etmeyin. Yoksa sizin başınıza gelecek çetin bir günün azabından endişe ediyorum" diyerek uyardı.
O. Kuntman 11:26
27
Buna karşılık kavminin -küfürde ileri giden- elebaşıları: "Ey Nuh, biz seni kendimiz gibi bir insan olarak görüyoruz. (Sende bizden üstün bir meziyet bulamıyoruz) Ve sana içimizden -basit görüşle hareket eden- en aşağı tabakamızdan başkasının da tabi olduğunu görmüyoruz, sizde bize karşı bir üstünlük bulamıyoruz, aksine biz sizin yalancılar olduğunuzu sanıyoruz" dediler.
O. Kuntman 11:27
28
Nuh ise kavmini uyarmaya devam etti ve "Ey kavmim, ya ben (peygamberliğimin doğruluğuna şahit olmak üzere) Rabbimden gelen apaçık bir delil üzerinde isem, O, bana kendi katından bir rahmet de bahşetmiş, fakat o deliller sizin kör gözlerinizden gizli bırakılmış ise, (sizler peygamberliğimin hak olduğunu belirten delilleri görmekten yoksun bırakılmış iseniz) ve siz hak davetimi hoş karşılamadınız diye onu kabul etmeniz için biz sizi zorlayacak mıyız, sanıyorsunuz?
O. Kuntman 11:28
29
Ey kavmim, bu tebliğime karşılık sizden herhangi bir mal mülk istemiyorum. benim mükafatım ancak Allah’a aittir. Ve ben (sizin arzunuza uyarak) iman edenleri kovacak da değilim. Şüphe yok ki onlar (o hakir gördüğünüz müminler) Rablerine kavuşacaklardır. (Ahiret hayatında muradlarına ereceklerdir) Fakat (ey kafirler) ben sizi cahilce davranan bir topluluk olarak görüyorum, (çünkü sizler dünyadan başka birşey görmüyorsunuz, ahireti ise inkar ediyorsunuz ve ahireti, başınıza gelecek azabı düşünmek bile istemiyorsunuz)
O. Kuntman 11:29
30
Ey kavmim, eğer ben onları (o müminleri huzurumdan) kovacak olursam, Allah'tan gelecek azaba karşı bana kim yardım edebilir? Bunu (Onların Rablerinin katında sizden çok daha hayırlı olduğunu) Hiç düşünmez misiniz? (Ey kavmim, siz benim peygamber olduğuma inanmak için elimde birçok kudretler olması gerektiğini sanıyorsunuz, oysa)
O. Kuntman 11:30