Ana SayfaMealler › Mustafa Çavdar

Mustafa Çavdar

Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar meali ile okumaya başla
Kalem 1 / 52
1
Nun, kaleme ve onun yazdıklarına yemin olsun ki. 17/9, 96/4
M. Çavdar 68:1
2
Sen cinlerden ilham alan biri değil, aksine Rabbinin nimetini lütfettiği birisisin. 7/184, 34/46
M. Çavdar 68:2
3
Sen bu vahyi/Kuran’ı iletmen sayesinde bitmez tükenmez bir ödülü hak ediyorsun. 11/108, 16/97
M. Çavdar 68:3
4
Hiç şüphe yok ki sen, üstün bir karakter ve muhteşem bir ahlak sahibisin. 21/107, 94/4
M. Çavdar 68:4
5
Yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler. 11/39, 25/42
M. Çavdar 68:5
6
Kimmiş akılsız ve dengesiz olan. 2/166-167, 28/66
M. Çavdar 68:6
7
Zira senin Rabbin, kimin kendi yolundan saptığını ve kimin de kendi yolundan gittiğini en iyi O bilir. 6/117, 28/85
M. Çavdar 68:7
8
Yalanlayanlara sakın boyun eğme! 21/3, 23/69-70
M. Çavdar 68:8
9
Onlar isterler ki sen bu davadan vazgeçip müsamaha gösteresin. Böylece onlar da muhalefetten vazgeçip sana müsamaha gösterip güler yüz göstersinler. 5/48-49, 17/73...75
M. Çavdar 68:9
10
Sen şu adamlara sakın boyun eğme! Durmadan yemin eden aşağılık kimselere. 2/224, 58/14...16
M. Çavdar 68:10
11
Sürekli onun bunun ayıbını arayan, söz taşıyıp kovuculuk yapanlara. 4/112, 24/4...17, 49/11-12
M. Çavdar 68:11
12
İyiliğe engel olan, hak hukuk tanımayan, işi gücü günah işlemek olan zorbaya. 9/75-76, 36/47
M. Çavdar 68:12
13
Son derece kaba, üstüne üstlük şımarık olana. 5/49, 6/56
M. Çavdar 68:13
14
Neymiş! Mal mülk ve evlat sahibiymiş! 8/36, 48/11
M. Çavdar 68:14
15
Ona ayetlerimiz okununca; “Bunlar eskilerin masalları” der. 16/24, 46/17
M. Çavdar 68:15
16
Yakında biz onun burnunu sürtüp zelil ve rezil edeceğiz. 43/74...80
M. Çavdar 68:16
17
Biz onları tıpkı bahçe sahiplerini sınadığımız gibi sınamaktayız. O bahçe sahipleri sabahın ilk ışıklarıyla birlikte ürünlerini devşireceklerine dair and içiyorlardı. 18/23-24
M. Çavdar 68:17
18
Fakat Allah’ı hiç hesaba katmıyorlardı. 14/32...34, 16/52...57
M. Çavdar 68:18
19
Onlar daha uykudayken Rabbinden gelen bir felaket bahçeyi sarıverdi. 29/40
M. Çavdar 68:19
20
Ve bahçe kapkara bir harabeye döndü. 30/51
M. Çavdar 68:20
21
Sabahleyin erkenden birbirlerine seslendiler: 34/15...17
M. Çavdar 68:21
22
– Ürününüzü vakitlice toplamak istiyorsanız haydi bahçeye! 2/267
M. Çavdar 68:22
23
Sonra yola koyuldular ve aralarında şöyle fısıldaşıyorlardı: 89/15.19
M. Çavdar 68:23
24
– Sakın ha! Bugün bahçeye bir yoksul gelip de karşımıza çıkmasın. 36/47
M. Çavdar 68:24
25
Evet yoksulların hakkını vermeme azim ve kararlığıyla erkenden yola koyuldular. 51/19
M. Çavdar 68:25
26
Nihayetinde bahçeyi gördüklerinde şaşkınlık içinde: -Biz herhalde yanlış bir yere geldik, dediler. 57/20
M. Çavdar 68:26
27
– Hayır hayır! Her şeyimiz gitmiş biz mahvolmuşuz! 56/63...67
M. Çavdar 68:27
28
İçlerinden aklı başında olan: -Ben size Allah’ı hesaba katmanız ve fakir fukaranın hakkını vermeniz gerektiğini söylememiş miydim? Dedi. 2/177, 4/36
M. Çavdar 68:28
29
Hemen akılları başlarına geldi ve: -Rabbimiz sen yüceler yücesisin biz fakir fukaranın hakkını vermemekle gerçekten kendimize yazık ettik, dediler. 7/5, 21/11...15
M. Çavdar 68:29
30
Sonra döndüler birbirlerini suçlamaya. 11/7
M. Çavdar 68:30